Ana içeriğe atla

Papatya Çayının Faydaları

Papatya Çayının Faydaları
Papatya çayının tarihi antik Mısır’a kadar uzanmaktadır. Eski Mısır’da papatya çayı tanrılara sunulan bir içecekti ve Mısır halkı bu bitkiyi hastalıkları iyileştirmek ve ölüleri mumyalamak için kullanmaktaydı. Erken Roma döneminde ise, papatya çayı bir içecek formu olarak tüketilmiş ve hatta tütsü olarak kullanılmıştır.

Antik Yunan döneminde ise güneş çarpması, ateş ve karın ağrısı gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır. 1600’lü yıllarda ise bu bitki uykusuzluk, asabilik, romatizma ve sırt ağrılarını iyileştirmek amacıyla kullanılmıştır. Papatya bitkisi ‘bitkisel doktor’ olarak bilinmektedir. Çünkü eğer papatya bitkisi ölmekte olan ya da nesli tükenmekte olan herhangi bir bitkinin yanında ekilirse, ölmekte olan bitki bir hafta içinde iyileşmeye başlar ve normal şekilde gelişimine devam eder.

Papatya Çiçeği
Papatya sözcüğü Yunanca bir sözcük olan ve bileşikgillerden otsu bitki anlamına gelen “papadia kelimesinden gelmektedir. Papatya çiçeğinin merkezinde yer alan sarı bölge, çay olarak kullanıldığında aromatik bir lezzet vererek çayın elma gibi kokmasını sağlamaktadır. Papatya, dünyanın tamamında yetişen bir bitkidir fakat en iyi papatyalar Mısır’daki Nil Nehri Vadisinde yetişmektedir. Papatya yenilebilir bir çiçektir ve hatta salatalar ya da sıcak ya da soğuk olarak hazırlanmış içeceklerde de tüketilebilmektedir.    

Papatya Çayının Hazırlanışı

Öncelikle bir cezveye bir miktar su koyun ve kaynatın. Su kaynamaya başladığında cezveye 3 çay kaşığı kadar papatya ilave edin ve ocağı kapatın. Ocağı kapattıktan sonra demlenmesi için cezvenin üzerini bir kapakla kapatıp 3-4 dakika kadar bekletin. Sonrasında çayınızı bir bardağa alıp içebilirsiniz. Afiyet olsun.
Papatya çiçeği

Papatya Çayının Faydaları
Papatya çayı yüzyıllardır bazı hastalıkların tedavisinde sıkça kullanılan şifalı bir bitkidir. Tıbbi özellikleri oldukça fazla olan bu bitki genellikle yatmadan önce tüketilmektedir. Papatya çayının faydaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Rahatlatıcı Ve Uyku Getirici: Papatyada bulunan triptofan etkili bir uyku getiricidir. Bu yüzden çok sayıda insan bu çayı yatmadan önce içmektedir. Bu çay bazı hastanelerde hastaları yatıştırmak ve rahatlatmak amacıyla verilmektedir. Bu çaydan ayrıca insomnia, depresyon ve anksiyete gibi rahatsızlıkların neden olduğu kaygı bozuklarının etkisinin azaltılmasında da yararlanılmaktadır.

Kas Gevşetici: Antik Mısır’da bu çay Mısırlılar tarafından adet sancılarını dindirmek amacıyla kullanılmaktaydı. Birçok araştırmacı bu çayın kas spazmlarını azaltan, idrardaki glisin seviyesini yükselttiğine inanmaktadır. Bu çay, rahmin dışında, vücuttaki kas kasılmasını önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu sayede, mide krampları ve mide bozulması tedavisinde de oldukça etkilidir.

Ateş Ve Soğuk Algınlığı: Bu çayın buharının içe çekilmesi, burun ve akciğer tıkanıklığının azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Ilık papatya çayı, düzenli olarak içilmesi durumunda, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına ve vücut ağrılarına iyi gelmektedir

Kozmetik Kullanımı: Papatya çayı, özellikle sarı saçlı kişilerde, banyo sonrasında papatya çayının suyuyla saçlar durulanırsa saçlara doğal bir parlaklık verir. Eğer kınayla karıştırılıp uygulanırsa, siyah saçlara doğal bir parlaklık verir. Ayrıca bu çay cilt alerjilerini ve akneleri azaltmakta da sıkça kullanılmaktadır.

Cilt Hastalıkları: Temiz bir sargı üzerine soğutulmuş papatya çayının dökülmesi ve sonrasında yanık bölgeye uygulanması, ağrılarının azaltılmasına yardımcı olur. Cilt tahrişi ve alerjiler de bu çayı tüketerek tedavi edilebilir. Ayrıca bu bitkinin mantar önleyici özelliği olduğu için, çaya bir top pamuk daldırılarak mantar enfeksiyonu olan bölge tedavi edilebilir.

Papatya Çayının Yan Etkileri


Papatya çayını kullanmadan önce bu çaya alerjiniz olmadığından emin olun. Papatya çayı kanarya otu ailesinin bir üyesidir. Bu yüzden eğer kanarya otuna alerjiniz varsa, bu çayın tüketiminden kesin bir biçimde kaçınılmalıdır. Papatya çayı özellikle hamile ve bebek emziren annelere tavsiye edilmemektedir. Daha da ötesinde, astım hastalarının da bu çaydan kesinlikle uzak durmaları tavsiye edilmektedir. Papatya, kan sulandırıcı özelliğe sahip olduğu için, kan sulandırıcı ilaç kullananların da bu çayı kullanmamaları önerilmektedir.

Eğer siyah çayın faydalarını merak ediyorsanız, şu yazımızı da okuyabilirsiniz.      

Yorumlar

  1. Merhaba, bir arkadaşım papatyayı kaynatıp suyu ile saçları duruladıktan sonra bir süre güneşlenildiğinde saç renginde gözle görülür bir açılma olacağını söylemişti.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar, doğrudur papatya çayının suyu saçlara canlılık ve parlaklık verir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…

Uykuda Panik Atak Neden Olur?

Panik ataklar korku ve endişenin baskın olduğu yoğun duygu boşalımlarıdır. Bu ataklar sıklıkla zorlu duygular, rahatsız edici düşünceler ve ölüm korkusu olarak kendilerini dışa vururlar. Örneğin, panik atak başladığında bir kişi aniden çok sinirli ve endişeli hareketler yapmaya başlayabilir.
Bununla birlikte panik atak sırasında terleme, göğüs ağrısı, kalpte çarpıntı ve baş dönmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkması da yaşanan korku durumunu daha kötü hale getirir ve panik atağın tam anlamıyla yaşanmasına neden olur.
Panik atak sırasında birçok insan kendini kaybetme hissi olarak tarif ettikleri durumu yaşar. Bunu panik atak geçiren kişiler genellikle sanki ruhun bedeni terk etmesi gibi bir durum ya da kendine yabancılaşma olduğunu ifade ederler. Bu da panik atak sırasında ölüme yakın hislerin yaşandığını kanıtlamaktadır.

Uykuda panik atak geçirmek ise gündüz geçirilen panik atağa benzer. Gece uykuda panik atak belirtileri arasında anide yüks…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019