Ana içeriğe atla

Dış Gebelik Belirtileri


ektopik gebelik nedir
Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?


Dış gebelik belirtileri birçok anne adayının korkulu rüyası arasında bir kelime öbeğidir. Dış gebelik kelimesini duyan hamile hanımlar, bunun kendi başlarına gelip gelmeyeceğinden korkarak bir hamilelik dönemi geçirirler. Ancak unutmamak gerekir ki dış gebelik,  erken tanıyla risk oluşturmadan ya da en az riskle üstesinden gelinebilecek bir hastalıktır.  Tabi bu noktada anne adaylarımıza da bu konuda bilinçli olmak gibi bir görev düşüyor. Bundan dolayı anne adayları dış gebelik nedir?  Belirtileri nelerdir? Dış gebelik belirtileri en erken ne zaman başlar? gibi soruların cevaplarını çok iyi bilmelidirler.

O zaman şimdi dış gebeliğin tanımından başlayarak, A’dan Z’ye bu hastalıkla ilgili olan her şeye değinmeye çalışalım.

Dış Gebelik Nedir?


Dış gebelik neden olur? diye sorulursa şöyle demek mümkündür: Normal bir gebelikte döllenmiş yumurta anne rahminin içerisinde bulunmaktadır. Fakat dış gebelik oluşumunun görüldüğü durumlarda embriyo rahim dışındadır. Yani, aslında döllenmiş yumurtanın yanlış yerde kendini konumlandırması dış gebeliği meydana getirmektedir.

Dış gebelik nedir? sorusuna verilebilecek bir diğer yanıt ise rahim içinde olması gereken embriyonun fallop borusu da denilen yumurta kanalı içerisinde oluşmasıdır. Fallop tüpler embriyonun gelişimi için tasarlanmadıklarından buradaki döllenmiş yumurta anne rahminde geliştiği gibi uygun bir şekilde gelişmez. Bu durum ise anne adayı için hayati bir risk oluşturur. Her 50 gebeliğin 1 tanesinde ektopik (dış) gebelik oluşma riski vardır.

Dış gebelik riski günümüzde, özellikle gelişmiş ülkelerde, giderek azalmaktayken; gelişmekte olan ülkelerde artış yönündeki eğilim hala devam etmektedir.

Dış Gebeliğin Nedenleri


Dış gebelik neden olur? Sorusu üzerine konuştuktan sonra, şimdi bu hastalığın en sık görülen nedenlerinden bahsedebiliriz. Dış gebeliğin birden fazla nedeni olabilmektedir. Bunlar sırasıyla aşağıdaki gibidir:

Fallop tüpte oluşan inflamasyon yani iltihap, kısmen ya da tamamen fallop tüpü bloke edebilir. Bu da ektopik gebeliğe neden olabilir.

Anne adayının, daha önce rahimden geçirdiği bir ameliyat ya da daha önce o bölgede oluşmuş olan bir iltihaplanmanın tam iyileşememiş yara dokusu yumurtanın hareketini engelleyebilir.

Pelvik bölgeden daha önce geçirilmiş olunan bir ameliyat ya da cerrahi müdahale yumurta kanallarında bir adezyona neden olmuş olabilir.

Anne adayında doğuştan var olan bir kusuru ya da tüplerin anormal olarak büyümesi yumurtalık kanallarında anormalleşmeye neden olabilmektedir.

Dış Gebelik Kimlerde Risklidir?


  • Anne adayının 35-44 yaşları arasında olması
  • Daha önce ektopik gebelik geçirilmiş olması
  • Daha önce anne adayının karın ya da Pelvik bölgesinden bir ameliyat geçirmesi
  • Pelvik inflamasyon hastalığı olması
  • Daha önce kürtaj işlemi yapılmış ya da denenmiş olunması
  • Endometriyozis hastalığı
  • Sigara içmek
  • Kısırlık tedavisi sonrasında hala kısırlık ilaçlarının kullanılması

 Boş Gebelik İle Dış Gebeliğin Farkları?


Boş gebelik ile dış gebelik aynı şey mi? diye birçok hasta düşünebilir; ancak iki kavram benzemelerine rağmen tamamen farklı hastalıklardır.

Su hamileliği de denilmekte olan boş gebelikte, adından da anlaşılacağı gibi, aslında anne rahminde bir embriyo oluşmamaktadır. Yani bebek yoktur. Peki, anne karnı neden şişer? Bunun da nedeni, sperm kalitesin düşüklüğü vb. farklı birçok neden dolayı hamilelik kesesi oluşur ve şişer; ancak içerisi sadece sıvı ile doludur.

Dış gebelikte ise bir gebe kalma durumu vardır. Yani aslında hamilelik gerçekleşmiştir. Sadece anne rahmi yerine embriyo yumurtalık kanalında konumlanmıştır.

Yukarıda yaptığımız açıklamalardan da anlaşılacağı üzere aslında boş gebelik ile dış gebelik birbirinden tamamen farklı kavramlardır.

Dış Gebelik Belirtileri


Dış gebelik belirtileri normal bir gebeliğin belirtilerine benzer. Aradaki fark sadece dış gebeliğin ne olduğunun bilindiği durumda ya da hastanede yapılacak olan bir takım kan testleri sonucunda anlaşılır.

Dış gebelik nasıl anlaşılır? Şeklinde bir soruyu bir çok hamile hanım kendine soruyordur. Dış gebelik belirtilerini tek tek yazdığımızda zaten bu soru cevaplanmış olacaktır.  Şimdi dış gebeliğin belirtilerine sırayla değinelim:

Reptüre ektopik gebelikte diyaframın altında kanın toplanmasından dolayı karın, pelvis hatta omuz ve boyunda bile bıçak saplanmasına benzer bir ağrı görülür.

Hafiften şiddetliye doğru seyreden vajinal kanama görülür. Dış gebelikte kanamanın rengi normal daha kanından çok daha koyu renkte olmaktadır. Bu kanın kıvamıysa normal regl kanından daha suludur.

Sindirim sistemiyle ilgili olan (kusma, mide bulantısı vb.) belirtiler. Burada önemli nokta kadının hamile olup olmadığını bilip bilmediğidir. Eğer biliyorsa mutlaka bir hastaneye gitmelidir. Ancak bazı vak’alarda kadınlar hamile olduklarının farkında olmayabiliyorlar. Dolayısıyla dış gebeliğin ne olduğu bilinse bile kadın bundan şüphelenilmemektedir.

Peki, dış gebelik ne zaman belirti verir? Dış gebelik 5 ile 14. haftalar arasında bu belirtileri verir. 

Yani dış gebelik belirtisi en erken 5. Haftada ortaya çıkacaktır.

Diğer belirtiler ise yorgunluk, baş dönmesi ve bayılmadır.

Dikkat ettiyseniz hamilelik belirtilerine de benzemesi dış gebeliğin belirtilerini karıştırmanıza neden olabilir. Burada hanımların dikkat etmesi gereken nokta şudur: Eğer kanamanız varsa ve rengi size tuhaf geldiyse ve bıçak saplanırcasına bir ağrı 5 dakikadan daha uzun sürdüyse, hiç zaman kaybetmeden bir hastanenin acil servisine gidiniz.

Dış Gebelik Nasıl Teşhis Edilir?


Dış gebelik teşhisini hastaneye gittiğinizde öncelikle Pelvik bölgedeki ağrının hassasiyetini ve tam yerini tespit edecek olan doktor koyacaktır. Ayrıca doktor sizden fetüsün gelişimini gösterecek olan bir ultrason isteyecektir. Buna ek olarak, hamilelik döneminde vücudun ürettiği bir hormon olan ve hamilelik hormonu da denen hCG seviyenizin de ölçümü yapılacaktır.  Eğer test sonucunda hCG seviyeniz beklenen oranlardan daha düşük bir seviyedeyse, bu durum ektopik gebeliğin belirtilerinden olabilir.

Doktorunuz sizden bir progesteron testi de isteyebilir. Bu testte sonuçlarınız düşük çıkarsa, bu da dış gebelik belirtileri arasında olabilir. Ayrıca doktor size kuldosentez de yapabilir. Bu işlem vajina içerisin derinliklerine, rektumun önüne ve uterusun arkasına kadar, iğne sokulması işlemidir.  Bu bölgedeki mevcut kan fallop tüpten kopmuş olan kanın bir göstergesi olması açısından ve dış gebeliği belirlemek için oldukça önemlidir.  

Birçok kişinin sandığının aksine, dış gebelik görüntüsü üzerinden bu hastalıkla ilgili bir tespit yapmak çok zordur.

Dış Gebelikten Sonra Hamile Kalmak Mümkün mü?


Dış gebeliğin ardından şayet yumurtalık kanalının tamamı alınmadıysa, hamile kalmak geriye kalan kanallar sayesinde mümkün olabilmektedir. Ancak dış gebelik tedavisi sonrasında yeniden hamile kalmak için bir süre beklemek gerekmektedir. Bunun için ise en uygun süre 3 aydır.

Dış Gebelik Tedavisi


Bir hamilelik anne rahmi dışında mümkün değildir. Bu nedenle dış gebelik sonlandırılmalı ve döllenmiş yumurta kanaldan alınmalıdır. İstatistiklere geçmişte göre dış gebelik yaşayan kadınların yaklaşık %90’ı cerrahi müdahale ile tedavi edilmiştir. Ancak günümüzde cerrahi işlemler oldukça azalmış ve ameliyatların yerini ilaç tedavisi almıştır.

Ektopik gebelik öncesinde süreç ilaçlar ile yönetilebilir. Eğer hastanın hCG seviyesi düşükse, dış gebeliğin olmaması ihtimali oldukça düşüktür. Bu durumda fallop tüp hasar görmemişse, doktorunuz size iğne verebilir.

Bu iğne hücrenin büyümesini durdurur ve vücudun emilimine izin verir. Böylece fallop tüplerin zarar görmesi engellenmiş olur. Bu ilaç tedavisiyle gelecekte hamile kalma olasılığı da arttırılmış olur.

Ancak belirtmek gerekir ki bu ilaçların bulantı, kusma, ishal ve ağız iltihabına neden olabilen yan etkileri vardır. Kadınların büyük çoğunluğunda iğne yapıldıktan iki gün sonra karın ağrısı oluşmaktadır.

Eğer ilaç (iğne) tedavisi işe yaramazsa, bir sonraki adım cerrahi müdahalede bulunmaktır. hCG seviyesi yüksek olan kadınlarda belirtiler çok daha şiddetli olur ve fallop tüpler zarar görmüştür. Bundan dolayı hasta ameliyata alınır.

Hasta küçük bir kesik ile laparoskopik cerrahi yardımıyla ameliyat edilir. Küçük bir kamera fallop tüplere zarar gelmemesi için görüntü akışı sağlar.  Cerrahlar genellikle bu yöntemi tercih ederler ancak bu her zaman mümkün olmayabilmektedir. Eğer hastanın aşırı kanaması ve fallop tüpler çok fazla zarar görmüşlerse daha büyük bir cerrahi işleme girişilebilir. Bu son durumda cerrahlar, fallop tüpleri alabilirler.

Dış gebelik tedavisi son aşamasında, ameliyattan sonra doktorlar hastanın hCG seviyelerini azaldığından emin olana kadar kontrol ederler. Hamileliğin uygun şekilde bitirilmesinin ardından, hastaya tekrar iğne tedavisi uygulanarak hastanın normal hayatına dönmesi sağlanır.    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019