Ana içeriğe atla

Dünyanın En Ölümcül Salgını: İspanyol Gribi

İspanyol Gribi Nedir


Dünyanın en ölümcül salgını olan İspanyol gribi, I. Dünya Savaşı’nın henüz devam ettiği bir yıl olan 1917 yılında Avusturya’da başlayan insanlık tarihinin en fazla can alan salgınıdır. Salgına, Avusturya’da başlamasına rağmen, “İspanyol Gribi” adı verilmesinin nedeni o dönemde birçok devlet bu salgını kendi halkından saklarken, salgının sadece İspanya’da medya üzerinden halka duyurulması salgının bu adı almasına neden olmuştur.


İspanyol gribi öylesine çok insanın ölümüne yol açmıştır ki yapılan bazı çalışmalarda I. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden insan sayısından daha fazla insanın İspanyol gribi neticesinde öldüğünü ortaya koymaktadır. İspanyol gribi, yaklaşık olarak 1,5 yıl sürmüş ve bu süre zarfında 50-100 milyon arasından insanın hayatına mâl olmuştur.  Dünya tarihinin ilk büyük salgını sayılan bu grip salgını, ilk yayılmaya başladığında bazı hayvan türlerinden insanlara bulaştığı sanılmış, ancak salgının hava yoluyla insandan insana geçtiği çok geçmeden anlaşılmıştır. Bazı tarihi kaynaklarda ise salgının 1918 yılında A.B.D.’de, bazı kaynaklarda ise aynı yılda Çin’de başladığı iddia edilmektedir. Ancak kesin olan şu ki o sırada yaşanmakta olan I. Dünya Savaşı salgının tüm dünyaya yayılmasında etkili olmuştur. Salgın Avrupa’nın ardından Amerika ve Asya kıtalarına da hızla yayılmıştır. Hatta birçok izole haldeki yerleşim birimi bile salgından etkilenmiştir.


İspanyol Gribi Virüsü
Gribin hızla yayılması başta A.B.D. olmak üzere dünyanın farklı noktalarında maske kullanımının yaygınlaşmasına neden olmuş ve insanlar salgın hastalık korkusundan sokaklarda bile maske ile gezmeye başlamışlardır. 1922 yılının sonbaharında hastalık maske kullanımı sayesinde düşüş eğilimine girmiştir. Hastalığın düşüşe geçmesi, zaten maske takmaktan bıkan insanlar için de bir mazeret olmuş ve birçok kişi maske takmadan yeniden toplu alanlara girmeye başlamıştır. Bunun ardından salgın yeniden hızla yayılma eğilimine girmiştir. Hastalığın özelikle A.B.D.’de yeniden yayılmasından ötürü, kalabalık toplantılar düzenlemek ve dükkânların saat yediden sonra açık tutulması yasaklanmıştır. Hatta ölenler için toplu cenaze töreni düzenlenmesi bile yasaklanmıştır.



Geçmişten Günümüze En Ölümcül 10 Salgın Hastalık



İspanyol Gribi Virüsü
İspanyol gribinin belirtileri ise şöyledir: Yüksek ateş, nefes alıp vermede zorlanma, halsizlik, eklem ve kas ağrılarıdır. İspanyol gribinin etkisi özellikle A.B.D.’de ortalama ömür üzerinde şiddetli bir etki göstermiştir. Grip virüsü, daha önceki yıllarda yaşanan grip salgınlarıyla kıyaslandığında %2.5 öldürme oranıyla yüksek bir öldürme oranına sahipti. 1918 yılı öncesinde zaatürre ve gripten ölenlerin oranı %0.1 iken, 1918’de İspanyol gribinde bu oranın %2.5 olması İspanyol gribinin daha önceki salgınlardan 20-25 kat daha öldürücü olduğunu anlamak için yeterlidir. İspanyol gribi çocuklardan daha çok 20-50 yaş aralığındaki yaş grubu üzerinde daha öldürücü olmuştur.



İspanyol Gribinin Tarihçesi

1918 grip salgını ya da bilinen adıyla İspanyol Gribi’nin nedeni I. Dünya Savaşı değildir. Ancak yakın mesafelerdeki askeri birlikler ve büyük askeri birliklerin hareketleri tarihin en ölümcül salgını olan 1918 grip salgınını hızlandırmasının yanı sıra gribin geçirdiği mutasyon miktarını da artırmıştır. Bu mutasyon ise virüsün olduğundan daha öldürücü hale gelmesine sebep olmuştur. Kısaca özetlersek, I. Dünya Savaşı İspanyol Grip salgınının nedeni olmasa bile, gribi yayılma ve öldürücülüğünü artırıcı etki yapmıştır.

I. Dünya Savaşında savaşan askerlerin yoğun savaş stresi altında olmaları, yetersiz beslenme ve kimyasal saldırılar askerlerin bünyesini daha da hassas hale getirmiş ve bağışıklık sistemlerinin aşırı zayıflamasına neden olmuştur. Savaşta yaralanan ya da terhis olan askerler ülkelerine döndüklerinde, kendileriyle birlikte ölümcül bir misafiri de ülkelerine sokmuşlardır: H1N1 Virüsü nam-ı diğer dünya tarihinin en büyük grip salgını olan İspanyol Gribi. 
  
Dünyada ilk İspanyol Gribi vakası 1918 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin Kansas Eyaletinin Haskell County şehrinde görülmüştür. İlk hasta vakası bu şehirde 4 Mart 1918’de rapor edilmiş ve 11 Mart öğlenine kadar 100’ün üzerinde asker hastaneye kaldırılmıştır. Günler içinde kamplarda kalan 522 erkekte de hastalığın görüldüğü rapor edilmiş ve neticede İspanyol Gribi, 11 Mart 1918’e kadar New York Eyaletinin Queens kentine ulaşmıştır.

1918 Ağustos ayında gribin daha da öldürücü olan bir türü Britanya, Fransa, Sierra Leone ve A.B.D. gibi ülkelerde görülmeye başladı. I. Dünya Savaşına katılan ülkeler bu grip salgınına İspanyol Gribi adını vermişlerdir. Bunun nedeni, İspanya savaşa katılmadığı için salgınla ilgili basına sansür uygulamayarak gerçekleri halkından gizlememiştir.


1918 gribi ilk nerede başladı


İspanyol Gribi Ölümleri

1918-1919 arasındaki İspanyol Gribinin neden olduğu küresel ölüm oranı tam olarak bilinmemekle birlikte, grip virüsünün bulaştığı kişilerin, tahmini olarak, %10 ile %20’sinin yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir.

Virüs bahsi geçen yıllarda dünya nüfusunun 3’te 1’ine bulaşmış ve vaka ölüm oranına göre tüm dünya nüfusunun %3 ile %6 arasında bir popülasyonun ölümüne neden olmuştur.

Bu küresel grip salgını ilk 25 haftada 25 milyondan çok insanın ölmesine neden olmuştur. Günümüzde yapılan tahminlere göre ise salgın 50-100 milyon insanın yaşamına mâl olmuştur.

İspanyol Gribi Dünyanın her hemen her yerinde can almıştır. Hastalık Hindistan nüfusunun %5’i kadarını, yani 17 milyondan daha fazla insanın ölmesine neden olmuştur. Japonya’da ise virüsten 23 milyon insan etkilenmiş ve 390.000 kişi ölmüştür. Britanya’da 250.000, Fransa’da 400.000, Amerika’da ise 500.000-675.000 arasında insan hayatını kaybetmiştir.

Yorumlar

  1. İspanyol gribini hep filmlerde falan duyardım ama adının sebebini yada detayını bilmezdim. Sayenizde öğrenmiş oldum. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize. Biz teşekkür ederiz. İyi Okumalar.

      Sil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019