Ana içeriğe atla

Elektronik Sigara Zararlı mıdır?

elektronik sigara nedir
Elektronik sigaranın zararları konusu belki de son birkaç yılın en sık sorulan sorularından biridir. Dünyada ve ülkemizde gittikçe yaygınlaşan elektronik sigara kullanımı bir anlamda sigarayı bıraktırma amacından uzaklaştırılmış ve kendi içerisinde ayrı bir bağımlılar grubu oluşturmuştur. Yapılan çalışmalar, gerek internette gerekse de diğer yazılı ve görsel medyada normal sigaradan daha güvenli olduğu ifade edilen bu ürünlerin aslında iddia edildikleri kadar da masum olmadıklarını göstermektedir. Peki, iddia edildiği gibi gerçekten de elektronik sigaralar sağlığa zararlı mıdır?

Elektronik Sigara Nedir?

E-sigara da denilen elektronik sigaralar ya da elektronik nikotin gönderme araçları aerosolün içe çekilmesi yoluyla insanlar tarafından kullanılan ve pille çalışan, genellikle nikotin ve çeşitli aromalar içeren (ki içermeyenleri de vardır) cihazlardır. Bu cihazlar aynı zamanda günlük hayatta kullandığımız USB bellekleri ya da dolma kalemleri de şekil olarak andırmaktadırlar.

Elektronik Sigara Nasıl Çalışır?

Elektronik sigaralar 4 farklı parçadan oluşmaktadır. Bunlardan ilki içine sıvı haldeki aroma, nikotin ve diğer kimyasalları alabilen kartuş bölümüdür. İkinci parça atomizerdir. Üçüncü parça güç kaynağı yani pildir. Son parça ise ağızlık bölümüdür.
Çoğu elektronik sigara bataryadan aldığı ısıyla ilk çekimi sağlar, öyle ki bu aşamada kartuşun içindeki sıvı karışım buharlaşır ve kişi aerosolü içine çekerek elektronik sigarayı kullanır.

Elektronik Sigara Sağlığa Zarar Verir mi?

Elektronik sigara üreticileri katranın yanı sıra geleneksel tütün ürünlerinde tütünün yanmasından dolayı üretilen kanser yapıcı bileşenlerin sağlık için en zararlı içerikler olduğunu ve bu maddelerin elektronik sigaralarda bulunmadığını iddia etmektedirler. Fakat genellikle elektronik sigara kullanımındaki nikotinin solunmasıyla ilişkili olan sağlık risklerinden çoğunlukla söz edilmemektedir. Elektronik sigaralar propilen glikoldeki çözünmüş nikotini içermektedirler. Nikotin, doğası gereği aşırı bağımlılık yapıcı bir maddedir ve kalp ve akciğerler gibi hayati organlar üzerinde olumsuz fizyolojik etkilere sahiptir. Bu nedenle FDA yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, elektronik sigaraları ilaç dağıtım cihazları kategorisinde tanımlamaktadır.

Elektronik sigaraların güvenilirliği ile ilgili olarak yapılmış çalışmalarda bazı markalar tarafından önerilen e-sigaralarda nitrozamin ve dietilen glikol var olduğu saptanmıştır. Bu kimyasallar insanlarda temel sağlık risklerinin ortaya çıkmasına neden olabilirler. Ayrıca etiketlerin üzerinde belirtilen nikotin miktarları da güncel nikotin miktarıyla tam olarak örtüşmemektedir. Bu sigaralarda tat veren ya da aroma tadı veren ajanların kullanımı, genç kitleleri hedefleyerek satışları arttırmak için kullanılan bir pazarlama yöntemidir. Hatta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sigarayı bırakma cihazı olarak elektronik sigaraya kitlelerin yönlendirilmesini durdurmak için üretici ve pazarlamacılara yönelik olarak bir yönerge yayımlamıştır. Elektronik sigaraya ilişkin en büyük sorunların başında nikotin bağımlılığına sebep olması ve kullananlarda “nikotin zehirlenmesi” olarak bilinen sağlık sorunları vakalarında artışa neden olabilecek olmasıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019