Ana içeriğe atla

İnsan Klonlamayla İlgili İnanılmaz Gerçekler


klonlamak
İnsan Klonlama ve DNA


İnsan klonlama gerçekleri denildiğinde her ne kadar çılgınca ya da bilim-kurgu filmlerinden fırlamış gibi gelebilir. Ancak gerek teorik gerekse de pratik olarak insan klonlamak aslında mümkün bir bilimsel gerçekliktir.


Klonlama ile ilgili en net çalışma hayvan deneyleri sonrasında ortaya çıkmış ve bugüne kadar bildiğimiz birçok şeyi değiştirmiştir. 1996 yılına kadar fantastik ya da yıldızlararası yolculuk kadar imkansızmış gibi görünen klonlama, “Dolly” adındaki bir klon koyunun ortaya çıkmasıyla tüm bakış açılarını bir anda değiştirmiştir.


İskoçya’daki Roslin Entitüsü’nde bir bilim insanı olan Dr. Lan Wilmut ve bir grup bilim insanı, Dolly’nin ortaya çıkmasında öncü olmuşlardır.  Bu bilim insanlarının açtığı hayvan klonlama alanında, bu tarihten beri birçok bilim insanı hâlâ çalışmakta ve bu konu üzerine kafa yormaktadır.


O tarihten itibaren, klonlama hem bilimsel olarak hem de etik açılardan tartışılmaktadır. Ancak bu tartışmaların çok büyük kısmı insan klonlama çevresinde dönmektedir. İşte tüm bu tartışmaları anlayabilmek için, insan klonlamayla ilgili inanılmaz gerçekler hakkında bilgi sahibi olmamız gerekmektedir.


insan klonlanabilirmi

İnsan Klonlama Nedir?



İnsan klonlama, en basit tanımıyla sperm ve yumurtalar kullanılarak, ancak herhangi cinsel birleşme olmadan,  bir insandan başka bir insanın kopyalanması işlemine verilen isimdir. Doğal olarak aklınıza bu işlemin nasıl yapıldığı, yani klonlama nasıl yapılır? sorusu gelecektir. Bunu da hemen açıklayalım.


Bir donörden alınan hücrenin çekirdeği, laboratuvar ortamından hücreden ayrılır ve izole edilir. Daha sonra bu ayrılan çekirdek, yumurtanın içine enjekte edilir. Yumurta bu aşamada kimyasal tedaviye ya da elektriksel şoka tabi tutulur. Bu işlemin amacı, barındırıcı olan yumurta ile donör çekirdeğin entegrasyonu için uygulanır ve böylece hücre bölünmesi tetiklenir. Yumurta tarafından yapılan hücre bölünmesi istenilen seviyeye geldiğinde, ki buna zigot denir, yapay ortamda döllenme yöntemi (in vitro fertilization) kullanılarak zigot taşıyıcı anneye nakledilir. Bu klonlama yöntemi “döllemeyle klonlama” olarak bilinir. Koyun Dolly’de bu teknik kullanılarak klonlanmıştır.


Diğer bir klonlama tekniği ise terapötik klonlamadır. Bu yöntemde anne rahmine embriyo nakletmek yerine embriyo, kök hücre haline getirilerek büyütülür. Bu kök hücreler daha sonra kalp, karaciğer ve cilt gibi organlar haline getirilebilir ve vücutta ölen organların yerini alabilirler. Bu nedenle terapötik klonlama, Alzheimer ve Parkinson gibi dejenaretif sinir sistemi hastalıklarından muzdarip olan hastalar için ümit vaat etmektedir. Ayrıca bu yeni organlar hastalıktan muzdarip kişinin genetik materyalinden oluşturulmuş olduğu için, vücudun bu yeni organları reddetme şansı da yoktur. Yani kısaca, bu klonlama tekniği ilerleyen yıllarda, yüzlerce organ nakli bekleyen hastaya umut olabilecek çığır açan bir tıbbi gelişmedir.


İnsan Klonlamanın Faydaları ve Zararları


Klonlama insanlık için çok büyük bir gelişimdir. Özellikle Dolly’nin klonlanmasından beri, insan klonlanması bilim camiasının ilgisini çekmektedir. Ancak insan klonlama oldukça tartışmalı bir konu olduğundan birçok artısı ve eksisi vardır. Şimdi birlikte bu artı ve eksilere bakalım.


Klonlamanın Faydaları


Kısırlık Tedavisi: İnsan klonlanması özellikle kısırlık sorunu olan çiftler için bir nimettir. Çünkü üreyici klonlama, seks hücrelerinin füzyonunu kapsamaz.


Hastalık Tedavileri: Terapötik klonlama hâlâ tartışılmasına rağmen, özellikle omurilik yaralanmalı hastalıklar, organ kaybı ve sinir sistemi hastalıkları gibi çok sayıda dejenaretif hastalığın tedavisinde kullanılabilir.


Kusurlu Genlerin Değişimi: Kusurlu genler insanlarda birçok hastalığa sebep olabilirler. İnsan klonlamanın gelişimiyle kusurlu genler sağlıklı genlerle değiştirilebilme şansına kavuşacaklardır.


Kozmetik Tedavi: Plastik veya kozmetik cerrahiden dolayı ortaya çıkan hastalıkların hafifletilmesi de klonlama sürecinin bir başka faydasıdır.



klonlamanın zararları



Klonlamanın Kusurları


Düşük Başarı Oranı: Klonlama teknolojisi maalesef şu an bebeklik çağındadır. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, hayvan klonlamadaki başarı oranlarının oldukça düşük seviyelerde olduğunu göstermektedir. Bu denemelerde oluşturulan klon yavruların %90’ından fazlasının öldüğü tespit edilmiştir.


Klon Yavrulardaki Hastalıklar: Klonlanmış hayvanlar, enfeksiyona yatkın oldukları için bağışıklık sistemleri zayıf olmaktadır. Bu tür organizmalar sıkça tümör ve diğer hastalıklar oluşabilir. Dolayısıyla genç yaşta ölme riskleri çok yüksektir.


Pahalı ve Kapsamlı Prosedür: Bunu bir örnekle anlatalım. Koyun Dolly için 277 yumurta oluşturulmuş, bunların sadece 30’u bölünmeyi başarmış ve bunların da yalnızca 9 tanesi gebelikle sonuçlanmıştır. Bu 9 hamilelikten doğan klon yavruların ise sadece 1 tanesi hayatta kalabilmiştir. İşte o da Dolly’dir.



İnsan Klonlamak Etik midir?


İnsan klonlamak yanlış mıdır? Bu soru eminiz ki birçok insanı düşündürmektedir. Bilimsel bakış açısını bir kenara bırakırsak, klonlama ciddi etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

Hem, sözde, yaratıcılık ve karar verme sürecine hakim olurken, hem de nasıl yeni insan bebekler doğacak?  


Peki, klon bir çocuğun ebeveyni olmayı kim isteyecek ya da bunu nasıl kabullenecek?


İnsan klonların medikal nedenlerle yaratılması ise ayrı bir sorun olacak. Tıbbi teknolojin gelişimiyle birlikte insan klonlar, zengin ve yaşlı birinin yerini, genci klonlanarak alabilecek. Bu aynı zamanda tüm insanlığı aşağılamak olmaz mı?


Toplumdaki çocukların yerini klonlanmış olan çocuklar mı alacak? Peki bu klonların karşılaşacakları sosyal zorluklar ne olurdu?


Görüldüğü gibi insan klonlama aslında beraberinde birçok etik, tıbbi ve sosyal sorumlulukları da getireceği için oldukça zorlu ve bir o kadar da sorunlu bir süreçtir.  


İnsan Klonlamayla İlgili İnanılmaz Gerçekler


Bir klon aslında genetik materyali alınan donörün tam bir kopyası değildir. Çünkü klonun mitokondriyal DNA’sı donörden gelmemektedir. Ayrıca bir insan çevreden ve deneyimlerden yüksek oranlarda etkilenmektedir. Bu deneyimler hem donör DNA’sı hem klon için farklı olabilir.


Bir klon asla biyolojik anne ve babaya sahip olamaz. Bunun nedeni, klonun eşeysiz üreme sonucu meydana gelmiş olmasından kaynaklanır.


Klonlanmış bir kişi için kardeş, abi ya da donörün oğlu gibi terimler kullanılamaz. Bunun nedeni ise, klonun aslında donörün DNA’sı ile arasında herhangi bir ilişki bulunmamasıdır.


Klonlanmış bir kişi dendiğinde hepimizin aklına klonun o kişiyle aynı yaşta olacağı gibi bir düşünce gelir. Ancak bir klon bir yetişkinin hücrelerinden oluşturulmasına rağmen, o da hayatına yeni doğmuş bir bebek olarak başlayacaktır.


İnsan klonlamak yasal olarak birçok ülkede yasaklanmıştır.


İnsan klonlamanın yasak olmadığı tek ülke Büyük Britanya’dır. Ancak bu ülkede de sadece tedavi amacıyla klonlama yapılabilmektedir.


İnsan klonlama ile ilgili şimdilik aktarabileceğimiz bilgiler bu kadar. Ancak daha ayrıntılı bilgilere ulaştığımızda yine paylaşımlarda bulunacağız.



Yorumlar

  1. İnsan klonlamak mümkün değil diye biliyorum. Yanlış mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır, insan klonlamak mümkündür. Ancak başarılı olma ve klonun yaşama ihtimali, yazı da da belirttiğimiz gibi, çok düşüktür. Bir de işin etik boyutu var tabi...

      Sil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Diş Kırılması Neden Olur?

Diş kırılması neden olur? Sorusu diş kırılması sorunu yaşamış birçok insanın zamanı geldiğinde nedenlerini merak ettiği soruların başında gelir. Özellikle neden olduğu kötü görünümden dolayı diş kırılması sosyal yaşantımızı da bir süre olumsuz etkileyebilen ağız sağlığı sorunlarımızdandırlar. Özellikle bazı kişilerde diş kırılması dişin kaybedilmesi durumuna kadar gidebilmektedir.

Diş Kırılması Nedenleri

Diş neden kırılır? Sorusuna verilebilecek yanıtlardan bazıları sert yiyecekleri çiğnemek, gece dişleri gıcırdatmak ya da bruksizim hastalığı ve yaşa bağlı olarak dişlerin kırılması ilk olarak sayılabilir. Ancak diş kırılması nedenleri arasında girebilecek başka maddeler de vardır. Şimdi bu maddelere kısaca bakalım.
🔴 Diş sıkma ya da gıcırdatmadan dolayı oluşan basınç ve aşınma
🔴 Dolgulu diş sayısının fazla olmasının dişlerin sağlamlığına zarar vermesi
🔴 Şeker, buz, fındık gibi sert gıdaları ısırmak
🔴 Dişlerin bir kaza, kavga ya da spor yaparken çok sert bir darbe alması
🔴 Ağız içinde…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019