Ana içeriğe atla

Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili Ameliyatı

parkinson

Parkinson hastalığı sinir hücrelerinin erken ölümü sonucunda meydana gelen titreme, hareket yavaşlığı, denge sorunları ve davranış değişiklikleri ile kendini gösteren nörolojik bir hastalıktır. Erkeklerde ve 60 yaşın üzerindeki bireylerde daha sık görülmektedir. Parkinson hastalığının nedeni tam olarak bilinmese de genetik olarak yatkınlığı olan kişilerin çeşitli toksik maddelere maruz kalması sonucu meydana geldiği düşünülmektedir. İçeriğimizde parkinson hastalığıyla mücadele etmek için yapılan beyin pili ameliyatı hakkında tüm merak edilenlere cevap vermeye çalışacağız.

Parkinson Hastalığı Tedavisi  

Nörolojik hastalıklar arasında tedavisi üzerinde en yoğun araştırmalar yapılan hastalık parkinson hastalığıdır. Hastalığın ilerlediği aşamalarda mevcut ilaç tedavileri kullanılsa da ilaç tedavisinin yanında son yıllarda farklı alternatif tedavi yöntemleri de kullanılmaktadır. Alternatif tedavi yöntemleri arasında memnuniyet düzeyi en yüksek olan yöntem derin beyin stimülasyonu (beyin pili) yöntemidir. Bu yöntemde hastanın beyin bölgesine hareket merkezinin çalışmasını kontrol eden özel elektrotlar yerleştirilmektedir. Bu elektrotlarda çeşitli dalga boyları ve şiddette ayarlamalar yapılarak hastalıkta en iyi düzelmeler elde edilmektedir. Pillerin ilk ayarlaması yapıldıktan sonra 3-6 ayda bir pil ayarlarının kontrol edilmesi için hastaların nöroloji uzmanlarına muayeneye gitmesi gerekmektedir. Hastanın beynindeki subtalamik alanına yerleştirilen bu elektrotlar hastanın kullandığı ilaç sayısını %70 oranında azaltmakta ve kullandığı ilaçlardan aldığı faydayı arttırmaktadır. Beyin pili tedavisi uygulanan hastalarda en önemli kazanımlardan bir tanesi de kullanılan ilaç sayısının diğer tedavi yöntemlerine göre daha az olmasından dolayı yaşam kalitesinin daha yüksek olmasıdır.

Hangi Hastalar Beyin Pili Ameliyatı Olabilirler?

  1. Parkinson hastaları veya esansiyel tremor hastaları beyin pili veya derin beyin stimülasyonu (DBS) ameliyatı olabilmektedirler.
  2. Parkinson hastalığı ilaçlarının ilk dönemlerde işe yaradığı fakat zamanla etki göstermemeye başladığı hastalar.
  3. Parkinson ilaçlarının yan etkileri sebebiyle yaşam kalitesinde ciddi düşüş olan kişiler.

Beyin Pili Ameliyatı Kimler İçin Uygun Değildir?

  1. 75 yaşın üzerindeki hastalarda elektrot sebebiyle kanama riski veya farklı komplikasyonlar olabileceği için ameliyat yapılmaz.
  2. Kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, kontrol edilemeyen şeker hastalığı ve ağır kalp rahatsızlıkları olanlar için uygun değildir.
  3. Orta düzeyde veya ağır düzeyde hafıza kaybı olan hastalar ameliyat için uygun değildir.

Beyin Pili Nasıl Takılır?

  1. İlk olarak hastanın cerrahi işlem için uygun olup olmadığı nöroloji uzmanı tarafından çeşitli kontroller yapılarak tespit edilir. Duruma göre beyin cerrahisi uzmanından veya psikiyatri uzmanından yardım alınılır.
  2. Ameliyattan 3 gün önce hasta hastanede yatışa alınarak anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir.
  3. Ameliyattan önce hastanın kullandığı ilaçlar aşama aşama azaltılır. Ameliyatın yapılacağı sabah beynin haritasını çıkaran frame (çerçeve) denen bir cihaz hastaya lokal anesteziyle takılır. Hastanın MR’ı çekilip son hesaplamalarda yapıldıktan sonra hasta ameliyata alınır.
  4. Hasta ameliyathanede uyutulmadan elektrotların ince ayarları yapılır.
  5. Hasta anestezi uzmanı tarafından uyutularak sistemin enerjisini sağlayarak aparat cilt altına yerleştirilir.
  6. Ameliyat süresi kişiye göre değişse de ortalama 3-5 saat sürmektedir.
  7. Ameliyat bittikten sonra tedbir amaçlı 1 gece yoğun bakımda bekletilebilir.
  8. Ameliyattan sonra hasta 4-5 gün içinde taburcu olabilmektedir. Ameliyat dikişleri 10. günde alınmaktadır.
  9. Pilin ileri ki ayarlamalarının nasıl yapılacağına ameliyattan sonraki ilk hafta karar verilmektedir. İlk dönemde pil kontrolleri 7-10 gün aralığında yapılsa da daha sonraki kontroller aylık veya 3 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
Parkinson hastalığı için kullandığı ilaçlar artık fayda göstermeyen hastalar veya yan etkilerden aşırı derecede rahatsızlanan kişiler beyin pili için hastaneye başvurabilirler. Başvuru sonrasında ayrıntılı tetkikler yapılarak hastaya beyin pili takılıp takılmayacağına karar verilmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…

Uykuda Panik Atak Neden Olur?

Panik ataklar korku ve endişenin baskın olduğu yoğun duygu boşalımlarıdır. Bu ataklar sıklıkla zorlu duygular, rahatsız edici düşünceler ve ölüm korkusu olarak kendilerini dışa vururlar. Örneğin, panik atak başladığında bir kişi aniden çok sinirli ve endişeli hareketler yapmaya başlayabilir.
Bununla birlikte panik atak sırasında terleme, göğüs ağrısı, kalpte çarpıntı ve baş dönmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkması da yaşanan korku durumunu daha kötü hale getirir ve panik atağın tam anlamıyla yaşanmasına neden olur.
Panik atak sırasında birçok insan kendini kaybetme hissi olarak tarif ettikleri durumu yaşar. Bunu panik atak geçiren kişiler genellikle sanki ruhun bedeni terk etmesi gibi bir durum ya da kendine yabancılaşma olduğunu ifade ederler. Bu da panik atak sırasında ölüme yakın hislerin yaşandığını kanıtlamaktadır.

Uykuda panik atak geçirmek ise gündüz geçirilen panik atağa benzer. Gece uykuda panik atak belirtileri arasında anide yüks…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019