18 Oca 2018

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor


Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

köpekler ölmeden önce

Hareketlerde Azalma

Köpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bulamadığından dolayı hareket edemezler.

Bağırsak Ve Mesane Kontrolünün Kaybı

Köpeklerin ölmeden önceki belirtilerinden biri ise, ölümü yaklaştıkça bu hayvanların bağırsak ve mesane kontrolünü kaybetmeye başlamalarıdır. Böyle bir şey olduğunda birçok kişi bunun nedenini anlamayarak bunun münferit bir durum ya da kaza sonucu oluştuğunu düşünür. Fakat köpeklerin yaşamlarının sonu yaklaştıkça ishal olurlar. Bu da köpeklerin vücudunda sıkça su kaybının oluşmasına neden olur. Böyle bir durum sezerseniz, köpeğinizi bir veterinere götürün ve veterinerinizin verdiği ilaçları verdikten sonra köpeğinizin sıkça su içmesini sağlamak için sık sık önüne su kabı koyun.

İştahta Değişim

Köpeğinizin iştahında sürekli görülen bir azalma söz konusuyla bu köpeğinizin yaşamının sonuna yaklaştığının en büyük belirtilerinden biridir. Hareketlerin azalmasından dolayı iştahta da doğrudan bir azalma olur. Bazı köpekler ise, sahipleri mutsuz olmasın diye, onları memnun etmek için, yiyeceğini yalar ancak yemezler. Tüm bu süreç içerisinde köpek, şiddetli bir biçimde kilo kaybeder.

Kas Kontrolünde Zayıflama

Köpekler yaşlandığında en sık görülen durumlardan biri köpekte titreme ya da sarsaklıktır. Ölümü iyice yaklaşmış bir köpekteyse kaslarda şiddetli seğirme ya da kasılma kendini gösterir. Ayrıca köpek, dilini kontrol etmekte zorlandığından dolayı da salya miktarı eskiye oranla çok daha fazla görülür.

Nefes Alma Güçlüğü

Bir köpeğin ölümü yaklaştığında, nefes alma güçlüğü çekmeye başlar. Nefes alıp verdikten sonra neredeyse 20-30 saniye ara verip tekrar nefes alıp verirler. Bununla birlikte hayvan tükürüğünü yutkunmakta da zorlanır.

Rahat Etmek İsterler

Köpeklerin ölümü yaklaştıkça bunu hissettikleri birçok insan tarafından bilinir ve kabul edilir. Bu durumda köpeklerin çoğu, sahiplerini rahat ettirmek için arayışa girerler. Bu durum belki de onların sahiplerine “elveda” deme şeklidir. Çoğu köpek ise uykuda ya da son anında sahibinin yanında ölür.

Devamını oku

14 Oca 2018

Kedinizi Mutlu Etmenin 4 Yolu


Kedinizi mutlu etmek dediğimizde, aslında birçoğunuzun zaten kediler genelde mutlu hayvanlar dediğinizi duyar gibiyim. Aslında haklısınız, ancak her canlıda olduğu gibi kedileri de daha mutlu edecek bir takım davranışlar mevcuttur. Bir kedi sever olarak söylemeliyim ki kedim mutluysa ben de daha mutlu oluyorum açıkçası. Bu nedenle sözü uzatmadan kedinizi mutlu etmenin 4 yolu hakkında daha detaylı konuşmaya başlayalım.

kedinizi mutlu edin

Oyun İçin Daha Çok Zaman Ayırın


Kediler her ne kadar uyumayı seven hayvanlar olarak bilinseler de, aslında bu onların genellikle sıkıldıklarında yaptıkları bir harekettir. Bu nedenle, eğer onlarla oynamak için daha fazla zaman ayırırsanız, kedinizi daha mutlu etmiş olursunuz.

Kedinizle oynayabileceğiniz oyunların başında “kovala ve yakala” ilk sıradadır. Bu hem kedinizi eğlendirir hem de kedinizin vücuduna kan pompalanmasını hızlandırır. Ayrıca kedinize kedi oyuncakları alabilir, eğer imkânınız yoksa eski gazete kâğıtları, karton kutular ya da yün yumağı vererek de kedinizin eğlenmesini sağlayabilirsiniz.


Ona Yalnızlık Hakkı Tanıyın


Kedimiz her ne kadar sarılıp sevdiğimiz bir canlı olsa da, onunda kendini yenileyebilmesi ve dinlenmesi için yalnız kalması gerekir. Kediniz yalnız kaldıkça yeni şeyler keşfeder ve öğrenir. Bu da onun can sıkıntısına iyi gelecektir.

Eğer kedinizin dışarı çıkmasına izin verdiyseniz, ona dışarıda serbestçe dolaşabileceği kadar zaman da vermelisiniz. Ama eğer kedinizin eve yakın olmasını istiyorsanız, bir bahçenizin olması ve kedinizin orada dolaşması daha yerinde olacaktır. Ayrıca kediler, bir saklanma yeri oluşturmak isterler. Bu nedenle evinizde çöp kutusu veya karton kutunuzun olması kedinizin çok hoşuna gidecektir.

Kedinizi Asla Yıkamayın!


Kediler suyu sevmedikleri gibi aslında temizlenmek için yıkanmaya da ihtiyaç duymayan canlılardır. Kediniz zaten kendini sık sık yalayarak temizler ve bu da onu en temiz hayvanlardan biri yapmaktadır. Kediler kokmayan hayvanlardır. Bunun nedeni, atalarının avcı genlerinden kaynaklanır ve kokusuz olmaları kediler için oldukça hayatidir. Yapılan bir araştırmaya göre ise, kediler zamanlarının neredeyse % 15’ini kendilerini tımarlamak için kullanmaktadırlar.

Tüm bu sözünü ettiğimiz nedenlerden dolayı, kediniz sadece kirli bir madde ya da çamura düşüp kirlenmişse, mecbur kalırsanız, onu yıkayın.


Kedinizin Çimen Yemesine İzin Verin!


Hayatınızda mutlaka en az bir kez bir kedinin çimen yediğini ve daha sonra onu kustuğunu görmüşsünüzdür. Bu bizlere tuhaf bir davranış gibi gelse bile kediler için zorunlu bir davranıştır. Kediler zaman zaman bu davranışı tekrarlarlar, çünkü onların midesi bitkisel maddeleri bertaraf edecek sindirim enzimlerine sahip değildir. Kedinizin yediği çimenleri kusarak atması, onun yediği ve sindirimi zor olan tüy, kemik, kürk gibi maddelerin sindirimine yardımcı olmaktadır.


Çimen, ayrıca kedinin yediklerinin bağırsaklarında yumuşamasını sağlayarak kabızlığı önler. Görüldüğü üzere hangi nedenle olursa olsun kedinizin çimen yemesi oldukça faydalı olduğundan, buna engel olmamanız kedinizi mutlu edecektir. 
Devamını oku

12 Oca 2018

Hamileyseniz Sakın Bunları Yapmayın!

Hamilelerin kaçınması gereken şeyler konusu açıldığında bunun içerisine çok fazla madde girebilir. Özellikle beslenme, sigara kullanımı ve ağır kaldırma gibi konular çok fazla bilindiği için bunlara değinmeyeceğiz. Ancak bunların dışında da hamilelik döneminde dikkat edilmesi gereken davranışlar vardır. Bunlar bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması için çok büyük önem taşıyan maddelerdir. Şimdi lafı daha fazla uzatmadan bu maddelere tek tek değinelim.

hamile bakımı

Hamilelerin Kaçınması Gereken 10 Şey

  1. Hamilelerin aklında bulundurması gereken önemli maddelerden ilk sıraya, hamilelik döneminde diyet ya da yetersiz beslenme gibi davranışlardan uzak durulması gelebilir. Hamile, ne aşırı ne de çok az yemek yemelidir. Bu dönemde özellikle vücut su kaybetmemelidir. Bu yüzden yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir.
  2. Hamilelerin dikkat etmesi gereken bir diğer önemli madde ise, bu dönemde asla çok sıcak suyla banyo yapmamak veya saunaya girmemektir. Çünkü sıcak su çeşitli riskler doğurabilir.
  3. Tüketilmemesi gereken gıdaların başında ise çiğ yumurta gelmektedir. Çiğ yumurta, hamilenin salmonella virüsü kapmasına neden olabilir. Ancak içerisinde çiğ yumurta bulunan dondurma ve sos gibi ürünler pastörize edilmiş olduğundan herhangi bir sağlık riski oluşturmaz.
  4. Cilt nemlendiriciler, şampuanlar ve saç boyaları kullanılmadan önce mutlaka kontrol edilmeli ve içeriğinde toksik madde olanları hamileler kullanmamalıdırlar.
  5. Hamilelik süresinde köpekbalığı, uskumru, kılıçbalığı ve derin deniz balıkları tüketilmemelidir. Bunun dışında suşi ve kabuklu deniz mamulleri de fazla yenmemelidir.
  6. Bazı ilaçlar gebelikte zararlı olabileceğinden dolayı, uzman bir hekime danışmadan ilaç kullanılmamalıdır.
  7. Dokuz ay boyunca fast food ve abur cuburların tüketimi de yanlıştır. Ayrıca 12 saatten uzun zamandır buzdolabında kalan gıdaları da tüketmek doğru olmayacaktır.
  8. Hamilelikte egzersiz yapmak oldukça önemlidir. Ancak aşırı sıkı ya da zıplanarak yapılan egzersizlerden uzak durulmalı ve egzersiz yapmadan önce doktor ile mutlaka konuşulmalıdır.
  9. Bu dönemde kaçınılması gereken en önemli nokta, özellikle ev hanımları için, temizlik maddeleri kullanımıdır. Bu maddeler toksinler içerdiği için zararlı olabilirler. Ayrıca fırınlar da karbon monoksit yayabileceklerinden hamileler için risk oluşturabilirler. Son olarak boyaların saldığı gazlar da hamile için çok zararlıdır. Bu yüzden hamilelik döneminde badana işleri ertelenmeli ya da hamile o ortamda kalmamalıdır.
  10. Hamilelikte kaçınılması gereken son madde ise, kafein ve alkol tüketiminden kesinlikle uzak durulması gerektiğidir. Bu yüzden mutlaka bu konuda bir doktorun fikirleri öğrenilmelidir.

Devamını oku

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

kalp sağlığı

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmı bazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri

  • Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissi
  • Vücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rahatsızlık
  • Terleme, mide bulantısı, kısa kısa nefes almak
  • Bayılma hissi ya da dengeyi kaybetme

Kalp krizi geçirmeden önce bu belirtiler ya da bu belirtilerden birinden mustaripseniz, Bir şey olmaz! Yoktur bir şey demeyin!  Unutmayın hiçbir şey sağlığınızdan daha değerli değildir. Bu yüzden acilen bir kalp doktoruna gidin.

Peki, Kalp Spazmı Nedir?


Kalp spazmı da denilen koroner arter ya da koroner atardamar, aslında kişinin kalbindeki damar veya damarlardan bazılarının büzülmesi ya da damarın daralması durumudur. Bu durumda vücudumuz bize tıpkı kalp krizinde de görülen bazı tepkiler verir:

  • Göğüsün sol tarafında yanma veya ağrı
  • Göğüste sıkışma ya da daralma hissi
  • Nefes alırken daralma hissi

Bu belirtilerden göğüsteki ağrı göğüsten yayılarak boyun, sırt ve çene altına vuruyorsa;

  • Göğüs ağrıları sadece dinlenirken oluşuyorsa
  • Ağrılar 5 dakikadan 30 dakikaya kadar uzuyorsa
  • Ve ağrı/yanma hissi daha çok gece ve sabahın erken saatlerinde oluyorsa kalp spazmı olasılığı normalden daha yüksektir.
Özellikle yüksek tansiyonu ve kolesterolü olanlar ile kalp damar ya da damarlarında tıkanıklık olan hastaların kalp spazmı geçirmesi çok daha yüksek bir ihtimaldir. Bu hastalıklar, damarların iç kısmındaki duvarlarda plag oluşmasına ve bu plaglar da kalbe taşınan kanın bloke olmasına yol açar.

Kalp spazmı, görüldüğü gibi kalp krizine benzeyen belirtilere sahiptir. Ancak yaşanılan vak'anın kalp krizi mi yoksa kalp spazmı mı olduğu hastanede yapılan bir takım testler sonucunda anlaşılabilir. Hastalığın kronik bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Ayrıca uzun dönemli bir hastalıktır. Yani, geçmesi mümkün değildir ve hastalık dikkat edilmezse tekrarlayabilir. Bu nedenle, aksatmadan doktor kontrolüne gidilmeli ve tetikleyicilerden sakınılmalıdır. Bunun yanında yağsız et yenmeli, sigaradan uzak durulmalı, yüksek kolesterol ve tansiyona dikkat edilmeli ve de son olarak aşırı stresli işlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. 

Devamını oku

9 Oca 2018

Ter Kokusu Nasıl Önlenir?

Koltuk altı kokusu
Koltuk altı ter kokusu terleme neticesinde bu bölgede oluşan bakterilerin neden olduğu, çoğu zaman kişiyi ve çevresini rahatsız edebilen bir kokudur. Koltuk altı bölgesi yaz aylarında daha çok terler ve bu koku bazı kişilerde ağır vücut kokusuyla birleştiğinde çoğu zaman bu kişinin toplum içinde mahcup olmasına neden olmaktadır. Birçok insanın başına gelebilecek bu nahoş durum aslında çözülemeyecek bir problem değildir. Özellikle bu sorunu sonsuza kadar çözebilecek birkaç tıbbi ve ev tedavisi bulunmaktadır.


Ter Kokusu Neden Olur?

Bu kötü koku genellikle, koltuk altı bölgesinin aşırı terlemesine neden olacak hareketlerin sık yapılmasının bu bölgedeki kötü kokunun nedeni olduğu düşünülmektedir. Bu çok da yanlış bir düşünce değildir ancak sadece koltuk altı bölgesinde oluşan ter bu probleme neden olmaz. Çünkü aslında terin herhangi bir kokusu yoktur. Öte yandan, vücudumuz yeterli miktarda oksijen alamadığında, özellikle koltuk altımızda üreyen bakteriler bu kötü kokuya neden olurlar. Bakteriler ter ile karıştığında, koltuk altında rahatsız edici bir koku yaymaya başlarlar. Başka bir deyişle, bu kötü koku salımı, toksinler vasıtasıyla birikmiş olan atığın hava yoluyla vücuttan atılmasıdır. Özellikle sarımsaklı, baharatlı, soğanlı yiyecekler ve alkol gibi içeceklerin tüketilmesinden dolayı da yine kötü kokular oluşabilir.
Bu kötü kokuların diğer nedenlerinden bazıları ise karaciğer hastalıkları, menopoz, duygusal stres, düşük kan şekeri, metabolik disfonksiyon gibi hastalıklar olabilir. Özellikle aşırı terleme mantar hastalığı, böbrek hastalıkları ve karaciğer hastalıkları gibi ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir.


Ter Kokusu Tedavisi

Ter kokusunun tedavisi öncelikle kişisel hijyen ve temizlikle başlar. Günde en az iki kez duş almak, sık sık banyo yapmak bu tür problemi olan kişiler için oldukça önemli bir noktadır. Banyo yaparken, omuzdan koltuk altına kadar olan bölge sabunlu bir bezle ovularak temizlenmelidir. Bu şekildeki temizlik bu bölgeyi bakterilerden temizleyecek ve kötü kokudan arınmasına yardım edecektir. Bunun dışında, terlemeyi önleyen kıyafetlerin kullanılması da çok önemlidir. Bundan dolayı elbise seçilirken naylon ve polyester değil de ipekli ve pamuklu ürünler tercih edilmelidir. Ayrıca koltuk altı gibi bölgeler, dar elbiseler yüzünden daha fazla terleme yaparlar. Bu yüzden dar kesim kıyafetlerden ziyade bol kesim elbiseleri tercih etmekte fayda vardır. Ter kokusunu önlemek için bir diğer önemli nokta da beslenme şeklimizdir. Beslenme listemizden yağlı, sarımsaklı, baharatlı ve soğanlı gıdaları çıkarmayı başarabilirsek ter kokusu problemimizin de üstesinden gelebiliriz.
Bütün bunlara ek olarak deodorantlar ve ter önleyici ilaçlardan da kısaca söz etmek gerekmektedir. Deodorantlar ve ter önleyici ilaçlar kötü ter kokusundan kurtulmak için en sık başvurulan yöntemlerdendir. Bu ürünleri kullanırken dikkat edilmesi gereken nokta, duş ya da banyonun ardından temiz vücuda bu ürünlerin uygulanması gerektiğidir.  Bu ürünler, tüm gün olmasa bile, günün belli bölümünde ter kokusunun önüne geçecektir.


Ter Kokusuna Karşı Ev Tedavileri

Ter kokusundan kurtulmak için ev tedavileri hem daha az maliyetli hem de yan etkileri çok azdır.
Etkili ev tedavilerinden biri güvercin ağacı kullanmak ya da alkol ile ovalamaktır. Özellikle banyodan sonra, avucumuza aldığımız bu şeylerden birini koltuk altımıza sürerek ovalamaktır.
Beyaz sirke de koltuk altındaki kötü kokunun giderilmesinde etkili bir tedavi yöntemidir. Önce bir kaseye bir miktar beyaz sirke koyun ve biraz pamuğu bu kasenin içindeki sirkeye banalım. Daha sonra koltuk altımıza sürerek ovalım. Bu yöntem gün boyunca ter kokusunu önleyecektir.

Bu sorundan kurtulmak için bir diğer etkili yol ise sodyum bikarbonat ya da bilinen adıyla kabartma tozudur. Bir miktar kabartma tozunu koltuk altlarımıza uyguladığımızda, bu hem teri emecek hem de bakterilerin ölmesini sağlayacaktır.
Devamını oku

31 Ara 2017

Kalıcı Dövme Zararlı mıdır?

Dövme zararlı mıdır
Kalıcı dövme yaptırma konusuna değinmeden önce geçtiğimiz 30 yıl içerisinde özellikle ünlüler arasında yaygın olan dövmenin, günümüzde dünyanın hemen hemen her yerinde geçmişe oranla çok daha yaygın olduğunu ifade etmek gerekir. Geçmişte çoğunlukla metal gruplar kullansa bile, günümüzde kalıcı dövmenin çok popüler olması, dövme yaptıran ya da yaptırmayı düşünün birçok kişin aklına kalıcı dövme zararlı mıdır? Sorunu sormasına yol açmaktadır.

Kalıcı dövmeler her ne kadar artistik ve hoş görünümlerinden dolayı tercih ediliyor olsalar bile, bu durum her zaman hayata geçmeyebilmektedir. Bunun yanı sıra kalıcı dövmeler steril bir ortamda ve temiz cihazlarla yapılmalıdır. Eğer bu koşullar sağlanmadan kalıcı dövme yaptırılırsa, kısa ya da uzun vadede vücut mürekkebe karşı alerjik reaksiyon gösterebilir.

Dövme Nasıl Yapılır?

Dövme, cildin süperfisyal tabakasına iğne vasıtasıyla çeşitli yazı, sembol ya da şekillerin emdirilerek yapıldığı süreci ifade eder. Dövmelerin çoğu ucunda iğne olan ve elle tutulabilen bir makine yardımıyla yapılmaktadır. Dövme mürekkebi, çözücülerle birlikte doğal ya da yapay pigmentlerden oluşmaktadır. Dövme yapımı sırasında birçok kişi anestetik (bayıltma) müdahale yaptırmadığı için bu sürek ağrılı olabilmektedir. Geçici dövmeler ise çoğunlukla kına ile yapılmaktadır.


Kalıcı Dövme Zararlı mıdır?

Dövmenin en zararlı etkisi, mürekkepte kullanılan boya pigmentinden kaynaklanmaktadır. Özellikle bazı mürekkepler yazıcılarda ve araba boyamada kullanılan boyalarla aynı olabilmektedir. Bu tür güçlü boyalar ciltte ters etki yapabilmektedir. En kronik reaksiyonlar kırmızı ve siyah mürekkebin kullanıldığı dövmelerde meydana gelmektedir. Özellikle kırmızı renk, uzvun kesilmesine kadar bile gidebilen şiddetli doku hasarına neden olabilmektedir. Bunun nedeni, siyah mürekkep demir oksit içerirken, kırmızının cıva içermesinden kaynaklanmaktadır.   

Dövmeden Sonra Oluşabilecek Tıbbi Sorunlar

Ciltte Solma
Dövmenin amatör dövmeciler tarafından cilde uygulanması ciltte buruşma ve solmaya neden olabilir.

Keloit
Dövmeler, Keloit adı verilen ve ciltteki dokunun aşırı zorlanmasından kaynaklanan bir lezyonun oluşmasına neden olabilirler. Keloitler genellikle, genetik olarak buna yatkın olan kişilerde görülebilirler.

Fotoduyarlık
Kırmızı ve sarı renkteki mürekkebe maruz kalındığında bu pigmentler güneş ışığına aşırı duyarlı hale gelebilirler ve bu alerjik tepkimenin oluşmasına neden olur.

Kanama ve Hematoma (Kan Çıbanı) Oluşumu
Hematoma, dövmenin yapıldığı bölgede kanın birikmesinden dolayı oluşan çıbana benzeyen oluşumdur. Ayrıca dövmenin yapıldığı süreçte kan sulandırıcı ilaç kullananlarda aşırı kanama olabilir.

Granülom
Granülom, vücudun kendisini yabancı maddelere karşı koruma mekanizmasından kaynaklanan ve dövme bölgesinde görülen şişliklerdir.

Stafilokoksal Enfeksiyonlar
Stafilokok, derideki deliklerden girebilen ve ciddi enfeksiyonlara neden olabilen bir bakteridir.

Kan Yoluyla Geçen Hastalıklar
Bu hastalıklar, uygunsuz dövme işleminden, kirli ya da yeterli temizlenmemiş ekipmandan dolayı meydana gelmektedirler. Bunlar hepatit B, hepatit C, tetanos ve hatta AIDS’tir.  

   
Devamını oku

24 Ara 2017

Disleksi Nedir?

öğrenme bozukluğu
Disleksi terimi, Yunanca bir sözcük olan ve hastalık ya da zor anlamına gelen “dys” sözcüğünden türemiştir. Disleksi temel olarak, okumakta ve okuduklarını anlamakta zorlanması anlamlarına gelmektedir. Yani sosyokültürel aktiviteleri yapılırken zorlanılmazken, bir şeyi anlamak için okuma ve yazma becerilerindeki yetersizlik olarak ifade edilebilecek olan bir öğrenme bozukluğudur. Disleksi, nörolojik ya da beyin temelli olarak ifade edilebilecek bir hastalıktır. Bu rahatsızlığa sahip insanlara genellikle “dislektik” denmektedir.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

  • Disleksi hastalığının genel belirtilerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
  • Çocuklarda konuşmaya geç başlama
  • Birbirine benzeyen kelimelerin birbirine karıştırılması
  • Tekrarlayan kulak enfeksiyonları
  • Çok hızlı konuşma ya da konuşmada tutukluk, kekeleme
  • Ayakkabı bağlamayı zor öğrenme
  • Baskın elin ya da yazarken kullanılan elin geç oluşması
  • Fonemik farkındalığın zayıf olması
  • Sırasıyla harfleri öğrenmede ve yazmada zorlanma
  • b-p, n-u, b-d ve m-n gibi harfleri karıştırma

Konuşma ve Duyma İle İlgili Belirtileri

  • Sözlü iletişim zayıflığı
  • Konuşmayı öğrenirken geçen sürenin uzun zaman alması
  • Telaffuzun bozuk olması
  • Diğer yaş gruplarına kıyasla kelime bilgisinin zayıf olması
  • Önce-Sonra, Sağ-Sol gibi temel kelimeleri birbirine karıştırma
  • Kavram ve ilişkilerini anlayamamak
  • İsimleri ve kelimeleri bir araya getirmekte zorlanma
  • Kafiyeli kelimeleri tanımlayamamak
  • Kelimelerdeki sesleri duyma ve yönlendirmede zorlanmak

El Yazısı İle İlgili Problemler

  • Alışılmadık kalem tutuşu
  • Disleksi hastaları yazarken kalemin ucunu görmek için genellikle kafalarını masaya koyarlar
  • Disleksisi olanların eline çok sık kramp girer ve bundan dolayı kalemi çok sıkı tutarlar
  • Çok yavaş ve rahatsız şekilde yazarlar
  • Noktalamaları anlamazlar
  • Hasta çocuksa yazmaktan sürekli kaçınır
  • Hastaların el yazıları okunaksızdır ve bu yazıyı çok uzun zamanda yazarlar

Disleksi Neden Olur?

Bu öğrenme bozukluğunun kesin bir nedeninin olup olmadığı tam olarak bilinmemektedir. Bu hastalıkla ilgili olarak yapılan çalışmalar, hastalıkta genetik etkenlerin payının olabileceği yönündedir. Yani disleksi hastası bir kişinin çocuklarında da aynı hastalığın görülmesi muhtemeldir.



Devamını oku

9 Ara 2017

Brugada Sendromu Nedir?

Ani Kalp Durması
Brugada sendromu, kalp hücrelerinin içerisindeki sodyum iyonların akışını sınırlayan ve nadiren kalıtımsal olarak görülen bir kalp ritim bozukluğu hastalığıdır. Bu hastalığın görüldüğü bireylerde kalpteki elektriksel uyarıların kalp ritmini sürekli olarak bozması, kişinin yaşamını tehdit edecek seviyeye ulaşabilir ve hasta ani kalp durması sonucu yaşamını yitirebilir.

Brugada sendromu kalbin yapısını etkilemez. Bu rahatsızlık daha çok Güneydoğu Asyalı genç ve orta yaşlı erkekleri etkileyen bir kalp problemidir. Ancak dünyanın diğer bölgelerindeki erkeklerde de nadir de olsa görülmektedir.

Brugada Sendromu Belirtileri?

Brugada sendromunun en büyük belirtisi, kalp ritmindeki dengesizliğin neden olduğu bayılmadır. Ancak hastalığın tek belirtisi bu değildir. Buna ek olarak, nabzın genel olarak yüksek olması ve geceleri kalp çarpıntısıyla irkilerek uyanmak da belirtilerden bazılarıdır.

Brugada Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın teşhis edilmesi biraz zordur. Öncelikle bir EKG kontrolü yapılması gerekir. Brugada sendromunun EKG üzerindeki dalgaları oldukça belirgin olabilir. Fakat bazı EKG’lerde bu dalgalar sürekli, kesik kesik ya da belirsiz olabilmektedir.

İnisyal EKG üzerinde farklılıklar görülmüyorsa, daha derinlemesine bir test olan ilaç testi yapılır. Bu test genellikle, oluşabilecek riskli bir duruma karşı, yoğun bakım ünitelerinde yapılır. Testte hasta bir sedyede yatarken, kalp ritimlerini kontrol için monitöre ve EKG cihazına bağlanır. El üzerinden damar yolu açılır ve ilaç verilmeye başlanır. İlaç verilirken dakikada bir kez EKG çekilir. Toplamda 6 EKG çekilir ve bu esnada kalp ritmi monitörden de kontrol edilir. Testin sonunda doktor 6 EKG’yi karşılaştırır ve hastada Brugada Sendromu olup olmadığını kesin bir şekilde tespit eder.

Brugada Sendromu’nun Tedavisi Mümkün müdür?

Brugada Sendromu tedavisi mümkündür. Bu hastalığa sahip olan biri ya da geçmişte ani kalp durması yaşamış bir kişi yüksek risk grubunda olduğundan bu hastalara doktorları tarafından kardiyoverter diffibrilatör yani kalp pili takılmasını önerebilir.  Kalp pili yardımıyla Brugada sendromu olan bir hasta hayatına kaldığı yerden devam edebilir. Eğer ilaçlı test sonucu Brugada sendromuna rastlanmadıysa fakat bir aritmi varsa, doktor ilaçlı tedavi ya da takılan 24 saatlik holterin sonucuna göre sıcak ya da soğuk ablasyon tedavisi önerebilir.

   
Devamını oku

3 Ara 2017

Kedi Davranışlarının Anlamları

Tuhaf kedi hareketleri
Kedi davranışlarının anlamları denildiğinde birçok kişinin aklına sahip oldukları kedilerinin ilginç ve bazen de garip davranışları gelecektir. Bu davranışlara birçok hayvan sever kendince bir anlam yüklese de aslında tüm hayvanlarda olduğu gibi kedilerinde genelleşmiş ve artık anlamları kesinleşmiş davranış ve hareketleri vardır. Örneğin bir kedi sırtını yukarı bükerek kamburunu çıkarırsa bu, kedinin o an asabi olduğunun ya da savunmaya geçtiğinin bir işaretidir. Kedilerin vücut dili hakkında konuşmak bazı genel hareketler için mümkün olsa bile, nadir yaptıkları bazı hareketlerin anlamlarıysa hala tartışılmaktadır. Şimdi gelin hep birlikte kedi davranışlarının anlamlarına bakalım:
  1. Kuyruğun Dik Olması: Eğer kedinin vücudu gerilmiş değilse fakat kuyruğu yukarıya doğru dik bir şekilde duruyorsa, bu kedinin keyifli olduğunun ve oyun modunda olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır.
  2. Kuyruğun Bacakların Arasında Olması: Bir kedi aşırı biçimde korkmuşsa, kuyruğunu arka bacaklarının arasında tutar. Bu harekete çoğu zaman kulakların kafasının arka yönüne doğru yassılaşması da eşlik eder. Kediler hassas sinirlere sahip canlılardır ve aşırı stresli durumlarda kediler de aşırı gergin olurlar. Eğer bir kedi bu hareketleri yapıyorsa, aşırı gergin ve korkmuş demektir. Bu durumun üstesinden gelmenin en iyi yolu kediyi bir süre yalnız başına bırakmaktır.
  3. Mobilyalara ve Bacağa Sürtünmek: Kendi alanını idrarını bırakarak işaretleyen köpeklerden farklı olarak, kedilerin kendi bölgelerini belirleme yollarından bir tanesi sürtünmektir. Ayrıca sürtünme hareketi onların kendilerini evlerinde hissettiklerini göstermesinin yanı sıra, rahatlatmak için de eşyalara kokularını bırakırlar. Buna ek olarak, kedilerin insanların bacaklarına sürtünmesi ise dikkat çekmek ve arkadaşlıklarını göstermek istediklerinin de bir göstergesidir.
  4. Sırt Üstü Yuvarlanmak: Bir kedinin karnını göstererek sırt üstü yuvarlanması, bulunduğu ortamda oldukça rahat hissettiğinin ve çevresindekilere tamamıyla güvendiğinin bir işaretidir.
  5. Kedinin Tıslaması: Kediler genellikle kendilerini köşeye sıkışmış hissettiklerinde ve kendilerini savunmaya hazırlandıklarında bu tıslama sesini çıkarırlar. Bu nedenle, eğer bir kedi tıslıyorsa agresif ve savunmacıdır.
  6. Başını Yere Eğerek Öksürmek: Kediler çoğunlukla tüy yuttuklarında, yuttukları tüyü çıkartmak için bu hareketi birkaç defa tekrarlarlar. Bu hareket bir hastalık belirtisi olmadığı gibi kedinin tüyü atarak rahatlamak için yaptığı normal bir harekettir.
  7. Kulaklarını Geriye Yatırması: Bu hareket ise, kedilerin çoğunlukla zor durumda olduklarında yaptıkları harekete eşdeğer bir harekettir. Eğer bir kedi kulaklarını geri yatırmışsa, bu yapacağı şeyin güvenli olmaması ya da riskli olmasından kaynaklanır ve kedinin içinde bulunduğu durumu irdelediğini ve de sonraki adımını planladığını gösterir.
  8. Halı Ya da Mobilyaları Tırmalamak: Kediler özellikle kâğıdı tırmalamayı severler ve kedi kumu kaplarına yeni bir şekil verip veremeyecekleri anlamak isterler. Bu nedenle bir yerleri ya da kağıdı tırmalamak onlar için çok eğlenceli bir harekettir. Ayrıca bir kedi uzun zaman boyunca ihmal edilirse ve onunla ilgilenilmezse de bu tür davranışları sergileyebilir.   


Devamını oku

26 Kas 2017

İshale İyi Gelen Yiyecekler

İshal
İshal, günlük hayatımızda çeşitli nedenlerden dolayı oluşabilecek ve bazen bizi zor durumlara sokabilecek bir rahatsızlıktır. İshale iyi gelen yiyecekler nelerdir? dediğimizde çoğumuzun aklına ishalin etkilerini azaltabilecek birçok yiyecek ismi gelebilir. Ancak ishal olduğumuzda hastalığın şiddetini arttırabilecek ve ishale iyi gelmeyen yiyecekler de bulunmaktadır.


İshal Nedir?

İshal, bağırsak hareketlerimizin katıdan sıvı hale dönmesi durumudur. Bu hastalık dünyanın her yerinde yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır ve bir kişide her sene birden fazla kez görülebilir. Ayrıca ishal, 3 günden fazla da sürmez.

Crohn hastalığı ya da irretabl bağırsak sendromu gibi kronikleşmiş hazım hastalıkları bulunan insanlar ishale diğer insanlara nazaran daha sık yakalanabilirler.

Akıcı veya sıvımsı dışkıya ek olarak ishal kramplar, bulantı, kusma, ateş, midede şişkinlik ve ağrı gibi diğer sindirimle ilgili belirtileri de gösterebilir.

İshal olan bir kişi için en önemli şeylerden biri beslenmedir. Bu kişinin yediği bazı yiyecekler ishalin durumunu iyileştirirken, dikkat edilmezse, diğer yiyecekler ise ishalin şiddetini daha da arttırabilir.

İshalken Yenmesi Gereken Yiyecekler Nelerdir?

Yumuşak Gıdalar

İshal olan bir kişi, bağırsak hareketlerini yeniden düzene sokabilecek ve dışkının katılaşmasına yardımcı olabilecek olan hafif ve yumuşak gıdalar tüketmelidir. Bu hafif ya da yumuşak gıdalar:
  • Muz
  • Yulaf ezmesi ya da pirinç püresi
  • Elma püresi
  • Ekmek içi veya tost
  • Haşlanmış patates
  • Baharatsız krakerler  

ishal bağırsak

Probiyotikler

Yoğurt ve kefir gibi probiyotik gıdalar, bazı durumlarda sindirim sistemimizin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedirler. Probiyotikler, gıdaların dengesini iyileştirerek hazma yardımcı olurlar ve bağırsakta kötü bakterilerin gelişmesini önlerler.

İshale İyi Gelen İçecekler

İshalken sıvı alımı hayati öneme sahiptir. İshal olan bir kişi gün içerisinde bol miktarda su almalıdır. Bol miktarda su içmek, dehidrasyon ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır. Ancak ishal olduğumuzda vücudumuz su kadar mineral ve elektrolitte kaybeder. Bundan dolayı, ishal olan 
kişiler mineral ve elektrolit içeren sıvı maddeleri tüketmeye çalışmalılardır.

Mineral Ve Elektrolit Bakımından Zengin Kaynaklar:
  • Şehriye çorbası
  • Hindistancevizi suyu
  • Elektrolitli su
  • Sporcu içeceği

İshalken Yenmemesi Gereken Yiyecekler

  • İshalken tüketilen birçok yiyecek ve içecek sindirim sistemini azdırabilir ve ishali daha da şiddetli bir hale sokabilir. Bu gıdalardan bazıları şöyledir:
  • Baharatlı gıdalar
  • Kızarmış ve yağlı yiyecekler
  • Şekerli ve yapay tatlandırıcılı ürünler
  • Soğan, sarımsak, paketlenmiş gıdalar, çiğ sebzeler
  • Karnabahar, brokoli ve lahana gibi aşırı gaz içeren gıdalar
  • Turunçgiller
  • Yağlı et, sardalya ve domuz eti gibi yağlı etler

İshalken İçilmemesi Gereken İçecekler

Kafein içeren içecekler olan çay, kahve ve kola gibi içecekler sindirim sistemimizi aşırı uyarabileceğinden ishalin şiddetini arttırabilirler. Bunun yanı sıra, karbonatlı içecekler de şişkinlik ve kramp gibi diğer belirtilerin görülmesine neden olabilirler. Son olarak unutmamak gerekir ki, ishalken asla alkollü içecek de içmemeliyiz.


Devamını oku
Copyright © 2016-2017 Tüm Hakları Saklıdır. Her türlü iletişim için: news.saglik@yandex.com