Ana içeriğe atla

Kan Beyin Bariyeri Nedir?

endotel yapı
Kan beyin bariyeri nedir?
Kan beyin bariyeri, beyin ve beynin iç kısmında yer alan sıvının kandaki olası zararlı maddelere karşı korunmasını sağlayan damar yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Bu bariyerin yüksek geçirgen bir yapısı bulunmaktadır. Merkezi sinir sistemi ile kan arasındaki hücre dışı sıvıyı birbirinden ayırmaktadır. Kan beyin bariyeri oluşumunda endotel hücreler görev yapmakta, bu hücreler sıkı bağlar ile birbirine bağlanmaktadır. Geçmiş yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda kan beyin bariyerini glial yapıların oluşturduğu düşünülürken daha sonra yapılan elektron mikroskopik çalışmalar bariyerin endotelden oluştuğunu ortaya koymuştur.

Kan beyin bariyeri nöronların işlevlerini düzgün yerine getirebilmesi amacıyla uygun ortamı oluşturmaktadır. Aynı zamanda toksik maddeleri uzak tutmakta ve glutamat, norepnefrin gibi dolaşımda bulunan nörotransmitterlerin merkezi sinir sistemine ulaşmasına engel olmaktadır. Beyin için lazım olan metabolitler bu bariyer üzerinden seçici olarak taşınmaktadır.

Kan Beyin Bariyerini Geçen Maddeler Nelerdir?

Kan beyin bariyerini geçen maddeler nelerdir sorusunun yanıtına bakıldığında bazı gazlar, su ve yağda çözülebilen moleküllerin pasif difüzyon ile birlikte bariyerden geçmesine izin verilmektedir. Bunun yanı sıra aktif taşıma ile glikoz ve amino asitler de taşınmaktadır. Bu maddelerin geçişi mümkünken kan beyin bariyeri birçok potansiyel nörotoksin madde ile mikroorganizmanın geçişine izin vermemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre kan beyin bariyerinden geçebilen yeni bir aspirin formu elde edilmiştir. İki farklı bileşenden oluşan bu aspirin ve bariyerden geçişi ile ilgili çalışmalar halen sürmektedir.

Kan Beyin Bariyeri Ve Görevleri

Kan beyin bariyerinin etrafı sıkı bağlantılar ile kaplıdır ve bu bağlantılar normal kan dolaşımında görülmemektedir. Aynı zamanda bariyerin üst kısmı bol miktarda kılcal damar ile kaplıdır. Bariyeri meydana getiren endotel hücreler buradaki difüzyonu önlemek için ellerinden ne geliyorsa yapmaktadır. Buna ek olarak yapıca çok büyük olan moleküllerin beyin omurilik sıvısına geçmesini de engellemektedir. Buradan geçişine izin verilenler sadece hormonlar, oksijen, karbondioksit gibi hidrofobik maddelerdir. Metabolik ürünlerin geçişi ise proteinlerin yardımıyla aktif taşıma sonrasında olmaktadır.


Beynimizle İlgili Hiç Duyulmamış 12 Bilgi 


Kan beyin bariyerlerinin düzgün çalışması için astrositler önem taşımaktadır. Beyni kapsayan bu yapı beynin küçük bir kısmında bulunmamaktadır. Bunun nedeni ise kanda zehirli madde bulunduğunda dışarı atılmasının sağlanmasıdır.

Kan Beyin Bariyeri Zarar Görürse Ne Olur?

Kan beyin bariyerinin zarar görmesi pek çok hastalığı beraberinde getirmektedir. Bu hastalıklar arasında ilk sırada menenjit yer almaktadır. Omuriliği ve beyni çevreleyen zarın iltihaplanması olarak tanımlanan menenjit, patojenlerin yol açtığı enfeksiyonlar nedeniyle meydana gelmektedir. Bu miktar kan beyin bariyerini aşarak beyne ulaşmakta ve orada hasar bırakıp menenjite sebep olmaktadır. Hastalık sonrasında tedavi için verilen enfeksiyon bazen beynin daha çok zarar görmesine yol açmaktadır. Bundan dolayı dikkatli olunması gerekmektedir.

Menenjit haricinde epilepsi hastalığı da kan beyin bariyeri zarar gördüğünde ortaya çıkmaktadır. Nörolojik bir rahatsızlık olan epilepsi hastalığı sürekli tekrar etmektedir ve nöbetler halinde görülmektedir. Kan beyin bariyerinin işlevini yitirmesi ya da zarar görmesi beyindeki kan dolaşımında olmaması gereken maddelerin olmasına yol açmaktadır. Bunun sonucunda da epilepsi nöbetlerinin sayısında artış yaşanmaktadır.

Kan Beyin Bariyerinin Beyinde Korumadığı Kısımlar Nelerdir?

Kan beyin bariyeri tarafından beyinde korunmayan alanlar, kendi arasında dörde ayrılmaktadır. Bunlar posterior arka hipofiz bezi, epifiz bezi, hipotalamusun orta eminansı ve postrema bölgesi olarak belirtilmektedir. Epifiz bezinde kan beyin bariyeri bulunmamasının nedeni maletonin hormonunun doğrudan kana salgılanmasıdır. Posterior arka hipofiz bezinde olmamasının nedeni ise, salgılanan hormonların dolaşımda olup tüm vücuda yayılmasının gerekliliğidir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…

Uykuda Panik Atak Neden Olur?

Panik ataklar korku ve endişenin baskın olduğu yoğun duygu boşalımlarıdır. Bu ataklar sıklıkla zorlu duygular, rahatsız edici düşünceler ve ölüm korkusu olarak kendilerini dışa vururlar. Örneğin, panik atak başladığında bir kişi aniden çok sinirli ve endişeli hareketler yapmaya başlayabilir.
Bununla birlikte panik atak sırasında terleme, göğüs ağrısı, kalpte çarpıntı ve baş dönmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkması da yaşanan korku durumunu daha kötü hale getirir ve panik atağın tam anlamıyla yaşanmasına neden olur.
Panik atak sırasında birçok insan kendini kaybetme hissi olarak tarif ettikleri durumu yaşar. Bunu panik atak geçiren kişiler genellikle sanki ruhun bedeni terk etmesi gibi bir durum ya da kendine yabancılaşma olduğunu ifade ederler. Bu da panik atak sırasında ölüme yakın hislerin yaşandığını kanıtlamaktadır.

Uykuda panik atak geçirmek ise gündüz geçirilen panik atağa benzer. Gece uykuda panik atak belirtileri arasında anide yüks…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019