Ana içeriğe atla

Kalıcı Dövme Zararlı mıdır?

Dövme zararlı mıdır
Kalıcı dövme yaptırma konusuna değinmeden önce geçtiğimiz 30 yıl içerisinde özellikle ünlüler arasında yaygın olan dövmenin, günümüzde dünyanın hemen hemen her yerinde geçmişe oranla çok daha yaygın olduğunu ifade etmek gerekir. Geçmişte çoğunlukla metal gruplar kullansa bile, günümüzde kalıcı dövmenin çok popüler olması, dövme yaptıran ya da yaptırmayı düşünün birçok kişin aklına kalıcı dövme zararlı mıdır? Sorunu sormasına yol açmaktadır.

Kalıcı dövmeler her ne kadar artistik ve hoş görünümlerinden dolayı tercih ediliyor olsalar bile, bu durum her zaman hayata geçmeyebilmektedir. Bunun yanı sıra kalıcı dövmeler steril bir ortamda ve temiz cihazlarla yapılmalıdır. Eğer bu koşullar sağlanmadan kalıcı dövme yaptırılırsa, kısa ya da uzun vadede vücut mürekkebe karşı alerjik reaksiyon gösterebilir.

Dövme Nasıl Yapılır?

Dövme, cildin süperfisyal tabakasına iğne vasıtasıyla çeşitli yazı, sembol ya da şekillerin emdirilerek yapıldığı süreci ifade eder. Dövmelerin çoğu ucunda iğne olan ve elle tutulabilen bir makine yardımıyla yapılmaktadır. Dövme mürekkebi, çözücülerle birlikte doğal ya da yapay pigmentlerden oluşmaktadır. Dövme yapımı sırasında birçok kişi anestetik (bayıltma) müdahale yaptırmadığı için bu sürek ağrılı olabilmektedir. Geçici dövmeler ise çoğunlukla kına ile yapılmaktadır.


Kalıcı Dövme Zararlı mıdır?

Dövmenin en zararlı etkisi, mürekkepte kullanılan boya pigmentinden kaynaklanmaktadır. Özellikle bazı mürekkepler yazıcılarda ve araba boyamada kullanılan boyalarla aynı olabilmektedir. Bu tür güçlü boyalar ciltte ters etki yapabilmektedir. En kronik reaksiyonlar kırmızı ve siyah mürekkebin kullanıldığı dövmelerde meydana gelmektedir. Özellikle kırmızı renk, uzvun kesilmesine kadar bile gidebilen şiddetli doku hasarına neden olabilmektedir. Bunun nedeni, siyah mürekkep demir oksit içerirken, kırmızının cıva içermesinden kaynaklanmaktadır.   

Dövmeden Sonra Oluşabilecek Tıbbi Sorunlar

Ciltte Solma
Dövmenin amatör dövmeciler tarafından cilde uygulanması ciltte buruşma ve solmaya neden olabilir.

Keloit
Dövmeler, Keloit adı verilen ve ciltteki dokunun aşırı zorlanmasından kaynaklanan bir lezyonun oluşmasına neden olabilirler. Keloitler genellikle, genetik olarak buna yatkın olan kişilerde görülebilirler.

Fotoduyarlık
Kırmızı ve sarı renkteki mürekkebe maruz kalındığında bu pigmentler güneş ışığına aşırı duyarlı hale gelebilirler ve bu alerjik tepkimenin oluşmasına neden olur.

Kanama ve Hematoma (Kan Çıbanı) Oluşumu
Hematoma, dövmenin yapıldığı bölgede kanın birikmesinden dolayı oluşan çıbana benzeyen oluşumdur. Ayrıca dövmenin yapıldığı süreçte kan sulandırıcı ilaç kullananlarda aşırı kanama olabilir.

Granülom
Granülom, vücudun kendisini yabancı maddelere karşı koruma mekanizmasından kaynaklanan ve dövme bölgesinde görülen şişliklerdir.

Stafilokoksal Enfeksiyonlar
Stafilokok, derideki deliklerden girebilen ve ciddi enfeksiyonlara neden olabilen bir bakteridir.

Kan Yoluyla Geçen Hastalıklar
Bu hastalıklar, uygunsuz dövme işleminden, kirli ya da yeterli temizlenmemiş ekipmandan dolayı meydana gelmektedirler. Bunlar hepatit B, hepatit C, tetanos ve hatta AIDS’tir.  

   

Yorumlar

  1. Yazı için teşekkürler. Bir sorum olacak. Her dovmemı zararlı yoksa dandik yerlerde yapılanlar mı zararlı?

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederiz. Genel olarak dövmenin sıhhi dövmecilerde yaptırılması gerekiyor. Buna ek olarak, dövmenin yaptırıldığı yer kadar malzemenin kalitesi de çok önemli. Eğer dövme yaptıracaksanız öncesinde iyi bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim...

    YanıtlaSil
  3. Anladım. Cevabınız için cok tesekkurler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019