Ana içeriğe atla

Şekersiz Diyabet Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Yapılır?



diyabet hastalığı neden olur?


Çoğunlukla bayanların hamilelik dönemlerinde ortaya çıkan bir sağlık problemi olan şekersiz diyabet kişinin gereğinden fazla sıvı tüketmesine rağmen sürekli olarak susuzluk hissetmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda sık sık idrar yapma şeklinde de kendisini belli eden bu hastalığın oluşmasındaki temel neden vücut fonksiyonlarının düzgün bir şekilde çalışmasını sağlayan temel hormonların yeterli düzeyde üretilememesidir.

Hormonlarla ilgili yaşanan bu sorundan dolayı böbreklerin de işlevi bozularak şekersiz diyabet hastalığı meydana gelir. Bu hastalıkta doktorlar tarafından öncelikle kişinin idrara çıkma sıklığını düzenlemek ve susuzluğunu gidermek amacıyla bazı ilaçlar verilebilmektedir.


Şekersiz Diyabet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?



1. Şekersiz diyabet hastalığında görülen ilk belirtiler genellikle kişinin çok fazla su içtiği halde kendisini susuz hissetmesidir.

2. Ağız içinde nem dengesi bozulur ve dudaklarda kuruluk oluşur.

3. Bazı durumlarda kişi yediği yemeklerden herhangi bir tat alamaz ve koku duyusu da büyük ölçüde zayıflar.

4. Hastanın susuzluğunu bastırmak amacıyla sürekli olarak su içmesinden dolayı idrara çıkma sıklığı artar. Bunun yanında sıvı tüketimi az olsa bile kişi gereğinden fazla idrar yapar ve idrarda seyrelme meydana gelir.

5. Bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde farklı belirtiler gösteren şekersiz diyabet hastalığı bebeklerde uzun süreli ağlama nöbetlerine neden olur. Ayrıca bebeklerin ve küçük yaştaki çocukların sürekli olarak altını ıslatması ya da sık sık idrara çıkması da bu hastalığın habercisi olabilmektedir.

6. Bebeklerde ve çocuklarda vücut fonksiyonlarının bozulmasına bağlı olarak büyüme yavaşlar.

7. Bunların yanında yüksek ateş, mide bulantısı, böbreklerde ağrı, dilde beyazlama, kilo kaybı, kusma, ishal, kansızlık, ellerde ve ayaklarda soğukluk gibi belirtilerde meydana gelebilmektedir.

Şekersiz Diyabet Nedenleri Nelerdir?


Şekersiz diyabet hastalığı vücutta yaşanan bazı hormonal dengesizlikler ve fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak sıvı dengesinin sağlanamadığı durumlarda oluşmaktadır. Bunun dışında tüketilen sıvının böbrekler ve diğer dokular tarafından yeterli miktarda kullanılamaması ve düzgün bir şekilde depolanamaması da bu hastalığı tetikleyen diğer etkenlerdir. Normal şeker hastalığı gibi şekersiz diyabette de hastanın vücut yapısı ve rahatsızlığın boyutuna göre hastalığın türü belirlenmektedir. Kişiye yapılan bazı testler sonucunda şekersiz diyabet hastalığının türü net bir şekilde belirlenerek tedavi sürecine bu doğrultuda geçilmektedir. Bunların yanında çoğunlukla hamilelik döneminde de oluşabilen bu hastalık gebelik sonlandığında kendiliğinden geçebilmektedir.



diyabet

Şekersiz Diyabet Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?


Şekersiz diyabet hastalığında tedavi sürecine geçilmeden önce hastaya bir takım testler uygulanarak hastalığın türü belirlenmeye çalışılır. Eğer çıkan test sonuçlarına göre kişide merkezi bir şekersiz diyabet türü varsa bu durumda doktorlar hormon tedavisi uygulayarak hipofiz bezlerinin çalışma fonksiyonlarını iyileştirmeyi amaçlar. Hastaya verilen hormon takviyesi hipofiz bezlerinin işlevini düzenledikten sonra şekersiz diyabet hastalığının olumsuz etkileri büyük ölçüde azaltılabilmektedir. Nefrojenik şekersiz diyabet hastalığında ise, kişiye doktor tarafından tuz diyeti önerilerek hastalığın iyileşmesi sağlanmaktadır. Ayrıca günlük sıvı miktarının tüketilmesi sağlanır ve bazı idrar söktürücü ilaçlar verilerek vücutta ödem oluşumu önlenir. Bayanların hamilelik döneminde görülen şekersiz diyabet türünde ise sentetik hormon tedavisi yapılarak hastalığın iyileşme süreci hızlandırılır. Bu dönemde susuzluğun bastırılması amacıyla günlük olarak tüketilmesi gereken maksimum sıvı miktarı karşılanmalıdır. 

Çoğunlukla bu tip şekersiz diyabet hastaları doğum gerçekleştikten sonra eski sağlıklarına kavuşmaktadır. Tüm bunların yanında hangi tip şekersiz diyabet hastalığı olursa olsun bu hastalıkla mücadelede sağlık beslenme alışkanlığı, yeterli miktarda sıvı tüketimi, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak tedavi sürecine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Diş Kırılması Neden Olur?

Diş kırılması neden olur? Sorusu diş kırılması sorunu yaşamış birçok insanın zamanı geldiğinde nedenlerini merak ettiği soruların başında gelir. Özellikle neden olduğu kötü görünümden dolayı diş kırılması sosyal yaşantımızı da bir süre olumsuz etkileyebilen ağız sağlığı sorunlarımızdandırlar. Özellikle bazı kişilerde diş kırılması dişin kaybedilmesi durumuna kadar gidebilmektedir.

Diş Kırılması Nedenleri

Diş neden kırılır? Sorusuna verilebilecek yanıtlardan bazıları sert yiyecekleri çiğnemek, gece dişleri gıcırdatmak ya da bruksizim hastalığı ve yaşa bağlı olarak dişlerin kırılması ilk olarak sayılabilir. Ancak diş kırılması nedenleri arasında girebilecek başka maddeler de vardır. Şimdi bu maddelere kısaca bakalım.
🔴 Diş sıkma ya da gıcırdatmadan dolayı oluşan basınç ve aşınma
🔴 Dolgulu diş sayısının fazla olmasının dişlerin sağlamlığına zarar vermesi
🔴 Şeker, buz, fındık gibi sert gıdaları ısırmak
🔴 Dişlerin bir kaza, kavga ya da spor yaparken çok sert bir darbe alması
🔴 Ağız içinde…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019