Ana içeriğe atla

Grip Aşısı Yaptırmak Doğru mu?


grip aşısı acıtır mı?


Grip aşısı özellikle grip sezonunun başladığı sonbahar aylarında neredeyse herkes tarafından merak edilen soruları içeren bir konudur. Özellikle birçok kişi grip aşısı gerçekten faydalı mı? Diye düşünür ve aşıyı yaptırıp yaptırmamak konusunda emin olamaz. Birçok kişi de bu muallak durum yüzünden aşıyı yaptırmaz ve grip olmayı göze alır.

Grip aşısı yaptırmak doğru mu? Sorusu birçok doktor tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Bazı hekimler kesinle yaptırın derken bazıları ise asla yaptırmayın demektedir. Peki, hangi görüş doğru? Grip aşısı yaptıralım mı? Yaptırmayalım mı?

Bu soruları yanıtlayabilmek için önce grip aşısının ne olduğuna kısaca bir bakalım.



Grip Aşısı Nedir?

Grip aşısı denildiğinde aklımıza ilk gelmesi gereken gerçek anlamda grip virüsü olan influenza-B için geliştirilmiş olan aşı gelmelidir. Bilindiği üzere grip virüsü her yıl değişime uğradığı için aşılarda her yıl değişmektedir. Üç bileşenli olan aşılar son yapılan çalışmalarda gerçek grip üzerinde sınırlı etki göstermektedirler. Bu nedenle aşı yaptırırken içerisinde influenza-B’ye karşı da etkili olan dörtlü gribe karşı aşının yaptırılması daha uygundur. 



Grip Nedir?

En yaygın tanımıyla grip, akciğer ve burunda bulunan salgıların kişiden kişiye yayılmasıyla meydana gelen bir viral enfeksiyondur. Tıbbi anlamda grip denildiğinde, bu en yaygın tip olan influenza’ya karşılık gelmektedir. Grip akciğerlerde başlayan ve gelişen bir solunum enfeksiyonudur. Diğer virüslerin neden olduğu solunum enfeksiyonu da genelde ‘grip’ olarak adlandırılır; fakat bu doğru değildir. Çünkü genellikle grip, soğuk algınlığıyla da karıştırılabilmektedir. İnfluenza’nın neden olduğu grip yüksek ateş, halsizlik ve diğer solunum enfeksiyonlarından çok daha fazla vücutta ağrıya neden olur. Diğer grip virüsleri de bu belirtilere yol açarlar ancak şiddeti ve sıklığı daha azdır.

İnfluenza virüsleri tıbbi olarak A,B ve C tipi olmak üzere 3’e ayrılırlar. Tip A ve B neredeyse her kış yakalanılan solunum hastalığına neden olan salgınlardan sorumludur. Tip C ise genellikle çok hafif ve belirti vermeyen türdür. Tip C salgına da neden olmaz.   

Tip A gribi 2 ayrı alt tipe ayrılır. Bunlar ise (H) ve (N)’dir. H kendi içinde 16 tipe ve N’de kendi için 9 tipe ayrılır. En tehlikeli grip türü bu nedenle tip A’dır.

2009 yılında ortaya çıkan domuz gribi salgınına, surfas proteinleri temel alan yeni bir tip A virüsü olan H1N1 neden olmuştur. Bu gribe domuz gribi denmesinin nedeni ise yeni virüsün çok sayıda geninin Kuzey Amerika’daki domuzlarda oluşan grip virüslerine çok benzemesidir.


girp aşısı türleri


Kaç Tip Grip Aşısı Vardır?

Grip aşıları genellikle kalçadan ya da kol kasına iğne yardımıyla yapılır. Ayrıca 18-64 yaş aralığındaki kişiler, isterlerse, deri altına da iğne ile grip aşısı yaptırabilirler.
Grip aşıları grip virüslerine karşı üç ya da dört değerlidir.

Üç değerli grip aşıları;

Standart Doz Aşı:  Bütün alerjiler için onanmıştır.
Yüksek Doz Aşı: 65 yaş ve üzeri için onanmıştır.
Egg-free Rekombinant Aşı (Flublok): Hamileler ve 18 yaş ve üzeri için onanmıştır.
FLUAD: 65 yaş ve üzeri için onanmıştır. Göreceli olarak yeni bir aşıdır. Bağışıklık sistemini daha güçlü hale getiren yardımcı bir bileşeni içermektedir.


Dört değerli grip aşıları;

Dört Değerli Grip Aşısı: En az 6 aylık bebekler için onanmıştır.
Derialtına Aşı: 18-64 yaşları arasındaki kişiler için onanmıştır. Bu aşı kol kası yerine daha küçük bir iğne kullanılarak cildin altına yapılır.
Hücre Kültüründe Gelişen Virüsleri İçeren Dört Değerli Aşı: 4 ve üzeri yaşlar için onanmıştır.
Rekombinant Dört Değerli Aşı (Flublok): Hamileler ve 18 yaş ve üzeri için onanmıştır.


Grip Aşısının Faydaları Nelerdir?

Grip aşının faydaları birden fazladır ve aşağıdaki sıralanabilir:

►Aşı olan kişiyi çevresindeki diğer grip mikrobu taşıyan insanlardan korur.
►Özellikle çocuklar ve yaşlıların gripten dolayı hastaneye yatma riskini düşürür.
►Bebekleri, yeni doğanları, yaşlıları, kronik hastalığı olanları ve hastalıklara karşı zayıf insanları grip ve etkilerinden korur.
►Hamilelik dönemi ve sonrasında anneyi ve bebeğini, griple ilgili akut solunum enfeksiyonlarına karşı oluşan riski azaltır.
►Grip aşısı diyabet ve kronik akciğer hastalığı olan insanların hastanede yatma oranlarını ve kalp hastalarının majör kalp problemlerine yakalanma oranını düşürür.


Grip Aşısının Yan Etkisi Var mıdır?

Grip aşısı yan etkileri denildiğinde, çok nadir olmakla birlikte, bazı alerjik reaksiyonlardan söz edilebilir. Bunlar:

Solunum problemleri
Kurdeşen
Hırıltılı solunum
Ciltte solgunluk
Hızlı kalp atımı
Baş dönmesi

Bunun yanı sıra grip aşısının nadir görülen diğer bazı komplikasyonları ise;

Guillain-Barre Sendromu: Grip aşısının aşırı nadir görülen bir komplikasyonudur. Bu hastalık 1976 yılındaki domuz gribi aşısıyla ilişkili bazı durumlarda gelişen ateş, halsizlik ve sinir hasarıyla ilgilidir. Sadece bir araştırmada 1976’dan beri geliştirilmiş olan grip aşılarında Guillain-Barre Sendromu ile ilgili bazı bulgulara rastlanmıştır. Bu çalışmaya göre, bu sendromun görülme riski sadece bir milyonda 1’dir.


yumurta alerjisi ve grip aşısı


Yumurta Alerjisi Ve Grip Aşısı

Daha önceki yıllarda, grip aşılarından birine karşı ciddi reaksiyon durumu yaşamış olanlar ya da yumurtaya alerjisi olanlar, grip aşısı olmadan önce mutlaka uzman bir doktora danışmaktaydılar. Ancak 2017 yılında grip aşısı ve yumurta alerjisi çalışma parametreleri çalışma grubu JTFPP tarafından görevlendirildi. Buna göre, grip aşısı yumurta alerjisi olan insanlara da herhangi bir önleme gerek kalmadan verilebilmektedir.


Kimler Grip Aşısı Yaptırmamalıdır?

CDC’nin (A.B.D. Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi) önerisine göre yaşı 6 ayın üzerinde olan herkes her yıl grip aşısı yaptırabilir.

Grip aşısına karşı yaş, sağlık öyküsü ve grip aşısına karşı alerjiler aşının kullanılıp kullanılmamasından önemli faktörlerdir.

Aşağı sıraladığımız kişiler grip aşısı yaptırmamalıdırlar:

6 ayın altında yaşa sahip çocuklar
Antibiyotikler ve gelatin (tutkal-stabilizer)  gibi grip aşısı bileşenlerinden herhangi birine karşı şiddetli alerjisi olanlar
Daha önceki yıllarda bir grip aşısına karşı alerjik reaksiyon göstermiş olanlar
Guillain-Barre Sendromu’na daha önce yakalanmış olanlar
Kendini tam anlamıyla sağlıklı hissetmeyen insanlar grip aşısı yaptırmamalıdırlar.


Grip Aşısı Yaptırmak Doğru mu?

Grip aşısı etkili mi? Sorusu yukarıda yazdıklarımızdan sonra hâlâ tam olarak şüphelerinizi gidermediyse konuyla ilgili birkaç şey daha söylememiz gerekir.

Yukarıdaki bölümde grip aşısının, eğer yaş ve alerjik açıdan sorununuz yoksa, önerildiğini ifade etmiştik. Bu nokta da ilave edilmesi gereken önemli bir noktada da grip aşılarının %100 koruyuculuğa sahip olmamalarıdır. Çünkü grip virüsleri sürekli değişim halindedirler ve bu nedenle de grip aşısı olmanız asla grip olmayacağınız anlamına gelmemektedir. Ancak şunu da söylemek gerekir ki grip aşısı olan bir kişi grip olsa bile olmayan birine göre gribin komplikasyonlarının gelişme ihtimali daha düşüktür. Bundan dolayı da gribi çok daha hafif hatta ayakta bile geçirebilir.

Bundan dolayı özellikle hamileler, evde hasta bakanlar, yetişkinler ve 50 yaşının üzerindekilerin grip aşısı olmalarında fayda olabilir. Böylece grip aşısı yaptırmak işe yarıyor mu? Sorusuna da tekrar yanıt vermiş olduk.


Grip Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Grip aşısı için en uygun zaman grip sezonunun başladığı sonbahar dönemidir. Grip sezonu içerisinde, tabi grip olmadan önce, aşının herhangi bir zamanda yapılması hâlâ faydalı olabilir. Ancak daha ayrıntılı olarak bir zaman dilimi vermemiz gerekirse ekim ayının sonuna kadar grip aşısı olunmuş olmalıdır.

Kaynaklar

*
**
***

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Diş Kırılması Neden Olur?

Diş kırılması neden olur? Sorusu diş kırılması sorunu yaşamış birçok insanın zamanı geldiğinde nedenlerini merak ettiği soruların başında gelir. Özellikle neden olduğu kötü görünümden dolayı diş kırılması sosyal yaşantımızı da bir süre olumsuz etkileyebilen ağız sağlığı sorunlarımızdandırlar. Özellikle bazı kişilerde diş kırılması dişin kaybedilmesi durumuna kadar gidebilmektedir.

Diş Kırılması Nedenleri

Diş neden kırılır? Sorusuna verilebilecek yanıtlardan bazıları sert yiyecekleri çiğnemek, gece dişleri gıcırdatmak ya da bruksizim hastalığı ve yaşa bağlı olarak dişlerin kırılması ilk olarak sayılabilir. Ancak diş kırılması nedenleri arasında girebilecek başka maddeler de vardır. Şimdi bu maddelere kısaca bakalım.
🔴 Diş sıkma ya da gıcırdatmadan dolayı oluşan basınç ve aşınma
🔴 Dolgulu diş sayısının fazla olmasının dişlerin sağlamlığına zarar vermesi
🔴 Şeker, buz, fındık gibi sert gıdaları ısırmak
🔴 Dişlerin bir kaza, kavga ya da spor yaparken çok sert bir darbe alması
🔴 Ağız içinde…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019