Ana içeriğe atla

Tüp Bebek Tedavisi

IVF


Tüp bebek son yıllarda çok sıkça karşımıza çıkan bir terim olarak dikkat çekmektedir. Tedavi süreçleri üzerine bilgi vermeden önce Tüp bebek nedir? Sorusunu yanıtlamak daha yerinde olacaktır. Tüp bebek dendiğinde aslında akla aynı zamanda IVF (in vitro fertilizasyon) terimi gelmelidir. Çünkü bu terim tüp bebek tedavisi üzerinde son derece önemlidir. Tüp bebek, IVF tedavisi olarak bilinen bilimsel süreçte, kadın bedeni dışında embriyo oluşumunun sağlanması (laboratuvar ortamında) ve daha sonra tekrar anne adayının bedenine geri verilmesi işlemine verilen isimdir.

Tüp bebek süreci tamamıyla laboratuvarda gerçekleşirken, bu süreçte baba tarafından döllenmiş olan anne yumurtalığındaki yumurtalar anneden alınmaktadır. Döllenmiş bu yumurtalar test tüplerine 2-4 kez bölünürler ve 2 ile 6 gün arasında kültüre edilirler. Yumurtalar normal bir şekilde geliştikleri zaman, başarılı bir gebelik için, tekrar anne rahmine yerleştirilirler.  

İlk Tüp Bebek Testi


Tüp bebek yöntemi, bilim insanı Robert Edwards ve jinekolog Patrick Steptoe tarafından dünyada ilk defa 1978 yılında geliştirilmiştir. Robert G. Edwards 2010 yılında bu çalışmasıyla Nobel Tıp Ödülünü kazanmıştır.

Tüp Bebek Aşamaları Nelerdir?


Tüp bebek süreci ya da IVF süreci hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak için bu aşamalara adım adım bakalım. Bu süreç 4 adımdan oluşmaktadır. IVF tedavisiyle bebek sahibi olmayı düşünenler, bu adımlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmaları tedavi öncesinde çok önemlidir.

Adım 1 – Yumurta Stimülasyonu   

  • Anne adayına öncelikle yumurta üretimini teşvik edecek olan ilaçlar verilir.
  • Yumurta sayısının arttırılması tedavinin başarı oranı için gerekli bir unsurdur. Bunun nedeni doktorların tek yumurta yerine daha fazla yumurtanın hamilelik için daha uygun olduğunu düşünmesinden kaynaklanmaktadır.
  • Yumurta stimülasyonu kan örnekleri, hormon seviyesinin tespiti ve transvajinal ultrasonla yumurtalığın muayenesi eşliğinde yapılır.


Adım 2 – Yumurta Kazanımı

  • Ultrason görüntüleme sayesinde ve iğne yardımıyla folikül yumurta korunduktan sonra, küçük bir cerrahi işlem ile kurtarılır.
  • Bütün bu sürecin tamamlanması yarım saat kadar sürer. Foliküler sıvı bir embriyoloji uzmanı tarafından diğer yumurtaların arasına koyularak takip edilir.
  • Tüm bu yumurta sürecinden sonra yumurtalar, döllenene kadar bir inkübatörde muhafaza edilir.


Adım 3 – Embriyo Ve Döllenme Kültürü

  • Yumurtalar, erkekten alınan sperm ile karıştırılır ve laboratuvarda muhafaza edilir.
  • Eğer döllenme ihtimali düşükse, ICSI (Mikroenjeksiyon) düşünülebilir.
  • Tek spermin fertilizasyonu için, sperm yumurta içine verilebilir.
  • Döllenmiş yumurtalar, bir embriyo uzmanı tarafından doğrulandıktan sonra embriyo olarak adlandırılabilir.


Adım 4 – Yumurtanın Transferi ve Embriyo Kalitesi

  • Embriyo transferi tüm tedavi içindeki en hızlı süreçtir.
  • Embriyo, yaşına ve kalitesine göre değerlendirilir.
  • Doktor hastanın yaşından başlayarak önceki tedaviyle ilgili (şayet varsa) her şeyi sorar, ancak yine de son karar bu noktada hastaya aittir.
  • Normal bir durumda doktor, blastokistli embriyoyu transfer etmeyi önerecektir. Yüksek kalitede yapılmış bir embriyo transferi, bebeğin ikiz ya da üçüz olma ihtimalini azaltır.
  • Transfer sırasında doktor, daha önceden belirlenmiş olan embriyoları anne rahmine soktuğu bir katater yardımıyla rahme doğru iter.
  • Bu yöntem ultrason altında gerçekleştirilir. Bu işlemden sonra hastaya 5-6 saat kadar istirahat etmesi önerilir.


Bu işlemlerden sonra, gebeliğin oluşup oluşmadığını öğrenmek hamilelik testi yapılır. Bu anlattığımız işlemler tüp bebek nasıl yapılır? gibi soruları da fazlasıyla yanıtlamaktadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki tüp bebek tedavisi aşılama tedavisinden farklıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Başarılı Mıdır?


Aslına bakılacak olunursa tüp bebek tedavisi hakkındaki birçok şeyden sonra yine de sadece “başarılı” ya da “başarısız” gibi iki kapalı uçlu cevap maalesef verilememektedir.
Tüp bebek tedavisi birçok unsurun bir araya gelmesi sayesinde başarı oranı yükselen veya düşen bir süreci ifade eder. Bununla ilgili İngiltere’de yapılmış çalışmalar doğrultusunda aşağıdaki rakamları vermek mümkündür:

Tüp Bebekte Başarı Oranları;

  • 35 yaşının altındaki kadınlar %32,2
  • 35-37 yaş aralığındaki kadınlarda %27,7
  • 38-39 yaş aralığındaki kadınlarda %20,8
  • 40-42 yaş aralığındaki kadınlarda %13,6
  • 43-44 yaş aralığındaki kadınlarda %5
  • 44 yaş ve üzerinde ise %1,9’dur.


Tabi unutmamak gerekir ki teknolojiyle birlikte her geçen yıl bu oranlar yükselmektedir. Yukarıdaki oranlar 2010 yılında İngiltere Ulusal Sağlık Servisi’nin elindeki verilere dayanmaktadır.

Tüp Bebekte Başarıyı Etkileyen Diğer Faktörler

  1. Hamile kalmak için denen zaman diliminin uzunluğu
  2. Kısırlığın nedeni
  3. Daha önce hamile kalınıp kalınmadığı ya da canlı doğum olup olmadığı
  4. Aynı yöntemlerin önceden kullanılıp kullanılmadığı


Tüp Bebek İlaçlarının Yan Etkileri

  • IVF ilaçlarının bazı anne adaylarına yan etkileri görülebilmektedir. Bunlar:
  • Bulantı ve kusma
  • Nefes almada zorlanma
  • Asabiyet
  • Ani sıcak/ateş basması
  • Yumurtalık genişlemesi
  • Uyumada zorluk yaşama
  • Karın ağrısı

Tüp Bebek Tedavisi Ne Zaman Gereklidir?


# Problem Spermdeyse: Bazı durumlarda erkeğin spermi yeterli kalitede olmayabilir ve bu tür durumlarda da mikroenjeksiyonlu IVF işlemi gerekebilir.

# Sorun Ovulasyonsa: Eğer kadın yumurtalığı uygun şekilde çalışmıyorsa, sağlıklı yumurtalar için tüp bebek tedavisi gerekebilir.

# Sorun Yumurta Kanalındaysa: Rahim boyunca yumurtalar yumurtalık kanalında seyahat ederler. Bazı durumlarda yumurta kanalı herhangi bir hastalıktan dolayı bloke olabilir. Bundan dolayı da IVF tedavisi gerekebilir.

# Serviks Problemleri: Eğer serviks anormal şekilde yanıt verirse, cinsel birleşme bu durumdan etkilenir. Bu tarz durumlarda kadının hamile kalabilmesi için IVF tedavisine ihtiyacı olabilir.

# Genetik Test: Çiftlerden biri bebeğe bulaşma ihtimali olan bir hastalığa sahipse, bu tip durumlarda da IVF kullanılabilmektedir.

# Eşlerden Birinin Ölümü: Eğer eşlerden biri hayatta değilse, daha öncede alınmış olan sperm ya da yumurta laboratuvar ortamında saklanması şeklinde çiftlere yardımcı olunabilir.

# Eşcinsel Evlilikler: IVF yöntemi eşcinsel evliliklerde de kullanılabilmektedir. Hem lezbiyen hem gay çiftler için, karşı cinsten üçüncü bir kişinin sperminin alınmasıyla bu mümkün olmaktadır.

# Evli Olmayan Kişiler: Bazı insanlar evli olmamalarına rağmen bir bebek sahibi olmak isteyebilirler. Bu tür bekâr olup bebek isteyenler için, sperm ya da yumurta bağışıyla, tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…

Uykuda Panik Atak Neden Olur?

Panik ataklar korku ve endişenin baskın olduğu yoğun duygu boşalımlarıdır. Bu ataklar sıklıkla zorlu duygular, rahatsız edici düşünceler ve ölüm korkusu olarak kendilerini dışa vururlar. Örneğin, panik atak başladığında bir kişi aniden çok sinirli ve endişeli hareketler yapmaya başlayabilir.
Bununla birlikte panik atak sırasında terleme, göğüs ağrısı, kalpte çarpıntı ve baş dönmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkması da yaşanan korku durumunu daha kötü hale getirir ve panik atağın tam anlamıyla yaşanmasına neden olur.
Panik atak sırasında birçok insan kendini kaybetme hissi olarak tarif ettikleri durumu yaşar. Bunu panik atak geçiren kişiler genellikle sanki ruhun bedeni terk etmesi gibi bir durum ya da kendine yabancılaşma olduğunu ifade ederler. Bu da panik atak sırasında ölüme yakın hislerin yaşandığını kanıtlamaktadır.

Uykuda panik atak geçirmek ise gündüz geçirilen panik atağa benzer. Gece uykuda panik atak belirtileri arasında anide yüks…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019