Ana içeriğe atla

Mitokondri Neden Bu Kadar Önemli?

mitokondri






Mitokondri hücrelerimiz ve dolayısıyla vücudumuz için son derece önemlidir. Hücrelerin yaşaması aslında mitokondrinin var olması ya da düzgün çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Bir hücre mitokondrisiz yaşayamaz; çünkü mitokondri hücreye enerji sağlayan merkezdir. Hücre en küçük yapı taşıysa, mitokondri de bu yapıtaşlarının içinde yer alan ve enerji üreten bir santraldir. Bu da aslında mitokondrininin önemi hakkında fikir sahibi olmamız için bile yeterlidir.



Mitokondri neden bu kadar önemli? Sorusuna verilebilecek tek cevap tabi sadece yukarıda sözünü ettiğimiz madde değildir. Mitokondrinin bunun dışında hücrenin var oluşu ve yaşamına devamı için çok önemli görevleri bulunmaktadır.

Mitokondri genellikle yuvarlak ya da çubuk şekliyle adeta küçük bir bakteriyi andırır. Ancak mitokondrinin şekli ve sayısı hücrenin tipine bağlı olarak değişebilmektedir.

Bu oganellerin en büyük görevleri, ATP (Adenozin Trifosfat) formunda hücresel enerji üretmeleridir. Ayrıca mitokondri, hücrenin sinyal süreçlerinden, hücrenin büyümesinden, farklılaşmasından ve hücre ölümünden de sorumlu merkezdir. Bu da apoptozis ya da programlanmış hücre ölümünün de mitokondrinin yönetiminde olduğunu gösterir.

Mitokondri olmasaydı ne olurdu? Diye merak edenler için bu konuya da değinmek gerekir. Bu kadar önemli bir parçanın olmaması durumunda neler olurdu? Mitokondri olmasaydı hücre oksijenli solunumu düzenleyemezdi ve bu hücrenin ölümüyle sonuçlanırdı. Bunun mitokondri görevleri ile ilgili bir başka anlamı da şudur: Mitokondri, apoptozis de denilen programlanmış hücre ölümüyle ilişki karar merkezi olarak bedenimizin yaşlanma sürecinden de sorumludur.

Öte yandan programlanmış hücre ölümü zararlı ajanlardan dolayı da meydana gelebilmekte ve bu da hücrenin ölümüne giden ilk adımın atılmasına neden olmaktadır. Yani, apoptotik hücreler gittikçe küçülür ve büzüşürler ve sonrasında da daha küçük cisimler haline gelirler. Burada mitokondri sadece süreci yönetir. Hücrenin ölüne o sebep olmaz.

Programlanmış hücre ölümü ya da apoptozis, sitoplazmada kalsiyum iyonlarının seviyesinin artması ve oksidatif stres ile başlar. Hücrede bu değişimlerin yaşanmasından dolayı mitokondri de mitokondriyal geçirgenlik transisyon gözeneklerini açmaya ikna olur. Böylece organeller de etkisizleşirler. Bu sinyallerden sonra organeller şişer ve sitokrom c açığa çıkarırlar.  



 Sitokrom c, hücrenin solunum sürecinde, elektron taşıyıcı olarak anahtar proteindir.

 Kaspaz ise, hücresel enerji varken, hücre ölümüne neden olan proteinlere verilen isimdir.


Yani sitokrom c, sitoplazmada taşındığında kaspaz aktive olarak programlanmış hücre ölümü mekanizmasını başlatır.


Sonuç olarak şöyle diyebiliriz: Programlanmış hücre ölümü organizmamız için zararlı değildir. Çünkü yetişkin bir insan bedeninde günde yaklaşık 50-70 milyar hücre bu durumdan dolayı ölmektedir. Dolayısıyla mitokondrinin buradaki kritik görevi hücresel atıkların kontrol altında tutulması amacına yardımcı olmaktır. Bu da mitokondri neden bu kadar önemli? Sorusuna tatminkâr bir yanıttır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Krizantem Çayının Hazırlanışı ve Faydaları

Krizantem çayı krizantem çiçeğinin demlenmesinden elde edilen bir çaydır. Bu çay kalsiyum, beta karoten, demir, magnezyum, niyasin, potasyum, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Krizantem çayının faydaları, eski zamanlardan beri geleneksel Çin tıbbında da kullanılmıştır. Şimdi hep birlikte krizantem çayının hazırlanışı ve faydalarına daha yakından bakalım. 
Krizantem Çayının Hazırlanışı
Krizantem çayının hazırlanışı çok kolaydır. Buna ek olarak, çayı hazırlamak için gerekli olan malzemeleri de aktarlardan ya da marketlerden temin etmek mümkündür.
Malzemeler
50 gr. kurutulmuş krizantem çiçeği500 ml. Su2-3 çay kaşığı bal, yapay tatlandırıcı ya da şeker

Hazırlanışı
Bir demliğin içine bal, krizantem çiçeği ve su koyunSuyu iyice kaynatın ve su kaynadıktan sonra yarısını dökünArdından biraz soğumaya bırakın. Demlik oda sıcaklığına geldiğinde çayınız içime hazır hale gelmiş olacaktır. Afiyet olsun.

Krizantem Çayının Faydaları

Krizantem çiçeğinden yapılan bu çay çok sayıda hastalığa …

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019