Ana içeriğe atla

Homosistein Nedir? Neden Çok Önemlidir?


Homosistein Önemi



Homosistein kelimesini hayatınız ilk kez duyuyor olabilirsiniz. Fakat bu yazımızı okuduktan sonra doktorunuzdan homosistein seviyenizi içeren tahlil isteyeceğinizi söyleyebiliriz. Peki, nedir bu homosistein? Ve daha da önemlisi homosistein neden çok önemlidir? Hazırsanız başlayalım…


Homosistein, kanda yaygın olarak bulunan bir aminoasittir. Homosistein genellikle vücuda dışardan aldığımız gıdalardan geçer ve en çok da ette bulunur. Homosistein seviyesini bu kadar önemli yapan şey ise, homosistein seviyesinin yüksek olmasının kalphastalıkları ve felç açısından risk taşıdığımız anlamına gelmesidir.  Bunun altında yatan neden ise aslında homosisteinin, metabolizmamızdaki hasarlı ya da arızalı protein üretimi anlamına gelmesidir. Dolayısıyla yüksek homosistein seviyesi arızanın da yüksek olduğu anlamına gelmektedir.  

Şimdi bu seviyenin yüksek olmasının taşıdığı anlamlara biraz daha yakından bakalım.




Yüksek Homosistein Seviyesi Ne Anlama Gelir?

Yüksek homosistein seviyesinin arter duvarlarına zarar vererek kalp damarlarında plak oluşumuna neden olduğu düşünülmektedir. Yüksek seviyelerdeki homosistein ayrıca kandaki trombositleri etkiler ve pıhtı oluşum riskini arttırır. Fakat bu seviyenin yüksek olmasının kardiyovasküler hastalıklara neden olabileceği hususunda uzmanlar henüz ortak bir mutabakata varamamışlardır.  

Bunlara ek olarak, yüksek homosistein seviyesinin Alzheimer hastalığının görülme riskini ikiye katlayabileceğine yönelik olarak da bazı kanıtlar sunulmuştur.





Homosistein Neden Yükselir?

Peki, homosistein seviyesini neler yükseltir? Diye bir soru sorarsak verilebilecek yanıt çok açık nettir: Homosistein seviyesi, yapraklı sebzeleri ve meyveleri az tüketen ve normalden fazla hayvansal protein (et) yiyen insanlarda çok daha yüksek olma eğilimindedir. Öyle ki yapraklı sebzelerde bulunan folik asit ve diğer B Vitaminleri fazla homosisteinin vücuttan atılmasına yardımcı olan unsurlardır.


Tabi bu noktada önemli bir ekleme yapmak gerekir. Beslenmeyle homosistein seviyesinin yüksekliği bağlantısına ek olarak, homosistein vücudumuzda bir başka aminoasit olan metiyonin tarafından da üretilir. Metiyoninin temel fonksiyonlarından biri hücresel tepkimeler için metil gruplar sağlamasıdır. Bir metil grup, 3 hidrojen ve 1 karbon atomlarını meydana getiren kimyasal bir bölümdür. İşte bu aşamada bir metiyonin hücresel reaksiyon için bir metil grup oluşturduğunda, homosistein de oluşur.
Bu ilişki, kalp hastalıkları ve homosistein arasındaki tartışmanın devam ettirecek gibi görünmektedir.
Şimdi ise homosistein ile ilgili aklınıza gelebilecek bazı sorulara yanıtlar verelim.



Homosistein Yüksekliği Kalp Krizi Riskini Arttırır mı?

Bu konu hâlâ doktorların tam olarak emin olamadıkları bir durumdur. Tabi bunun yanı sıra birçok fitoterapist bu seviyenin yüksek olmasının kalp hastalığına neden olabileceğini söylemektedir. Ancak arter hasarı ile yüksek homosistein arasında bir ilişki olduğu da ortadadır. Bu nedenle homosistein seviyenizin olması gereken referans arağında olması sağlığınız için iyi olacaktır.



Homosistein Seviyemiz Kaç Olmalıdır?

Normalde Homosistein seviyesinin en fazla 15 µmol/L olması ifade edilir. Ancak birçok uzman bu oranın yüksek olduğunu ve en ideal aralığın 4.4-10.8 µmol/L arasında olması gerektiğini ifade etmektedirler.   


homosistein



Yüksek Homosistein Seviyesinden Nasıl Korunulur?

Homosistein seviyeniz yüksekse, bu seviyeyi normal aralığa çekmeniz sağlığınız için çok önemlidir. Korunmak için hem diyete başvurmalı hem de egzersiz yaparak hareketsiz yaşama en azından bir süre ara vermelisiniz. Ayrıca alkol kullanıyorsanız bir süre buna da ara vermeniz gerekecektir. Diyet yani beslenmenizle ilgili olarak nasıl beslenmeniz gerektiğini uzman bir doktorlar görüşmeniz yerinde olacaktır.



Yüksek Homosisteinin Konvansiyonel Tedavisi Nedir?

Burada konvansiyonel ile kastedilen geleneksel tedavi yöntemleridir. Sebze ve meyve ağırlıklı, folik asit ve B Vitaminleri açısından zengin besinler tüketerek homosistein seviyenizi düşürmenin dışında, bu seviyeyi düşürmek için herhangi bir tedavi yoktur.



Homosistein Seviyemi Nasıl Öğrenebilirim?

Homosistein seviyesi kan testlerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu test normalde rutin olarak yapılan bir test değildir. Ayrıca her hastanede de yapılmamaktadır. Bundan dolayı özel bir hastanede kendiniz talep ederek bu testi yaptırabilirsiniz.



B vitamini ve homosistein seviyesi



Yüksek Homosistein Seviyesini Başka Nasıl Düşürülebilirim?

Bunun için birçok uzman standart günlük beslenmemizin dışına çıkarak bazı vitaminler açısından ağırlıklı beslenmemizi önermektedirler. Bunlar B Vitaminleri, özellikle folat yönünden çok zengin bir kaynak olan yeşil renkteki sebzeler, portakal suyu ve fasulyedir. Ayrıca stresimizi de yönetmemiz ve kontrol altında tutmamızda oldukça önemlidir. Eğer bu vitaminleri gıdalardan alamıyorsak, doktorunuz tavsiye ederse, besin takviyelerinden de faydalanmak mümkündür.



Homosistein neden önemlidir? Sorusuna parça parça yanıtlarla genel bir cevap vermeye çalıştığımız makalemizin burada sonuna geldik. Eğer konuyla ilgili aklınıza herhangi bir şey takılırsa, ya da bir öneride/eleştiride bulunmak isterseniz, lütfen yorum bölümünde belirtiniz.  



Kaynaklar

*
**

Yorumlar

  1. Ben de çok et tüketiyorum ve derhal kontrol ettiricem :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Her zaman kontrol ettirmekte fayda vardır.

      Sil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Alkol Mikropları Öldürür Mü?

Alkol mikropları öldürür mü? Sorusu özellikle kamuya açık yerlerde tüpler halinde duran alkolü eline sıkan birçok kişinin aklına gelmiştir. Peki, gerçekten de alkol bakterileri öldürür mü? Buna değinmeden önce temizlik amacıyla kullanılan alkol türlerinin izopropil ve etil alkol türleri olduğunu hatırlatmakta fayda bulunmaktadır. Alkol genel olarak virüsler, mantarlar ve de bakteriler üzerinde etkili bir maddedir.  Ancak bu noktada bir ayrım büyük önem taşımaktadır. Bu ayrım, alkolün direnç eşiği yüksek bakteri sporları üzerinde yeterli etkiye sahip olmadığı gerçeğidir.

Bakteri sporları, bakterilerin üremesini sağlayan tohumsu yapılardır. Bakteriler spor haline, yaşama imkânı bulamadıklarında dönüşürler ve çoğalabilecekleri uygun bir ortam ya da canlı bir organizma bulduklarında tekrar çoğalırlar. Bakteriler bu şekilde her ortamda uzun yıllar mevcudiyetlerini koruyabilirler. Sonuç olarak, yazının başlangıcında sorduğumuz soruya şu yanıtı vermemiz gerekir: Alkol bakteri ve virüslere kar…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019