Ana içeriğe atla

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Kalp Krizi Belirtileri
Çağımızda kalp sağlığı denildiğinde herkesin aklına ilk gelen soru kalp krizi olmaktadır. Bu nedenle bu önemli konuya ayrıntılarıyla değinmek gerekmektedir. Kalp krizi belirtileri nelerdir?  Sorusuna değinmeden önce birçok hastalık belirtisinde olduğu gibi kalp krizinin de belirtilerinin hastadan hastaya farklılıklar gösterebileceğini unutmamakta fayda vardır. Bu nedenle de kalp krizi olmadan önüne geçmenin ya da erken uyarının, hastalığın hızla tanılanması ve tedavisinden daha önemli olduğunu da belirtmek gerekmektedir.

Kalp Krizi Neden Olur?

Kalbimiz, işlevini yerine getirebilmesi için yeterli miktarda oksijene ihtiyaç duyan bir organdır. Bu oksijen, kan aracılığıyla koroner atardamara ve oradan da kalp kaslarına ulaşmaktadır. Aşırı kilo, şeker hastalığı, yüksek kolesterol gibi hastalıklardan dolayı koroner atardamarların duvarlarında, kolesterol ya da kandaki yağın artıklarını içeren, plak adı verilen cisimler oluşmaya başlar. Bu süreç zaman içerisinde bu plakların damarın içerisinde kalınlığının gittikçe artmasına ve damardan geçen kan ve dolayısıyla oksijen miktarının da azalmasına neden olur. Bu sürecin bir sonraki aşamasında atardamarın duvarına biriken plaklar damarı zorlamaya başlayabilir ve bu da kan pıhtısı oluşumuna sebep olabilir. Son aşamaya gelindiğinde, bu kan pıhtısı kan akışını azaltmaya başlar ve kalp kasında bulunan dokulara yeterli kan ulaşamaz. Bu da kalp krizinin oluşma nedenleri arasında ilk sırada gelir.

Amerikan Kalp Birliğine göre, 45 yaşını aşmış olan erkeklerin çoğu kalp krizine karşı yüksek risk altındadır. Kadınlar ise, çoğunlukla 50 yaşını aştıklarında yani menopoz sonrasında risk altındadırlar. Bunun yanı sıra, kalp krizi çocuk denilebilecek daha küçük yaşlarda dahi oluşabilir. Sağlık uzmanları maliyeti ne olursa olsun, bu tip rahatsızlıklarda tıbbi yardım almaktan kaçınılmamasını önermektedirler.

Kalp Krizinin Nedenleri Nelerdir?
  • Yetersiz ve kötü beslenme
  • Sigara kullanımı
  • Kandaki oksijen seviyesinin düşük olması
  • Kalbin, aşırı şekilde, yüksek hızda atması
  • Tiroit hormonuna fazla maruz kalınması
  • Düşük tansiyon
  • Aşırı gerginlik ya da anksiyete
  • Kansızlık (Anemi)
  • Egzersiz yapmamak
  • Yaş faktörü

Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

Şiddetli Göğüs Ağrısı
Bazı kalp krizi vakalarında şiddetli göğüs ağrısı görülmese de kalp krizinin başlangıç aşamasından sonra bir süre görülüp ortadan kaybolabilir. Zorlanma ya da huzursuzluk çoğunlukla göğsün ortasında görülür ve birçok kişi de bunu ihmal ederek bu hissin nedenini anksiyete ya da hazımsızlığa bağlar. Diğer taraftan bazı insanlarda bu rahatsızlık kendisini baskı, sıkıştırma, doymuşluk ve göğsün tam merkezinde şiddetli ağrı ile gösterir. Unutmamak gerekir ki, bu ağrı doğası gereği hafif ya da şiddetli şekilde görülebilir. Son olarak göğüsteki ağrı bazı durumlarda kollara da yayılabilir. Özellikle kalp krizinin sol kolu etkilediği görülmüştür. Bunun nedeni ise, kriz boyunca sol göğüsten çıkan ağrının omuza ve oradan da sol kolda bulunan kol atardamarına ulaşmasıdır.

Bedenin Üst Bölümünde Ağrı
Boyun, çene, sırt, dişler ya da kollarda ağrı görülmesi yaygın bir fenomendir. Bu belirtiler günlük hayatımızda da sıkça karşılaşabileceğimiz ağrılardır. Ama bu ağrılar aynı zamanda kalp kriziyle ilişkili olabilecek yaygın belirtilerden de biridir. Kalp krizinde bazen göğüs ağrısı görülmese bile, bedenin diğer bölgelerindeki ağrılar oldukça rahatsız edicidirler.

Midede Ağrı
Bir diğer yaygın belirti ise, midede görülen ağrıdır. Genellikle mide ağrıları çok önemsenmez ve farklı nedenlerle oluştukları düşünülür. Kalp krizi yaşandığı anda, göğüs bölgesinde görülen ağrı yavaşça aşağı doğru kayarak mide ağrısının oluşmasına neden olur. Ayrıca bu ağrıya mide ekşimesi ya da reflü de eşlik edebilir.

Nefes Darlığı
Bu belirti kalp krizi için çok önemlidir ve nefes darlığının, sayılan diğer belirtilerden önce oluşan, kalp krizinin vücutta oluşan ilk belirtisi olduğu düşünülmektedir. Eğer kesik kesik ya da kısa kısa soluduğunuzu fark ettiyseniz, derince bir nefes almayı deneyin. Eğer, derin bir nefes almakta zorlanıyorsanız bunun nedeni kalbe yeterli miktarda kan ulaşmamasından kaynaklanabilir ve sonuç olarak koroner atardamarınız tıkanmış olabilir.

Bayılma Hissi, Mide Bulantısı, Terleme
Diğer bir yaygın belirti ise terlemedir. Ancak bu terleme genellikle soğuk terleme olarak tabir edilen cildin üzerindeki terin soğuk ve nemli olmasıdır. Terlemenin yanı sıra bayılma hissi, kusma ve mide bulantısı da görülebilir.

Kaygılı Ya Da Huzursuz Hissetmek
Kalp krizi geçirmiş olan çoğu insan, sanki bir panik atak yaşıyormuşçasına, kriz sırasında aşırı derecede huzursuz hissettiklerini dile getirmişlerdir. Ancak sağlık uzmanları ise kalp krizi süresince rahat olunmasını ve minimum düzeyde hareket edilmesini önermektedirler.  

Aklınızda Bulunsun!

Kalp krizini önlemek için her gün düzenli olarak egzersiz yapmalı ve yüksek tansiyon ile kolesterol arasındaki dengeyi sürdürebilmek için özellikle lif bakımından zengin olan sebze ve meyveleri düzenli olarak tüketmelisiniz.

Yukarıda söz edilen belirtilerinden bir veya birkaçının sizde olduğunu düşünüyorsanız zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp doktora gidiniz.

Son olarak unutulmamalıdır ki Amerika Birleşik Devletlerinde yaklaşık olarak 1.1 milyon kişinin kalp krizinden mustariptir. Bunların arasından 460.000 vaka çok kötü sonuçlanmıştır. Ayrıca, ölümle sonuçlanan kalp krizi vakalarının çoğu, hasta acil servis bölümüne ulaştırılmadan önce kalbin ventriküler fibrilasyondan, kalbin pompa görevinden çıkıp sadece küçük titreşimler halinde atması, dolayı yaşanmıştır.     

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Krizantem Çayının Hazırlanışı ve Faydaları

Krizantem çayı krizantem çiçeğinin demlenmesinden elde edilen bir çaydır. Bu çay kalsiyum, beta karoten, demir, magnezyum, niyasin, potasyum, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Krizantem çayının faydaları, eski zamanlardan beri geleneksel Çin tıbbında da kullanılmıştır. Şimdi hep birlikte krizantem çayının hazırlanışı ve faydalarına daha yakından bakalım. 
Krizantem Çayının Hazırlanışı
Krizantem çayının hazırlanışı çok kolaydır. Buna ek olarak, çayı hazırlamak için gerekli olan malzemeleri de aktarlardan ya da marketlerden temin etmek mümkündür.
Malzemeler
50 gr. kurutulmuş krizantem çiçeği500 ml. Su2-3 çay kaşığı bal, yapay tatlandırıcı ya da şeker

Hazırlanışı
Bir demliğin içine bal, krizantem çiçeği ve su koyunSuyu iyice kaynatın ve su kaynadıktan sonra yarısını dökünArdından biraz soğumaya bırakın. Demlik oda sıcaklığına geldiğinde çayınız içime hazır hale gelmiş olacaktır. Afiyet olsun.

Krizantem Çayının Faydaları

Krizantem çiçeğinden yapılan bu çay çok sayıda hastalığa …

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019