Ana içeriğe atla

Polen Alerjisi Olanlar İçin Tavsiyeler



polen alerjisi için tavsiyeler


Bahar aylarının ve yaz mevsiminin gelmesi ile beraber polen alerjisi olan kişilerde hapşırık, göz yaşarması ve burun akıntısı kendini göstermeye başlar. Polen alerjisinin ne olduğuna ve ne gibi önlemler alınması gerektiğine hadi gelin beraber bakalım...



Polenler, bahar aylarında ortaya çıkan bitkilerin erkek hücreleridir. Bu hücreler döllenmeyi yaparak bitkinin çoğalmasını sağlamaktadır. Çayırlar, ağaçlar, tahıllar ve yabani otlar polenlerin kaynağını oluşturmaktadır. Polenler, kaynağına göre belli dönemlerde havada yoğunlaşmaktadır. Mesela yabani ot polenleri ağustos ve ekim aylarında, ağaç polenleri şubat ve nisan aylarında, çayır polenleri ise mayıs ve temmuz aylarında yayılma gösterirler.


Polen Alerjisi Olup Olmadığınız Nasıl Anlaşılır?


Polen alerjisi, bahar aylarının gelmesiyle beraber bazı belirtiler ile kendini göstermektedir. Bu belirtiler, burun akıntısı, art arda hapşırmalar, kulak, burun ve boğazda kaşıntılar, kuru öksürük, geniz akıntısı ve gözlerde sulanma gibi durumlardır. Havadaki polenler, solunum esnasında buruna yerleşmekte, daha sonra gözlerde ve bronşlarda birikmektedir. Vücut bu yabancı madde ile karşılaştığı zamanda ise, az önce saydığımız belirtileri sergilemektedir. Tedbir alınmadığı zaman polen alerjisi, astım, bronşit, orta kulak iltihabı, sinüzit, baş ağrısı, iştahsızlık, yorgunluk ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Polen mevsimi itibariyle burnunuzda sulanma ve kaşıntı, boğaz ağrısı, öksürük, damağınızda kaşıntı, hapşırma ve gözlerinizde kaşıntı meydana geliyorsa, sizin de polen alerjiniz olabilir. Bu belirtiler sizde var ise, bir doktora görünüp alerji testi yaptırmanız gerekir. Bu alerji testlerini şubat ve eylül aylarında yaptırmak daha iyidir. Çünkü bu aylarda vücudun alerjiye cevap düzeyi artar ve böylece tanı konulması kolaylaşır.

Eğer polen alerjiniz var ise, bazı durumlara dikkat etmeniz gerekir. Bunlar aşağıdaki gibi önlemlerdir:


Tedbirli Olunması Gerekir


Alerjinin tedavisinin temelinde, alerjiye sebep olan etkenden uzak durmak vardır. Alerji için ilaç kullanırken, bir yandan da alerjik etkene maruz kalmanız şikâyetleriniz devam edecektir. Tedavi aşamasında şikâyetler devam ederken, hasta anti alerjik ilaçlar ile kontrol altına alınır. Bazı kişilerde ise aşı tedavisi yapılır.


Dışarı Çıkarken Saatler Belirlenmelidir


Polenler en çok, sabah 05.00 ile 10.00 saatleri aralığında havadadırlar. Mümkünse bu saat aralıklarında dışarı çıkılmaması gerekir. Eğer çıkma zorunluluğunuz var ise ağzınızı ve burnunuzu kapatacak maskeler takarak polenlerden korunabilirsiniz. Spor yapan kişiler de polen zamanlarında açık havada spor yapmaya ara vermelidirler. Gözü polenlerden korumak için güneş gözlüğü kullanmak gerekir. Takılan gözlükler de her gün dezenfekte edilmelidir.


Her Gün Duş Alın


Saçlar, tozu rahatlıkla tutmaktadır. Bu nedenle her gün saçların temizlenmesi için duş alınması gerekir. Böylece polen tozlarından arınılmış olur. Kıyafet değişimine de özen gösterilmesi gerekir. Ancak kıyafet, yatak odasında değiştirilmemelidir. Çünkü kıyafete yapışan polenler odaya dağılırsa, gece uyumakta zorluk çekilir.


polenler

Sabah Saatlerinde Ev Havalandırılmamalıdır


Polen zamanlarında kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır. Ev içinde polen filtreli klimalar tercih edilmeli ve bu filtreler de devamlı temizlenmelidir. Böylece dışarıdan evin içine gelen polenler önlenmiş olur. Arabanın içinde geçen zamanlarda da camlar kapalı tutulmalıdır.


Çamaşırlar Dışarıda Kurutulmamalıdır


Yıkanmış olan çamaşırlara polenler yapışırlar. Bu nedenle çamaşırlarınızı dışarıda kurutmamanız gerekir. Eğer evcil hayvanlarınız varsa, alerji geçene kadar yatak odasına sokulmamalıdır. Çünkü hayvanların tüyleri de tıpkı insan saçı gibi dışarıdaki polen tozlarını toplamaktadır. Polen alerjisinin ortaya çıktığı aylarda solunumun tıkanmasına neden olan bazı faktörlerden uzak durmak gerekmektedir. Bu faktörler toz, sigara dumanı, boya kokusu, deterjan kokusu ve parfüm gibi etmenlerdir. Bu gibi durumlar, alerji şikâyetlerinin daha da artış göstermesine neden olmaktadır.

Polen alerjisi olanlar için tavsiyeler hakkındaki yazımızı burada noktalarken, yukarıda aktardığımız maddelerin çok işinize yarayacağını ve alerjiniz için en uygun arınma yöntemleri olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Diş Kırılması Neden Olur?

Diş kırılması neden olur? Sorusu diş kırılması sorunu yaşamış birçok insanın zamanı geldiğinde nedenlerini merak ettiği soruların başında gelir. Özellikle neden olduğu kötü görünümden dolayı diş kırılması sosyal yaşantımızı da bir süre olumsuz etkileyebilen ağız sağlığı sorunlarımızdandırlar. Özellikle bazı kişilerde diş kırılması dişin kaybedilmesi durumuna kadar gidebilmektedir.

Diş Kırılması Nedenleri

Diş neden kırılır? Sorusuna verilebilecek yanıtlardan bazıları sert yiyecekleri çiğnemek, gece dişleri gıcırdatmak ya da bruksizim hastalığı ve yaşa bağlı olarak dişlerin kırılması ilk olarak sayılabilir. Ancak diş kırılması nedenleri arasında girebilecek başka maddeler de vardır. Şimdi bu maddelere kısaca bakalım.
🔴 Diş sıkma ya da gıcırdatmadan dolayı oluşan basınç ve aşınma
🔴 Dolgulu diş sayısının fazla olmasının dişlerin sağlamlığına zarar vermesi
🔴 Şeker, buz, fındık gibi sert gıdaları ısırmak
🔴 Dişlerin bir kaza, kavga ya da spor yaparken çok sert bir darbe alması
🔴 Ağız içinde…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019