Ana içeriğe atla

Diş Nasıl Fırçalanmalıdır?

doğru diş fırçalama teknikleri
Diş nasıl fırçalanmalıdır? Sorusu her ne kadar ilk duyulduğunda garip bir soru gibi görünse de aslında diş sağlımız açısından çok önemli bir sorudur. Bunun nedeni, diş fırçalama yöntemleri açısından değerlendirildiğinde birçok kişinin çocukluğundan beri dişlerini yanlış şekilde fırçalamasından kaynaklanan diş çürüğü oluşumları ve diş sağlığıdır. Unutmamak gerekir ki ağız ve diş sağlığının temeli düzenli ve günde en az iki kez doğru teknikle dişlerin fırçalanmasından geçmektedir. Bunun yanı sıra dişlerimizi doğru diş fırçalama tekniği ile fırçalayarak diş çürükleri, diş eti çekilmesi ve tartar oluşumu gibi sağlık sorunlarının da önüne geçmiş oluruz.

Peki, çoğu kez günlük yaşamın temposu içerisinde ya yeterince önem verilmeyen ya da üzerinden hızla geçilen doğru diş fırçalama tekniği nedir? Şimdi bu konu üzerinde daha detaylı olarak durarak konuya maddeler halinde değinelim.

  • İlk olarak dikkat edilmesi gereken noktaların başında nasıl bir diş fırçası seçmemiz gerektiği konusu gelmektedir. Diş fırçası seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, fırça üzerinde yeterli sayı ve sıklıkta kıl olması ve fırçanın üzerindeki kılların yumuşak olmasıdır.

  • Doğru diş fırçasını seçtiysek şimdi sıra fırçanın üzerine küçük bir miktar diş macunu koymaya geldi. Diş macunlarının büyük bölümünde florür bulunmasından dolayı, diş fırçalarımızın üzerinde bolca değil de küçük miktarlarda diş macunu sürmeliyiz.

  • Diş fırçalarken dikkat etmemiz gereken önemli noktalardan biri ise, diş fırçamızı dişimize doğru açıyla temas ettirmektir. Bu açı, 45 derecelik bir açıdır. Bunu tarif etmek gerekirse, diş fırçamızın sapının yanağımıza paralel değil de bir miktar aşağı yönde olmasını örnek verebiliriz. Böylelikle, diş fırçası üzerindeki kıllar hem dişlerimize hem de diş etlerimize temas ederek her ikisinin de temizlenmesini sağlayacaktır. 
    Doğru diş fırçası nasıl seçilir

  • Arkadaki dişlerimizi fırçalarken, diş fırçamızı aşırı bastırmadan diş yüzeyi üzerinde soldan sağa ve tekrar sağdan sola, adeta yemek artıklarını süpürürcesine, dişlerimizi fırçalamalıyız.

  • Arka dişlerin yanağımıza bakan kesimlerini de nazikçe temizledikten sonra, diş fırçalarken ki en önemli adım olan ön dişlerin fırçalanmasına geçilmelidir. Bunun nedeni, ön dişlerin arasındaki bölgelerde boşlukların olma ihtimalinin arka dişlere göre daha yüksek olmasıdır.

  • Ön dişlerimizi fırçalarken aşırı baskı uygulamadan fırçalamamız gerekir; çünkü ön dişlerimizde aşınma arka dişlerimize göre daha fazladır.  Ön dişleri fırçalarken doğru teknik, fırçalamaya ön dişlerimizin üst diş etiyle birleştiği en üst nokta ile alt dişlerimizin diş etiyle birleştiği en dip nokta arasında fazla bastırmadan fırçalamaktır. Bu şekilde plaklar diş eti çizgimizden uzaklaşmış olacaklardır. Ayrıca diş eti kanaması veya diğer diş eti hastalıklarının da oluşumu önlenmiş olacaktır.

  • Son olarak, dişlerimizi fırçalarken diş etlerimize de masaj hareketleri yaparak dişlerimizi fırçalamamız gerekir. Bu hareket, basınç uygulamadan yukarı aşağı ve dairesel hareketlerle dişlerimizi fırçalamaktır. Bu hareketler diş etlerimizdeki kan dolaşımının düzenlenmesine de katkı sağlayarak diş etlerimizi daha sağlıklı hale getirir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Krizantem Çayının Hazırlanışı ve Faydaları

Krizantem çayı krizantem çiçeğinin demlenmesinden elde edilen bir çaydır. Bu çay kalsiyum, beta karoten, demir, magnezyum, niyasin, potasyum, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Krizantem çayının faydaları, eski zamanlardan beri geleneksel Çin tıbbında da kullanılmıştır. Şimdi hep birlikte krizantem çayının hazırlanışı ve faydalarına daha yakından bakalım. 
Krizantem Çayının Hazırlanışı
Krizantem çayının hazırlanışı çok kolaydır. Buna ek olarak, çayı hazırlamak için gerekli olan malzemeleri de aktarlardan ya da marketlerden temin etmek mümkündür.
Malzemeler
50 gr. kurutulmuş krizantem çiçeği500 ml. Su2-3 çay kaşığı bal, yapay tatlandırıcı ya da şeker

Hazırlanışı
Bir demliğin içine bal, krizantem çiçeği ve su koyunSuyu iyice kaynatın ve su kaynadıktan sonra yarısını dökünArdından biraz soğumaya bırakın. Demlik oda sıcaklığına geldiğinde çayınız içime hazır hale gelmiş olacaktır. Afiyet olsun.

Krizantem Çayının Faydaları

Krizantem çiçeğinden yapılan bu çay çok sayıda hastalığa …

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019