Ana içeriğe atla

Lotus Doğum Nedir?

Lotus Doğum Nedir?
Lotus Doğum Nedir?

Bebeği plasentadan ayırmadan ve göbek kordonunu kesmeden yapılan doğumdur. Bebek anne karnındaki gibi bütünüyle çıkartılır, yani bebek kordon ve plasenta ile birlikte anne karnından alınır veya doğar. Bebek dünyaya geldikten sonra da bir süre kordon ve plasenta ile birlikte yaşar. Lotus doğumun çıkış kaynağı hinduiz’me dayanır. Bu şekilde doğumdan sonra bebeğin doğası bozulmayarak bebekte oluşabilecek enfeksiyon ve yara oluşumunun önüne geçilmiş olunur. 
Lotus Doğum Bebekleri Neden Ağlamaz?

Bebeklerin doğumdan sonra ağlama sebebi, kordonun kesilmesi ile oksijen azalmasına bağlı panik halidir. Kendileri için gereken oksijeni sağlamak için bütün güçleri ile ağlarlar. Oysaki lotus doğum bebekleri ağlamaz, çünkü plasenta ve kordondan ayrılmayan bebek, doğumdan sonra birkaç dakika daha plasentadan oksijen alır, bu arada nefes alma yeteneğini kazanma vakti olur ve yaşama yumuşak bir geçiş yapar, bu nedenle de ağlamasına gerek kalmaz.  
Bebeğin Göbek Bağı Neden Kesilir?

Hastane ortamında doğan bebek, işlemin bir an önce bitmesi ve doktorların diğer hastalarla ilgilenebilmeleri açısından pratik olan seçilir ve göbek bağı kesilir. Ayrıca bebeğin plasenta ile taşınmasının ve bakımının zorlukları açısından da tercih edilir. Aslında doğumun doğasında göbek kordonunun kesilmesi değil, kuruyarak kendiliğinden kopması vardır.  
Lotus Doğumda  Ve Sonrasında Göbek Kordonunun Korunması Nasıl Olur?

Kök hücresinin bulunduğu kordon, tamir etme yeteneğinden dolayı oldukça kıymetlidir. Bebeğin doğumunu ardından plasenta temiz bir beze sarılarak keseye konur. Ağzı açık bırakılan kese bebeğin ve annenin hizasına gelecek şekilde bir yere konumlandırılır. Hava ile temas eden kordon çok kısa sürede kurur ve düşer. Bu sırada bebeğin plasentasını da biberiye ve lavanta gibi bitkilerle korumak gerekir. Plasentanın üstüne deniz tuzu serpiştirilir ise kuruma daha çabuk ve kokusuz olur. Lotus doğum bebekleri bu sürede dikkatli bir şekilde yıkanabilir.  Kordonun ıslanmasının bebek sağlığı açısından hiçbir sakıncası yoktur. Plasenta bebekle aynı ısıda tutulmaya devam edilmelidir. Ancak bu şekilde bebeğe hormon ve kan akışı sağlanır. 
Lotus Doğumun Yararları Nelerdir?

Lotus doğum bebekleri doğum sırasında çok az efor harcarlar, buda dünyaya adaptasyonlarını hızlandırarak kolaylaştırır.
Bebeklerin ilerleyen yıllarda metabolizması güçlü ve hızlı olur.
Diş çıkarma dönemleri çok daha rahat geçer. Ayrıca diğer bebeklerden daha sağlıklı olurlar.

Lotus Doğuma Uygun Doğum Yöntemi Hangisidir?

Lotus doğum için en uygun yöntem suda doğumdur. Ancak normal doğum, erken doğum  ve sezaryende de lotus doğum şansı vardır. Doğum anında plasenta, bebek ile birlikte doğurtulduğu sürece problem yoktur. 

Yorumlar

  1. Cok ilgiç bir bilgi. Böyle bisey olduğunu bilmiyodum. Bu faydalı bilgi ıçin tesekkur ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize. Biz teşekkür ederiz.

      Sil
  2. Eskiden hiç böyle şeyler yoktu. 2 çocuğumda sezaryan ile doğdu. Bakalım teknoloji bize daha neler gösterecek.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019