Ana içeriğe atla

Muzun Faydaları

Muzun Yararları Nelerdir
Muzun faydaları üzerine konuşmadan önce muzun temel bir beslenme ve iyi bir vitamin kaynağı olduğunu ifade etmek gerekmektedir. Bu dışı sarı kabuklu meyve, her yaştan insanın damağına hitap eden ve tüm yıl boyunca manav ve marketlerde bulunan bir besindir. Muz, temel besleyici öğeler ve vitaminler açısından şüphesiz oldukça zengin bir besindir. Yapılan bazı araştırmalarda muzun depresyon, adet öncesi sendromu ve mevsime bağlı duygusal rahatsızlığın tedavisine yardımcı olduğu iddia edilmektedir. Bu iddialarla ilgili olarak henüz bir kanıt olmasa da, sözü edilen hastalıklardan muzdarip olan çok sayıda insanın beslenmelerinde düzenli olarak muza yer vermeleri sayesinde hastalıklarında düzelme olduğu da ifade edilmektedir.

Muz, adını Roma İmparatoru Agustus’un milattan önce 63’ten 14 yılına kadar egzotik Afrika meyvelerini yetiştirmesi için görevlendirdiği fizikçisi Antonius Musa’nın adından alan “Musa acuminata” ailesinin bir üyesidir. Bu dönemde birçok farklı coğrafyaya yayılan muz yetiştiriciliği günümüzde de hâlâ sürmektedir. Muz B6 vitamini, C vitamini, potasyum ve gerekli liflere sahip bir meyvedir.

Muzun Faydaları

Muzun faydaları üzerine en büyük mitlerden biri günde bir taneden fazla tüketilmesi halinde potasyum seviyesinin aşırı derecede yükseleceğidir. Ancak bu iddia gerçek değildir. Bir adet muz 400 mg. civarında potasyum içerir. Bu oran insan vücudunun günlük ihtiyacı olan potasyumun %10-20’si kadarını karşılamaktadır. Yani günde bir muz tüketmek hiçbir şekilde kandaki potasyum seviyesinde doz aşımına sebep olmaz.  Şimdi muzun faydalarına maddeler halinde değinelim.

  • Muz, yüksek enerji değerlerine sahiptir ve iştahsızlık sorunu olan kişiler için oldukça faydalı bir meyvedir.
  • Muzda lif oranı çok yüksektir. Bu nedenle kabızlık sorunu olanların bu sorunlarını azaltmaya yardımcı olur.
  • Vücut tarafından serotonine dönüştürülen amino asit triptofan içerir. Serotonin, vücuttaki hastalıkların ve depresyonun tedavisine yardımcı olmasıyla ünlüdür.
  • Muz, çeşitli kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltmasının dışında tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olan potasyum ve magnezyum içerir.
  • Yapılan bazı bilimsel araştırmalarda muzun mide ülserine karşı etkili olduğu keşfedilmiştir. Araştırmada protez inhibitörü olarak bilinen ve midedeki zararlı bakterilerle savaşmaya yardımcı olan bir bileşenin muzda bulunduğu ortaya çıkarılmıştır.
  • Muz, vücudun hemoglobin fonksiyonlarına yardımcı olan demir açısından da oldukça zengindir. Bu yüzden muz, kansızlık hastalığından muzdarip olanlar için ideal bir meyvedir.
  • Muz, sigarayı bırakmayı deneyen insanlara da gerçekten yardımcı olan bir meyvedir. Sigarayı bırakan bir kişinin nikotin seviyeleri zamanla düşer. Muzda bulunan B6 ve B12 vitaminleri vücudun dengesini korumasını sağlar ve kandaki nikotin çekilmesi belirtilerinin etkilerini azaltır.
  • Thestar, Singapur tabanlı üroloji uzmanları, tarafından yapılmış bir araştırmaya göre, erkekler 3 günde bir düzenli olarak muz yiyerek doğurganlıklarını arttırabilirler.
  • Yapılan bazı araştırmalarda, sivrisinek ısırıklarının olduğu bölgeye muz kabuğu uygulayan insanların kaşıntı ve şişliklerinde azalma olduğu anlaşılmıştır.

Sorumluluk ReddiBu makale yalnızca bilgi vermek amacıyla yazılmıştır ve uzman bir tıbbi tedavinin yerine geçme amacını gütmemektedir. Sağlık sorunlarınız için lütfen uzman bir hekime gidiniz.  



     

Yorumlar

  1. Merhaba, ben muzun bu kadar faydalı olduğunu hele de demir eksikliğine faydası olduğunu bilmiyordum. Çok az muz tüketen bir insanım ama okuduklarımdan sonra gidip alayım dedim. Sigarayı yeni bırakan bir abim var sanırım o da mutlu olacak. Yazınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Yardımcı olabildiysek ne mutlu bize... Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019