Bipolar Bozukluk Nedir?

Depresyon

Halk arasında manik depresif olarak bilinen iki uçlu duygudurum bozukluğuna bipolar bozukluk denir. Hastalık kendi içinde bipolar 1, bipolar 2, hipomani gibi farklı epizotlarda görülür. Dünya’da yapılan araştırmalarda her 50 kişiden birinin bu hastalıktan etkilendiği görülmüştür.
Bipolar Kimlerde Görülür?
Günümüzde en sık karşılaşılan psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Bipolar bozukluk kişilerde genelde ergenlikten erişkinliğe geçiş döneminde başlar ve ömür boyu etkisini gösterebilir. Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülen hastalık ırk, eğitim, kazanç ve meslek ayrımından bağımsız olarak hemen herkeste görülebilir.
Kalıtımın Bipolar Bozuklukta Önemi
Bipolar bozukluk şeker, kalp hastalığı gibi tıbbi bir hastalık olup, kişinin beynini dolayısıyla duygudurumu etkileyen bir hastalıktır. Hastalığın sebebi kesin olarak bilinmese de yapılan araştırmalar genetik faktörlerin etkili olduğu ve hastalığın birçok vakada kalıtım yoluyla geçtiğini ortaya koymuştur. Bipolar bozukluğu teşhisi konmuş bireylerin %60’ından fazlasının akrabalarından en az birinde bu hastalık görülmüştür.
Bipolar Hastalığın Belirtileri
Hastalık genelde iki farklı dönemde görülür. Duygudurumda taşkınlık, aşırı ve hızlı konuşma, ani saldırganlık, artan yaratıcılık, azalan uyku, artan cinsel ilgi, kişinin kendini önemli biri olarak görmesi, özgüven artışı, artan para harcama gibi belirtiler mani dönemi işaretleridir. Mani dönemini takip eden depresyon döneminin belli başlı belirtileri ise azalan cinsel arzu, yorgunluk, bitkinlik, enerji eksikliği, artan alkol tüketimi, bedensel rahatsızlık, alınganlık, azalan kendine güven, kendine zarar verme ve intihar düşüncesidir.
Mani dönemleri kişiden kişiye yoğunluk derecesine göre farklılık gösterir ve bireyin yaratıcılığı tetiklediği için çoğu zaman hasta kendinde bir sorun olduğunu hissetmez. Genelde mani döneminde kendine özgü davranışlardan uzaklaşan hastalarda mani şiddetlendikçe muhakeme ve algı bozuklukları da görülebilir. Çok şiddetli mani dönemlerinde kişi hezeyan ve halüsinasyon gibi psikotik belirtiler yaşayabilir.
Tedavi Yöntemleri
Bipolar hastalık tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Bipolar teşhisi konmuş bireylerin büyük bölümü gündelik yaşamlarına devam edebilmektir. Hastalığın tedavisinde en etkin yol ilaç tedavisidir. İlaçlar beynin işleyişini düzenleyerek kişinin duygudurumunu düzenler ve hastalık belirtilerini en aza indirir. İlaç tedavisi dışında diğer etkin tedavi yöntemi psikoterapidir.  
Devamını oku...

Stres Azaltma Yöntemleri

Büyük şehirlerde yaşamanın verdiği zorluklar, iş hayatının getirdiği stres, trafik, kişisel problemlerimiz vb. nedenler, hepsi gün içerisinde stres yaşamamızın temel sebeplerinden biridir. Hemen hemen her gün yaşadığımız bu stres ise ne yazık ki sağlığımızı olumsuz açıdan etkilemektedir. Kişiden kişiye farklı reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olan stres; saçlarının dökülmesine, psikolojik sıkıntıların yaşanmasına, strese dayalı iştahsızlık ya da fazla iştahın olmasıyla sağlıksız beslenmeye ve dolayısıyla kilo kontrolünün sağlanmamasına gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya gelmemize neden olmaktadır.
Bu sebeple aşırı stresli olmamız, stresli yaşamamız sağlık sorunlarına neden olduğu için yaşam kalitemizin düşmesine de sebep olmaktadır. Ancak bu konuda dikkatli olmamız, en azından stresimizi bir nebze olsun kontrol altına almamız, yaşam kalitesinin yükselmesine, sağlık sorunlarının azalmasına yardımcı olacaktır. Peki, stresi azaltmak için ne yapabiliriz? İşte gün içerisinde stresten kurtulmanın 5 pratik yöntemi.
meditasyon
1. Derin nefes meditasyonu yapın
Eğer çok stresli olduğunuzu hisseder ve bunun kontrolden çıkmasından şüphe ederseniz öncelikli olarak derin derin nefes alın. Çünkü stres ile kaygılarınız artacak ve stresiniz daha da büyüyecektir. Ancak sadece derin nefes almak değil doğru bir şekilde nefes alıp vermeniz burada önemlidir. Derin nefes meditasyonu, her yerde rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir yöntemdir. Dik oturun, sırtınızı rahat bir şekilde arkanıza yaslayın ve bir elinizi karnınızın üzerine koyun. Karnınızdan derin nefes alın ve ağzınızdan yavaş yavaş nefesinizi verin. Düzenli bir şekilde yaklaşık 5 dakika kadar yapacağınız bu yöntem vücuda daha fazla oksijen girmesine, dolayısıyla kalp ritminin normale dönmesine neden olacağı için stresin azalmasına yardımcı olacaktır.

kas gevşetme hareketleri
2. Kaslarınızı gevşetin
Stresli olduğumuz zaman hepimiz kaslarımızın özellikle boyun, sırt ve kollarımızın gerildiğini hissederiz. Aşırı stres, vücudumuzda farklı işleyişleri olan kasların genel ritminin bozulmasına neden olur. Dolayısıyla bedenimizi rahatlatmak zihnimizin rahatlamasına ve stresin ortadan kalmasına yardımcı olacaktır. Kendinizi en rahat hissettiğiniz pozisyonda oturun veya uzanın. Zihninizi sadece bedeninize odaklayın ve doğru şekilde burnunuzdan nefes alarak, nefesinizi ağzınızdan yavaşça verin. Yine aynı şekilde kendinizi rahat hissettiğiniz pozisyonda kaslarınızı zorlamadan el, kol, omuz ve boyun egzersizleri yaparak kaslarınızın gevşemesine yardımcı olun.

hobi edinmek
3. Yeni bir hobi edinin
Özellikle iş hayatının ve monotonluğun verdiği stresten şikâyetçi oluyorsanız mutlaka gün içerisinde aklınızı oyalayacak ve dolayısıyla stresten uzak durmanıza yardımcı olacak bir hobi bulun. Örneğin; İş çıkısı zamanınız varsa haftada birkaç gün yüzerek stresinizi atabilir, ev içerisinde boyama, puzzle yaparak el etkinliklerinizi aktif kullanabilir veya sessiz bir ortamda kitap okuyarak gün içerisinde yaşadığınız stresten uzaklaşarak zihninizin rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz.

zaman yönetimi nedir
4. Zamanınızı doğru kullanın
Eğer zaman yönetimi konusunda doğru bir planlama yapamıyorsanız stresli bir yaşamınızın olması normal. Örneğin,  çok geç saatte kalkarsanız işinize geç kalabilir, trafikte daha çok gerilebilir, iş yerinizde sorun yaşayabilir ve en önemlisi uykunuzu alamadığınız için uykusuzluğa bağlı olarak sağlıklı çalışamayarak beraberinde işinizde ve sosyal hayatınızda gerilmeler yaşayabilirsiniz. Bu nedenle her zaman aynı saatte yatmanız, uykunuzu alarak kalkmanız bu ve benzeri sıkıntıların yaşanmamasına ve kendinize daha fazla zaman ayırarak stresten uzak kalmanıza yardımcı olacaktır.

healthy nutrition
5. Sağlıklı beslenin
Sağlıklı beslenmek sadece sağlıklı bir bedene sahip olmamıza değil aynı zamanda sağlıklı düşünmemize ve stresten uzak durmamıza da yardımcı olacaktır. Özellikle kahvaltı yapmamak kan şekerimizin düşmesine neden olduğu için, stres seviyesini de yükseltmektedir. Bu nedenle sağlıklı besinler ile beslenerek gün içerisinde öğün atlamadan beslenmeye dikkat etmeniz her anlamda önemlidir. Bunun dışında kahve, kafeinli içecekler, çay ve çikolata gibi aşırı şekerli gıdalar stresin artmasına neden olmaktadır. Bu konuda tüketim miktarına dikkat ederek stres ile başa çıkma konusunda kendi önlemlerinizi kendiniz alabilirsiniz.
Devamını oku...

Diş İmplantı Konusunda Bilinmesi Gerekenler


diş implantı nedir?
Hepimizin sıklıkla duyduğu ama detaylarının her zaman merak edildiği diş implantı uygulaması, eksik diş ya da dişlerin işlevini gerçekleştirebilmesi adına, eksik olan yerde delik açılması ve metal kök ya da vida uygulaması ile dişin eklenmesi işlemine denmektedir. İmplant kelimesinin anlamı da, vücut içerisinde ya da canlı dokuda cansız bir maddenin yerleştirilmesi olarak bilinir. Uygulama sonrasında zamanla canlı olan doku ile diş implantı kaynamakta ve tek bir madde haline gelmektedir. İmplantlar genellikle titanyum esaslı olur. Son derece sağlıklı ve güvenli bir diş tedavisi yöntemidir.


HANGİ DİŞ PROBLEMLERİNDE İMPLANT UYGULAMASI YAPILABİLİR?


Hareketli diş protezi kullanmak istemeyen bireyler sıklıkla implant uygulamasına başvurur. Bununla birlikte sadece bir diş eksiğiniz var ise, diğer dişleri kestirip kökleri kaybetmektense, implant tekniği ile daha pratik bir çözüm sağlanabilir. Hareketli protez dişlerin dayanıklılığını arttırmak amacıyla da uygulanabildiği gibi, arka kısımda köprü görevi görecek bir diş olmadığında da yine diş implantı uygulaması uygun görülür.


İMPLANT HERKES İÇİN UYGUN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ MİDİR?

Bireyler için implant uygulamasının uygun olup olmadığını ancak diş hekimleri belirleyebilir. Şeker hastalığı, bazı kan hastalıkları, bağışıklık sistemindeki problemler ve aşırı sigara kullanımı durumunda implant uygulaması yapılamayabilir. Aynı şekilde diş çekimi sonrasında çene küçülmeleri meydana geldiği için, mutlaka çene kontrolü sağlanır.

İMPLANTIN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Diş implantı uygulamasının birçok avantajı mevcuttur. Öncelikle çok daha rahat konuşabilmeyi ve yemek yemeyi sağlar. Doğal bir görünüm kazandırması ile birlikte uygulama esnasında sağlıklı dişlere hiçbir şekilde uygulama gerektirmez. Güvenilir bir estetik yöntemidir. Tek dezavantajı ise, diğer diş tedavilerine göre daha maliyetli olmasıdır.

İMPLANT UYGULAMASI SÜRECİNDE NELER YAPILIR?

Oldukça dikkatli ve güvenli bir çalışma sonucunda implant uygulaması yaklaşık 10 ya da 15 dakika içerisinde biter. Hastaya lokal aneztezi uygulanır ve hiçbir ağrı ya da acı hissedilmez. Uygulama sonrasında oluşacak ağrının diş çekiminden bir farkı yoktur ve ağrı kesici ile geçmesi sağlanabilir. Uygulama bitiminden 2-3 ay sonrasında üst protez işlemi yapılır ve hastalar bu süreye kadar geçici protezler ile normal bir şekilde hayatlarına devam edebilirler. Protez için bu sürenin beklenmesi şarttır çünkü en az 2 ay içerisinde implant ile doku birbirine kaynamaktadır. Protez kaynamamış bir implanta tutunamaz. Büyüme çağında bulunan çocuklar hariç, her yaş grubu için uygun bir tedavidir. İmplantların uzun süre sağlıkla kullanılabilmesi, hastaların diş bakımlarına her zamankinden daha fazla önem vermesi ile mümkün olacaktır. Aksi takdirde yeniden bir müdahale gerektirebilir.

Diş sağlığı için en teknolojik ve güvenli tedavi yöntemlerinden birisi olan diş implantı, mutlaka alanında uzman diş hekimleri tarafından yapılmalı ve her hasta bu süreçte hiçbir aşamayı atlamadan uygulama için çaba göstermelidir.
Devamını oku...

Ayrılıkla Nasıl Başa Çıkılır?

Eski sevgiliyi unutmak
Ayrılık bir çok kişinin başına gelen üzücü bir olaydır. Atlatmak oldukça zor ve güçtür. Bu dönemi geçirirken ruh sağlığı için dikkatli olunması gerekir. Özellikle ayrılıkla nasıl başa çıkılır konusunda bilinçli olmak lazım. Önemli olan geri dönüşü olmayan bu ayrılığı, en az yara ile atlatmaktadır. Bu konuda neler yapılabileceğini ve ayrılıkla başa çıkmanın yollarını yazımız içerisinde paylaştık.
Ayrılıkla Nasıl Başa Çıkılır?
1-Şoka girmeyin: Vücut acıya karşı bir tepki verir buna şok denir. İlişkinin bittiğini fark eden bireyler, korku, yalnızlık, panik, kafa karışıklığı gibi duygular hissederler. Karşı taraftan ayrılık isteği gelmiş ise, haftalar belki de aylar süren bir inanmama dönemi başlar. Hislerde bulanıklıklar yaşanır. Tam manasıyla ne düşünüldüğü, ne hissedildiği bilinmez. Uyumak zorlaşır ve uyanıldığında her şey eskisi gibi olacağı düşünülür.
Ayrılıkla başa çıkmanın yolları arasında en etkili olanı şoke girmemek için yapılan aktivitelerdir. Bu konuda size önerimiz, uzun yürüyüşler yapın. Meditasyon yaparak kendinizi sakinleştirin. Hayaller kurmayın, geriye bakıp da neden, niçin diye kendinizi sorgulamayın.
2-İnkar etmeyin: Ayrılıkla beraber kalbinizin kırıldığını kabullenmek istemezsiniz. Her şey normalmiş gibi davranabilirsiniz. Kırılan kalbinizi hiçe sayarak bir şekilde görüşmek isteyebilir var olan gerçekle bir türlü yüzleşmek istemezsiniz.
Burada yapmanız gereken güvenilir arkadaşlar edinmek, günlüğünüzü yazmak, korkularınızla yüzleşmektir. Durumunuzu önemseyip acı çekmek yerine unutmaya çalışın.
3-Kitap okuyun: Kafa dağıtmak için kitap okuyup faydalanın. Kitap okumak, ayrılıkla başa çıkmanın en etkili yolu olacak, ayrılığı kolay unutmanızı sağlayacak ve onunla ilgili yaşamış olduğunuz anıları düşünmenizi engel olacaktır. Böylece huzurlu zaman geçirebilirsiniz.
4-Spor yapın: Spor yaparak içinizdeki enerjiyi boşaltın ki sakin kalın. Sürekli kendinize yemeğe, çikolataya kaptırmayın. Ayrılıkla nasıl başa çıkılır diye sorguladığınız an çeşitli aktiviteler yapmayı düşünün. Örneğin; bir konsere yalnız gidin, yeni arkadaşlar edinin. Böylelikle bir an olsun geçmiş anılarınızı hatırlatmaktan kurtulun.
5-Depresyona girmeyin: Depresyonu var eden acı hissetme, çaresizlik, umutsuzluk, hüzün gibi düşüncelerdir. Bu durumu atlatamayacağını, derin üzüntü, yataktan bir türlü kalkamama gibi durumlar yaşayabilirsiniz.
Ayrılıkla nasıl başa çıkılır konusunda önerimiz: Pozitif insanların çevrenizde olmasına izin verin ve güneş ışığından yararlanın, sağlıksız davranışlarda bulunmayın.
6-Tatil yapın: Kendinizi tamamen yenilemek için tatil yapın. Döndüğünüzde yepyeni bir hayata başlayın. Ayrılıkla başa çıkmanın yolları içerisinde görüldüğü gibi birçok alternatif bulunur. Ancak bu alternatiflerin işe yaraması ve geçmiş anıların unutulması için öncelikle ayrılığı kabul etmeniz gerektiğini unutmayınız! 
Devamını oku...

Bitkisel Zayıflama Çayları Nelerdir?

Zayıflamaya karar verdiyseniz, sağlık koşullarınıza uygun bir diyet listesi hazırlayıp düzenli spor yapmanız gerekir. Bunun yanında bitkisel zayıflama çayları ile diyetinizi desteklemenizde gerekmektedir. Kullanıcıların genellikle endişeleri bitkisel zayıflama çayları zararlı mı konusudur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta açıkta satılan her çay türü alınmamalıdır. Sağlık Bakanlığı onayının olması, üzerinde kullanma kılavuzu yer alması sağlınız için önem taşır. Ayrıca bitkisel zayıflama çayları listesinde yer alan çay çeşitlerini tüketmeden önce mutlaka doktora danışılmasında da fayda vardır.

bitkisel zayıflama çayları
Bitkisel Zayıflama Çayları Nelerdir?
Yeşil Çay: Bitkisel zayıflama çayları listesinin en başında yeşil çay bulunuyor. Bunun nedeni ise  uzmanlara göre metabolizmayı hızlandırma etkisi olmasıdır. Ayrıca yüksek derecede antioksidan içerdiği için vücuttan toksinlerin atılmasını ve bu sürenin hızlanmasını tetikliyor. Kafein içerdiği için gün içerisinde kaybedilen enerjiyi sağlıyor ve bundan dolayı gece kullanılmaması gerekiyor. Zayıflama çayı tarifi istiyorsanız; bir bardak sıcak suya bir tatlı çağı yeşil çay koyarak fakat şeker eklemeyerek tüketebilirsiniz.
Kuş Otu Çayı: Zayıflama çayları isimleri arasında yer alan kuş otu çayı hakkında az sayıda araştırma yapılmış olup,kilo verme amaçlı kullanıldığı görülmektedir. Yan etkileri ile ilgili fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak kanı temizlemeye,cilt kızarıklarının tahrişine ,çeşitli yaralara faydalı olduğu bilinmektedir.
Oolong Çayı: Metabolizmanın hızlanmasını ve yağ yakmanın kolaylaşmasını sağlayan faydaları vardır. Fermantasyonu yeşil ve siyah çaydan farklı olup yaprakları yarı-fermente olmuş bir şekilde kullanılıyor. Oolong zayıflama çayı tarifi yemek sonrası yapılarak içilmelidir. Bu şekilde sindirime daha çok yardımcı olabilir.
Nane Çayı:  Zayıflama çayları isimleri listesinde bulunan bu çayın, daha çok gaz ve şişkinlik durumlarında kullanılması önerilir. Ayrıca bulantıya ,adet sancılarının azalmasında ve ishal durumunda faydalı olduğu bilinmektedir.
Zencefil Çayı : Metabolizmayı hızlandırmaz ama kan şekerini dengeler.Diyet yapanlara yardımcı tokluk hissi verir. Zaten bu neden zayıflama çayları içerisinde satılmaktadır. Mide ağrısı ve sindirim sorunu yaşayanlara da önerilir.
Mate Çayı: Kabızlığa iyi gelen bu çay, zayıflama çayları isimleri arasında sık sık görülür. Ancak mate çayında kafein bulunduğu için uyku düzeni bozulmasın diye gece tüketilmesi uygundur.
Kilo vermede ve bu sürecin hızlanmasında her ne kadar bitkisel zayıflama çayları faydalı ise,bir o kadar da yan etkilerinin olduğu unutulmamalıdır. Mucize beklemeden,bu çayları bilinçli olarak tüketelim. Konuyla ilintili olarak ayrıca ödem söktürücü çaylara da buradan ulaşabilirsiniz.
Devamını oku...

Baharatların Vücudumuzdaki Mucizevi Etkileri

Yemek kültürümüzün vazgeçilmezi olan baharatların sağlığımızın da vazgeçilmezi olduğunu bilmeyen yoktur. Bazen tek başına, bazen de diğer maddelerin yararlı etkilerini arttırarak metabolizmamızın dostluğunu kazanırlar. Antioksidan ya da anti-kanserojen etkiler yaptıkları gibi metabolizmayı da hızlandırırlar.


Ülkemizdeki yörelere göre kullanılan baharat çeşitleri farklılık göstermek ile birlikte genel itibariyle her mutfakta nane, kimyon, karabiber, pul biber ve kekik istisnasız bulunmaktadır. Pek çoğumuzun kullandığı bu baharat çeşitlerinin her birinin ortak ya da farklı yararları vardır.

mint


Nane
Nane en çok mide ile alakalı yararlarıyla bilinmektedir. Bir tatlı kaşığı kuru naneyi ağzımızda çiğneyerek özütünü yuttuğumuzda mide yanması, ekşimesi ya da bulanması gibi pek çok mide rahatsızlığını adeta bıçak gibi keser. Midede oluşan gazı gidermesi, mide öz sıvılarını ve mide asitlerini düzenlemesi yönünden harika bir üründür. Sadece midede değil, bütün sindirim organlarında düzenli çalışmayı sağlar. Bu da paralelindeki pek çok sağlık problemlerinin sona ermesinde yardımcı olur.


cumin

Kimyon
Evimizin içinde bulundurduğumuz ama pek de farkına varmadığımız şifalarla dolu olan kimyon, alternatif tıbbın en çok aradığı ürünlerdendir. İçeriğindeki vitaminler (Vitamin A,C,E,K), mineraller (kalsiyum, fosfor, magnezyum demir…), yağlar ve lif içerikleri, vücudumuzun neredeyse her ihtiyacını karşılar niteliktedir. Akdeniz ikliminin ürünüdür. Vücuttaki serbest radikallerin ve toksinlerin arındırılmasında önemli rol oynadığı için hem iç hem de dış organlardaki olumsuz etkileri gidericidir. Bağışıklığı sağlamlaştırır. Bunu, içeriğindeki E ve C vitaminleri ile sağlamaktadır. Ayrıca yüksek demir içeriği ile anemi ile savaşta birebirdir. Kan şekerini düzenler ve alerjik reaksiyonların etkisini hafifletir ya da bitirir. Doktorların her hastanın reçetesine yazması gereken bir baharattır denilebilir.

toz kekik
 Kekik
Neredeyse her anlamda yararı olan kekik, kimyonun içinde bulunan her vitamin ve minerale sahip olup, ayrıca B-kompleks vitaminlerini ve omega 3 yağlarını barındırması açısından daha geniş yelpazede yarar sağlayan bir baharattır. Tansiyon dengeleyici, kanser önleyici, kemik güçlendirici, dolaşım düzenleyici, antioksidan olup ve serbest radikallere savaş açıcı özellikleri ile vücudu baştan sona elden geçiren ve yaşlanmayı da geciktiren mucizevi bir üründür. Kekik çayı tıpkı kekiğin kendisi gibidir ama kana hızlıca karışabilmesi ve daha çabuk etki edebilmesi açısından kekik çayı kullanmak daha iyi olacaktır.



biber
Karabiber
Dünyanın neredeyse her yerinde kullanılan yiyeceklere lezzet katan bir baharat türüdür. Isıtıcı özelliği olduğundan özellikle kış aylarında soğuk algınlığı durumlarında çorbalar ile birlikte kullanılmasında yarar vardır. Diğer baharat türlerinde de olduğu gibi vitamin ve mineraller açısından zengin olup, metabolizmayı hızlandırıcı özelliktedir. Bağışıklık sistemine çok yararı vardır. Enfeksiyonlarla savaşta doğal antibiyotik olarak kullanılır. Tıbbi açıdan çokça yararı olan karabiber, antidepresan olarak bile kullanılabilir. Bu bağlamda bizim zihinsel her türlü bunalımımızı da giderme özelliğindedir. Diğer baharatların gizli etkilerini aktive etmek ya da zaten aktif olan bir etkiyi çoğaltmak gibi önemli bir özelliği de vardır.

chili powder

Pul biber
Metabolizma hızlandırıcı ve iştah açıcı özelliklerde olan pul biber yine sofralarımızdan eksik etmediğimiz önemli baharatlardan birisidir. Sindirim sistemini canlandırma özelliğindedir. Zayıflama için oldukça etkili olmasına karşın, iştah açıcı özelliği diyet konusunda sıkıntı çıkarabilmektedir. Bu konuda kontrolü sağlayabildikten sonra pul biber diyet sürecimizde bize ciddi anlamda yardımcı olabilecek bir baharattır. Metabolizma hızlandırıcı etkisi ile aynı zamanda enfeksiyon ile savaşta da yardımcıdır.  


Devamını oku...

İrritabl Bağırsak Sendromu Nedir?

İrritabl Bağırsak Sendromu
Toplumun ortalama yüzde 14-15’inde görülen sindirim sistemi rahatsızlıklarından birisi olan İrritabl Bağırsak Sendromu, altta yatan bir hastalık olmadan bağırsak alışkanlıklarınızdaki değişiklikler, belirgin derecede şişlik, acil tuvalet gereksinimi, şişlik, karında rahatsızlık hissi ve düzensiz bağırsak hareketleri gibi belirtiler veren bir rahatsızlıktır. Biz bugün sizlere irritabl bağırsak sendromunda nasıl beslenilmesi gerekiyor? konusunda bilgiler vereceğiz.
Yemeklerde Seçici Olmalısınız
Günümüzde hala IBS nedenleri tam olarak ortaya konulamamaktadır. Ancak yapılmış araştırmalarda iBS sorunu yaşayan kişilerde bağırsak duvarı arasındaki sinirler ve kaslar arasında iletişimde bozukluk ve kalın bağırsak hareketlerinde anormallik görülüyor. Bunun sonucunda ise bağırsak dışkıyı vücuttan uzaklaştırabilmek için birbiriyle uyumsuz hareketlerde bulunmakta ve kişide şişkinlik, karın ağrısı, dışkı kıvamı ve miktarı ile ilgili problemler ortaya çıkıyor. Her bünyede şikayetlerin artma nedenlerinde farklılıklar gözlense de, tamamıyla sindirim sistemiyle alakalı bir problem olduğu için beslenme ve yiyecekler çok büyük önem taşıyor. Beslene şeklindeki değişiklik ile hastanın şikayetleri ortadan kalkıyor ve hayat kalitesinde yükselmeler oluyor.
İBS Ve Beslenme Şekli
Günümüzde İBS tedavisinde kullanılan en yaygın diyet “eliminasyon” diyetidir. Bu diyette kişiye özel hassasiyet gösteren besinler yemek listesinden çıkartılıyor. Bu nedenle eliminasyon diyetlerine has bazı temel noktalarda problem çıkabiliyor. IBS tedavisinde semptomları tetikleyen gıdaların, kişilerde beslenme günlükleri tutularak bu gıdaların tüketiminden kaçınılması gerekiyor.
İrritabl Bağırsak Sendromunu Tetikleyen Unsurlar
  • Stres
  • Lif bakımından zayıf gıdalarla beslenme
  • Yiyecek intoleransı (belirgin yiyeceklerde hassasiyet)
  • Alkol
  • Sigara
  • Enfeksiyonlar
  • Adet dönemi
  • Diğer ilaçlar ve antibiyotik kullanımı
  • Öğün atlama ve tek seferde çok yemek yeme

Tüketebileceğiniz Yiyecekler
  • Sebze ve meyveler (narenciye hariç)
  • Kepekli pirinç, pirinç unu
  • Su
  • Tahıllar
  • Balık
  • Bitkisel çaylar
  • Patates unu ve patates
  • Tavuk
  • Balkabağı, susam, keten tohumu ve ay çekirdeği
  • Doğal yoğurt

Tüketmemeniz Gereken Yiyecekler
  • Süt
  • Çikolata
  • Peynir
  • Kafeinli içecekler (kola, kahve, çay)
  • Kuru meyve
  • Kırmızı et
  • Alkollü içecekler
  • Elenmiş buğday unundan ve buğdaydan yapılan yiyecekler ( beyaz makarna, beyaz ekmek, börek, kek, kurabiye ve bisküviler)
  • Diyet içecek ve yiyecekler
  • Suni tatlandırıcılar
  • Aşırı baharatlı, mayalı ve aşırı şekerli besinler
Devamını oku...

Hurmanın Mucizevî Faydaları

Hurmanın Faydaları Nelerdir?
Hurmanın mucizevî faydaları üzerine konuşmadan önce ramazanın vazgeçilmez meyvesi olan hurmanın sayısız faydası olduğunu belirtmek gerekmektedir. Özellikle son yıllarda yapılan araştırmalarda lezzetiyle birçok kişinin yalnızca ramazan ayında değil her gün tükettiği hurmanın, basurdan kalp ve damar hastalıklarına kadar birçok hastalığa iyi geldiği keşfedilmiştir. Şimdi hep birlikte hurmanın faydalarına daha yakından bakalım.

Hurmanın Faydaları Nelerdir?

  • Hurman, yüksek oranda lif içeren bir meyvedir. Bu sayede düzenli hurma tüketen kişilerin diğer insanlara göre bazı kanser türlerine yakalanma riski daha azdır.
  • Hurma aynı zamanda bir antioksidan görevi gördüğü için, kanserin yanı sıra, kalp ve damar hastalıklarına karşı önleyici bir etkiye sahiptir. Bazı araştırmalarda sürekli hurma tüketen kişilerde damar tıkanıklığının diğer insanlara göre daha düşük seviyede olduğu gözlenmiştir.
  • Özellikle oruç tutarken, vücut gün içerisinde enerjiye ihtiyaç duyar. Sahurda ve iftarda aşırıya kaçmadan hurma tüketilmesi bu enerji ihtiyacının hatırı sayılır bir miktarını karşılar.
  • Hurmanın düzenli tüketilmesi hemoroid ağrılarının azaltılmasına yardımcı olmaktadır.
  • Hurmanın bir diğer faydası ise, düzenli tüketilmesi halinde, midede bulunan zararlıları yok etmesi ve bağırsakları çalıştırmasıdır.
  • Hurma, böbreklerin çalışmasını düzenler. Buna ilaveten hurmanın suyu da böbrek taşlarının parçalanmasına yardımcı olmaktadır.
  • Hurmanın en önemli faydalarından biriyse, kafein ve yağın yükselttiği kolesterol seviyesini düşürmesidir.  
  • Hurmanın faydalarından bir diğeriyse öksürük ve balgama çok iyi gelmesidir.
  • Hurmanın faydaları nelerdir? Sorusuna verilebilecek son yanıt ise, sinir sistemine iyi gelmesidir. Hurma, içerisinde bulunan B2 vitamini sayesinde sinir sistemi üzerinde sakinleştirici özelliğe sahiptir.  

Devamını oku...

Çocuklarda Saç Dökülmesinin Nedenleri ve Tedavisi

Saç Dökülmesi Nedenleri
Çocuklarda saç dökülmesinin nedenleri ve tedavisine değinmeden önce kellik ya da saç dökülmesinin birçok nedeni olabileceği ve her yaştan insanı etkileyebileceğini ifade etmemiz yerinde bir tespit olacaktır. Çocuklarda alopesi ya da diğer bir adıyla saç dökülmesi yaygın olmamasına rağmen, hem çocuklar için hem de ebeveynleri için oldukça travmatik sonuçlar doğurabilmektedir. Fakat iyi olan taraf ise çocuklarda saç dökülmesinin, çoğu vakada, tedavi edilebilir bir hastalık olmasıdır. Şimdi, hep birlikte çocuklarda saç dökülmesinin nedenlerine daha yakından bakalım.

Çocuklarda Saç Dökülmesinin Nedenleri

Mantar Hastalığı
Çocuklarda saç dökülmesinin en yaygın nedenlerinden biri kafa derisini etkileyen mantar hastalığıyla ilişkilidir. Bu hastalığa saçkıran ya da saç mantarı enfeksiyonu da denmektedir. Bu hastalık, tedavisi olan bir hastalıktır ve tedavi sonunda dökülen saçlar tekrar uzamaya başlar. Saç mantarı, çoğunlukla okul çağındaki çocuklarda ve yeni yürümeye başlayan çocuklarda görülmektedir. Hastalığın belirtileri şöyledir:
  • Saçın dökülen kısımları kaşınır ve pul pul olur
  • Dökülme kafanın diğer kısımlarına doğru yayılır
  • Kelleşmenin başladığı alanlar kabarır, kızarır ve ağrır


Otoimmün Problemleri
Kelliğin bir türü olan alopesi’nin doğuştan bağışıklıkla ilgili olduğu da düşünülmektedir. Otoimmün problemlere bağlı saç dökülmeleri, vücudun bağışıklık sisteminin saç foliküllerine zarar vermesi sonucunda saç kaybının başlaması durumudur. Ancak bu, kalıcı bir saç dökülmesine neden olmaz ve bir ya da birkaç yıl içinde dökülen saçlar yeniden uzamaya başlar. Saç dökülmesin bu türü şeker, tiroid rahatsızlığı ve vitiligo gibi otoimmün hastalıklarla birlikte daha yaygın olarak görülmektedir. Hastalığın belirtileri ise şöyledir:
  • Aniden başlayan saç dökülmesi
  • Daire şeklindeki kel bölgelerin birleşmesi
  • Parmaklarda karıncalanma ve aşırı kusma (bazı insanlarda)

Traksiyon Saç Dökülmesi
Traksiyon saç dökülmesi, çocuklarda alopesi’nin en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinmektedir. Bu hastalık, saç köklerinin gördüğü zarardan ve aynı zamanda da saç köklerinin kuvvetli bir çekim gücüne maruz kalmasından dolayı meydana gelmektedir. Saçlarını sıkı şekilde ören ve atkuyruğu yapan kişilerde bu hastalığa yakalanma riski daha fazladır.

Trikotilomani (Saç Yolma Hastalığı)
İdiyopatik bir hastalık olarak trikotilomani, saçları ve vücuttaki diğer tüyleri yolma dürtüsüne karşı koyamama rahatsızlığı olarak tanımlanmaktadır. Hastalık sonunda kellik meydana gelir. Bu hastalık kadınlar ve erkeklerde eşit oranda görülürken, 11 ile 13 yaş aralığındaki çocuklarda görülme sıklığı daha fazladır. Hastalığın belirtileri şöyledir:
  • Saçları çekerek oynamak ve çiğnemek
  • Saçların yolunmasının ardından kişinin rahatlama hissetmesi
  • Saçları yemek, yüze sürtmek ve sürekli saçlarla oynamak

Anagen Effluvium
Çocuklarda ve yetişkinlerde sürmekte olan kemoterapi ve diğer kanser tedavileri de saç dökülmesine neden olabilmektedir. Tedavinin anagen evresinde saçlarda dökülme başlar. Böylece hastalık tıbbi olarak anagen effluvium olarak tanımlanır.

Çocuklarda Saç Dökülmesi Tedavisi

Çocuklarda saç dökülmesi tedavisi hastalığın altında yatan nedenlere bağlı olarak uygulanmaktadır. Buna göre;
  • Eğer hastalığın nedeni saç mantarıysa, ağız yoluyla alınan mantar önleyici ilaç tedavisi uygulanır. Topikal mantar önleyici krem ve şampuanların %2 ketokonazol içermesi tavsiye edilmektedir. Bu topikal uygulamalar 2-3 hafta civarında uygulanmalıdır. Bu tedavilere rağmen hastalık azalma eğilimine girmezse, enfeksiyon yeniden oluşabilir.
  • Alopesia Areata durumunda ise çeşitli tedaviler mevcuttur. Ancak birçok durumda, saçlar en az 1 yıl içinde yeniden uzamaktadır. Bu nedenle doktorlar hastalara tedavinin ne kadar süreceğini açıklarlar. Saç dökülmesi türünde çok önemli bir noktaysa, tedavilerin insandan insana değişmesidir. Bazı insanlarda saçlarda uzama yeniden başlayabilir ama sonradan yeniden dökülebilir. Alopesi Areata tedavisi, çoğu durumda kullanılan ilaçlardaki kortikosteroid’e bağlıdır. Bu tür saç dökülmesi olan çocuklar, genellikle topikal kortikosteroidler ile tedavi edilmektedir. 
  • Eğer trikotilomaniden dolayı çocuğunuzda saç dökülmesi varsa, genellikle psikoterapi içeren bir tedavi gerekmektedir. Hastalığın kökten tedavisi için çoğunlukla çocuğun saçlarını yolma ve diğer davranışlarını fark etmesini sağlayan bir uzmandan yardım alması, hastalığın daha hızlı tedavi edilmesine yardımcı olmaktadır.
  • Traksiyon saç dökülmesinin tedavisinde ise bu hastalığa neden olabilecek örgü, atkuyruğu ve diğer saçı sıkıştıran saç stillerinden kaçınılması gerekmektedir.  

Devamını oku...

Böbrek Taşı Nasıl Düşürülür?

Böbrek taşı nasıl düşürülür?
Böbrek taşı nasıl düşürülür? Sorusunun yanıtlarını vermeden önce böbrek taşının ne olduğu üzerine birkaç hatırlatma yapmakta fayda vardır. Böbrek taşı nedir? Sorusuna verilebilecek en kısa yanıt, böbrek kanallarında oluşan sert minerallerdir. Birçok insanın muzdarip olduğu bu ağrılı sağlık sorununun meydana gelmesinde birçok etken bulunmaktadır. Bu etkenlerden ilki, fazla güneşte kalınmasından ötürü D Vitamini salgılanmasının artması ve salgılanan fazla kalsiyumun bağırsaklarda aşırı emilime neden olmasından dolayı da kalsiyum taşları oluşmasıdır.

Böbrek taşı toplumda oldukça sık rastlanan bir hastalık olmasının yanı sıra, kadınlara göre erkeklerde 3 misli daha sık görülmektedir. Buna ek olarak, bazı hastalıklara yakalanılması da böbrek taşı oluşması ihtimalini arttırmaktadır. Bu hastalıklardan en bilineni, idrardaki asit oranını arttırarak taş oluşmasına neden olan gut hastalığıdır. Buna ek olarak bağırsak iltihabı, böbrek hastalıkları, kronik pankreas hastalığı ve tiroid hastalıkları da böbrek taşı oluşumunu tetikleyebilecek diğer hastalıklardır.

Böbrek taşı oluşumunu tetikleyen etkenler sadece hastalıklar değildir. Hastalıkların yanı sıra yaşam şekline dikkat edilmemesi, yeterli sıvı alınmaması, az hareket etmek ve genetik faktörlerde böbrek taşı oluşumunu etkilemektedir.

Böbrek Taşının Belirtileri Nelerdir?
Böbrek taşı zaman zaman karın ağrısıyla karıştırılabilmektedir. Böbrek taşının en yaygın 3 belirtisi aşağıdaki gibidir:
  • Şiddetli ağrı
  • Kanlı idrar
  • Mide bulantısı
Böbrek Taşı Nasıl Düşürülür?

Böbrek taşı düşürme yöntemleri, taşın boyutlarına göre değişiklik göstermektedir. 5 milimetreye kadar olan böbrek taşları bol sıvı tüketerek ve ağrı kesiciler yardımıyla düşürülebilmektedir. Ancak 5 mm’yi geçen taşlar için cerrahi müdahale uygulanmaktadır. Böbrek taşının boyutu şayet 2 cm’den daha büyükse, bel bölgesinde 1,5 cm’lik küçük bir delik açılarak girilir ve taş kırılır. Böbrek taşları için bir diğer yöntem ise, üreter yoldan üreteroskop aletiyle girilerek taşın kırılmasıdır. Bu aletle orta ve alt üreter bölgedeki böbrek taşları kırılabilmektedir. Bu tedavinin ardından hastalar aynı gün taburcu edilebilmektedirler.
Devamını oku...
Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır. Her türlü iletişim için: news.saglik@yandex.com