31 May 2018

Neden Rüya Görürüz?



rüyalar-nasıl-oluşur



Neden rüya görürüz? Sorusu oldukça kolay, fakat yanıtı ise oldukça zor bir sorudur. Rüyaların nedenleri? Veya İnsanlar neden rüya görülür? Soruları yalnızca modern psikiyatrinin değil aynı zamanda binlerce yıldır filozofların da ilgisini çekmiş bir sorudur. Bu sorularla ilgili tek bir doğru yanıt vermek yerine birden fazla doğru olma ihtimali olan cevaplar silsilesini sizlere sunmanın, konuyu iyice araştırdıktan sonra, daha doğru olacağına karar verdim.

Rüyalar ve uyku üzerine son 10 yıldır yapılan bilimsel çalışmalarda, rüyaların neden görüldüğü konusunda hâlâ yüzde yüz emin olunamamaktadır. Ancak bu hiçbir şey bilmediğimiz anlamına da gelmemektedir.

Rüyaların en sık görüldüğü ve hatırlandığı uyku evresi REM uykusu olarak adlandırılan evredir. Bu, bilim camiası tarafından genel kabul görmüş bir bilgidir. Ancak rüyaların biyolojik ya da psikolojik nedenlerden mi doğduğu hâlâ yanıtı net olmayan bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Bundan dolayı bu soruyla ilgili spekülatif cevapların da ardı arkası kesilmemektedir.  

Neden rüya görürüz? Sorusuna cevap olarak üretilen birkaç teori vardır. Bu teorileri açıklarken rüya nedir? ve Rüyalar nasıl oluşur? Soruları da cevaplanmış olacaktır. Şimdi bu teorilere kısaca değinelim.  

TEORİ 1

Gün içinde uyanık olduğumuz süre içerisinde beynimiz, çok sayıda bilginin ve düşüncenin bombardımanı altındadır. Bu parça parça bilgiler biz uyanıkken bir puzzle’ın parçaları gibidirler. Bunların bir araya gelip anlamlı bir bütün oluşturması gerekir. İşte bu noktada uyku ve rüyalar el ele vererek uyanık olduğumuz süre içindeki her şeyi bir araya getirirler. Böylece bilgiler zihnimizde anlam kazanırlar. Bu yüz binlerce girdi her gün, en küçük detaydan en kompleks olanına kadar rüyalar ve uyku yardımıyla bir anlam kazanır. Uyku süresince beyin, neyi unutup neyi kalıcı hale getireceği üzerinde karar vermek için adeta tarlaya tohum eken bir çiftçi gibi çalışıp durur.

Yapılan araştırmalarda, saatlerce çalışıp yeni bir şey öğrendiğimiz zamanlarda geceleri daha fazla rüya görürüz. Araştırmaya katılan katılımcılara bir kursta yeni bir dil öğretilmeye çalışılmış ve katılımcıların rüya aktivitelerinde artış görülmüştür. Bunun anlamı, beynimizin kısa dönemli anıların içinden uzun dönemli anılara dönüşecek olanları ayıklayıp, bir tür önem sıralaması gibi düşünülebilir, uzun dönemli anılar için zihin tarlamıza tohumlar savurmasıdır.


RÜYALARIMIZI KONTROL ETMEK MÜMKÜN MÜ?


TEORİ 2

İkinci teori aslında daha bilindik bir teoridir. Buna göre rüyalar, duygularımızın bir yansıtıcısıdır. Gün içinde beyin, temel fonksiyonlarını yerine getirmek ve bağlantılar kurmak için sıkı bir çalışmaya girer. Örneğin bir kulübe inşa ediyorsanız, beyniniz ellerinizin testereyle ağacı kesmesi esnasındaki tüm bağlantıların oluşmasına izin verir.

Gece olduğundaysa her şey yavaşlar ve uyku boyunca beynimizin odaklanması gereken herhangi bir şey kalmaz. Böyle beynimiz oluşturduğu bağlantıları serbest bırakır. Sonuç olarak gündüz yaşanan duygu savaşından geriye sadece rüya döngüsü kalır. Eğer gün içinde yaşadıklarımızdan herhangi biri ağır basarsa, bu şeyin rüya ya da belirgin bir imaja dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.  Çok rüya görmek neye işarettir? Diye soranların, gün içinde yaşadıklarını çok fazla kafaya taktıklarını veya düşündüklerini söylemek mümkündür.

TEORİ 3

Son teori çok fazla ilgi görmese de belirtmemizde faydası olacaktır. Bu teori, rüyaların aslında herhangi bir beyin fonksiyonuna hizmet etmediğini ve uyku esnasında beynimizin ürettiği anlamsız görüntüler yığını olduğunu iddia etmektedir.

Herkesin bildiği gibi rüyalarımızın çoğu, REM uykusu sırasında, beynimizin arka kısmında oluşurlar. Bazı araştırmacılar, beynimizin bu esnada çözüldüğünü ve rüyalarımızın rastgele şekilde meydana geldiğini söylerlerken, bir anlamı olmadığını da belirtmektedirler.

Neden rüya görürüz? Sorusuna bilim camiası tarafından kabul gören 3 teoriyle verilen yanıtları böylece görmüş olduk. Peki, bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Sizce rüya neden görülür?
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Takip Edin!

2 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık. Ben 2. teoriyi daha uygun görüyorum çünkü uzunca bir sure çok ender rüya gördüğüm bir dönemde psikoloğum bana az rüya görmenin depresyon belirtisi olduğunu söylemişti ve tedavi sürecinde çok sık ve anlamsiz, karışık rüyalar görmeye basladim. Psikoloğum bunun iyi birşey olduğunu ve bilinçaltımin çözülmeye başladığını söylemişti. Son zamanlarda yine rüya görmesemde en azından bir şeylerden kaçtığım yada hep aynı mekanda kurgulanan rüyalarım artık son buldu :)

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar, 2. teoriyi mantıklı bulmanızın nedenini öyle güzel anlatmışsınız ki diyecek söz bulamadım. Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2018