Ana içeriğe atla

Yeteri Kadar Su İçmediğinizin 10 Kanıtı


Özellikle yaz aylarında 1 bardak soğuk suyu herkes iştahla içer. Ancak su, sadece yaz mevsiminin değil tüm mevsimlerin önemli bir parçası olmak zorundadır. Suyun bu önemi, pek çok kişi tarafından ihmal edilmektedir. Bazı insanlar ise su içmeyi unuttuklarını söylemektedirler. Su içmeyi ihmal eden kişilerden biri de farkında olmadan siz olabilirsiniz. İşte yeteri kadar su içmediğinizi gösteren 10 önemli kanıt...


az su içmek belirtileri

 Ağız Kuruluğu


Yeteri kadar su içmediğinizi gösteren en önemli belirtilerden birisi ağız kuruluğudur. Vücuttaki suyun eksikliği, ağız kuruluğu dışında rahatsızlık verici bir yapışkanlık hissi de vermektedir. Biraz su içtikten hemen sonra ağız kuruluğunuzun geçtiğini görecek ve daha çok su içmek isteyeceksiniz.

Cilt Esnekliğinin Kaybolması


Vücudumuzun ortalama olarak %70’ini su oluşturmaktadır. Bu nedenle uzmanlar, pürüzsüz ve ışıldayan bir cilt için su içmenin ne kadar önemli olduğunu her fırsatta vurgulamaktadırlar. Yeteri kadar su içilmemesi durumunda cilt esnekliği azalmaktadır.
Cilt esnekliğinizin ne durumda olduğunu test etmek için; elinizin üzerindeki deriyi yukarıya doğru çekin. Eğer deriniz hemen eski haline geri dönüyorsa, yeterince su içtiğiniz söylenebilir.

Göz Yaşı Eksikliği


Su eksikliği, şaşırtıcı belirtiler vererek de kendini belli ediyor. Örneğin; gözyaşı eksikliği... Eğer çok duygulandığınız halde bile gözünüzden yaş gelmiyorsa, bu yeterince su içmemekten kaynaklanıyor olabilir.



Eklem Ağrıları


Omurga disklerimizin ve kıkırdaklarımızın %80’ini su oluşturmaktadır. Su, atılan her adımda kemiklerin birbirine değmesini engeller. Her gün düzenli olarak su içerek, eklem sağlığınızı ve vücut dengenizi koruyabilirsiniz.

Kas Problemleri


Kaslarımızın büyük çoğunluğu sudan oluşmaktadır. Bu nedenle yeteri kadar su tüketilmediğinde, kas ağrıları ve kas eksikliği problemleri meydana gelebilir.

Uzun Süren Hastalıklar


Su, vücudumuzda bir filtre görevi görürcesine vücudu metabolik atık ve toksinlerden arındırmaktadır. Su içerek, hem kanser gibi ciddi hastalıklardan korunursunuz hem de hasta olduğunuzda daha hızlı iyileşirsiniz.



su eksikliği belirtileri

Kabızlık


Su eksikliği yaşandığında sindirilen besinler bağırsaklarda yavaş hareket eder ve böylece kabızlık sorunu meydana gelir. Su, tüketilen yiyecekleri sulandırarak bağırsaklardaki sıvı dengesini korur. Böylece kronik kabızla mücadele gerçekleşir. Günde en az iki litre su içmenizde fayda vardır.

Koyu Sarı Renkte İdrar


Koyu renkli olan ve az gelen idrar, su içilmediğinin en önemli kanıtları arasında yer alır. Bu durum ile devamlı karşılaşıyorsanız bir an önce daha fazla su içmeye başlamanız gerekir.

Kilo Artışı


Suyun yerine içilen içecekler, her gün en az 200 kalori fazla alınmasına neden olur. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre; yeterince su içmeyen kişiler, kahve ve çayı çok tüketmenin yanında, asitli içecekleri de çok içmektedir. Bu durum fazla kiloların oluşmasına neden olmaktadır. Su eksikliğinden dolayı vücudun sindirim enzimleri ve bağırsakların çalışma hızı azalır. Böylece kilo artışı meydana gelir.

Zihinsel Problemlerde Artış


Tükettiğimiz suyun yaklaşık olarak %75’ini beynimiz kullanmaktadır. Bu nedenle, az su içmek; unutkanlık, baş ağrısı ve konsantrasyon eksikliği gibi sorunlara neden olabilmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019