Ana içeriğe atla

Kalbiniz Kaç Yaşında Biliyor musunuz?

Kalp Yaşı Nasıl Hesaplanır?


Kalp yaşı denildiğinde akla ilk olarak içinde bulunduğunuz yaş gelir. Ancak maalesef birçok insan için kendi yaşıyla kalp yaşı arasında ciddi farklar olabilmektedir. Bunun ana nedenlerine bakıldığında ise kardiyak risk faktörleri ve sağlıksız yaşam şeklidir. Bu durum ise kalbin olması gereken yaşından daha yaşlı olmasına neden olmaktadır.

Peki, kalp yaşımızı nasıl öğrenebiliriz? Ya da kalp yaşımızı nasıl hesaplayabiliriz? Şimdi birlikte bu soruların yanıtlarına bakalım.



Kalp Yaşı Nasıl Hesaplanır?

Kalp yaşı hesaplaması için Amerikan Hastalık Önleme Ve Kontrol Merkezi’nin (CDC) bu işlem için oldukça kullanışlı olan bir kalp yaşı hesaplayıcısı bulunmaktadır. Hesaplayıcı program, ‘hesapla’ butonuna basmadan önce sizden bazı soruları doğru bir şekilde yanıtlamanızı istemektedir. Bu soruları cevaplarken vücut kütle indeksinizi soran bölüme vücut kütle endeksinizi yazmanız gerekmektedir.

Vücut kütle endeksi hesaplamak için kullanılan otomatik hesaplayıcıya bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecektir. Burada gerekli bilgileri yazmadan önce sağ üst köşeden ‘metric’ yazan bölümü seçmeli, sonrasında erkekseniz ‘male’ kadınsanız ‘female’ bölümü işaretlemelisiniz.  Ardından ise yaşınız, boyunuz ve son olarak kilonuzu yazıp ‘calculate’ butonunu tıklayarak vücut kütle indeksinizi öğrenebilirsiniz.


vücut kütle indeksi nedir?


Aldığımız vücut kütle indeksimizi ilk verdiğimiz linkteki ‘body mass index’ yazan bölüme yazmamız gerekmektedir. Daha sonra diğer boşlukları da aşağıdaki görselde ifade gösterildiği gibi doldurduktan sonra son olarak ‘calculate’ butonuna basalım. Ekranın alt kısmında ‘Your Heart/Vasculer Age’ yazan bölümün karşısında kalp yaşınızın kaç olduğu yazacaktır. 


kalp yaşı nedir?


Ekranın en alt bölümdeki mavi, turuncu ve yeşil renklerle gösterilen bir kısım daha göreceksiniz. Bu bölüm ise şuan girdiğiniz tüm verilere dayanarak önümüzdeki 10 yıldaki kalp risk durumunuzu gösteren tahmini rakamlardır.


Nasıl Daha Genç Bir Kalbe Sahip Olabiliriz?

Daha sağlıklı ve genç bir kalbe sahip olmanın yolu aslında bildiğimiz bir yol. Ancak maalesef birçoğumuz bu yoldan saptık ve bir türlü geri dönemiyoruz. Bu yol sağlıklı beslenme, hareketli ve sağlıklı yaşam şekli ve vücut kütle indeksimizle uyumlu bir kiloda olmaktır. Kısaca;

Sağlıklı beslen!
Hareketli Ol ve spor yap!
Kilo ver!

Tabi bu yolları gerçek kılmak için bazı alt yollar vardır. Bunları uygularsak daha sağlıklı bir bedene kavuşabiliriz. Mesela, yaşam şeklimizde yapacağımız değişimler, aşırı kilomuzu vermemize ve de kardiyak risk faktörlerinin elemine olmasına yardımcı olacaktır.

Her gün en az 30 dakika egzersiz ve kalp sağlığımız için Akdeniz diyeti gibi diyetler yapmak, önünüzdeki 10 yılda felç ve kalp kriziriskinizi azaltmanıza büyük katkı sağlayacaktır.

Birde kalbimiz için son derece zararlı olan sigara kullanımı var. Sigara, özellikle kanı pıhtılaştırma özelliğinden dolayı kalp damarlarında trombosit oluşumunu hızlandırır ve damarlarınız tıkanmaya başlar. Bu yüzden eğer sigara kullanıyorsak, en kısa zamanda sigarayı bırakmalıyız. Ayrıca pasif içici olmamaya da özen göstermeliyiz.

Daha genç bir kalp için son maddemiz ise uyku düzenimizdir. Yeterli uyumadığımızda obeziteye yakalanma riskimizi arttırmış oluruz ki bu da kalp sağlığımızı bozan bir etki yapar. Bunun için her gün akşam 11 ile sabah 6 saatleri arasında uykuda olmalı ve her gün en az 7-9 saat arasında uyumalıyız.

Yorumlar

  1. Ay vallahi basardim. Bu sekilde ayrintili anlattiginiz icin de ayrica tesekkur ederim. Kalp yasim 27 cikti cok sevindim. Bu tarz makalelerin cok faydali oldugunu dusunuyorum. Baska versiyonlarinida yaparsaniz cok seviniriz. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Bu tür yazılara elimizden geldiğince daha çok yer vermeye çalışırız tabi.

      Sil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Su Zehirlenmesi Nedir?

Fazla su içmenin zararları hakkında konuşacaksak bu konu eninde sonunda su zehirlenmesi kavramına varacaktır. Özellikle spor ya da egzersiz yaptıktan sonra vücudumuz su kaybeder. Kaybedilen su miktarı bize arka arkaya fazla miktarda su içtirir. Peki, fazla su içmek doğru bir hareket midir?
Su zehirlenmesi kavramı da bu noktada karşımıza çıkar. Çünkü nadir de olsa bazen kısa zamanda çok fazla su içmek tehlikeli olabilir. Bunun nedeni kısa zaman içtiğimiz suyun kanımızdaki sodyum ve tuz seviyelerini dramatik biçimde düşük düzeylere indirilebilmesidir. Buna hiponatremi denir. Bu kavramı birçok yerde de “su zehirlenmesi” olarak duymuşsunuzdur. Hiponatremi çok ciddi bir rahatsızlıktır ve sonuçları ölümcül dahi olabilir.
Tabi şunu unutmamamız gerekir: Su zehirlenmesi yaşanması için litrelerce suyun kısa sürede içilmesi gerekir. Yani aslında su zehirlenmesi kavramı normal sınırlar içerisinde su tüketen biri için pekte olası olmayan bir hastalıktır.

Su Zehirlenmesinin Nedenleri
Su zehirlenmes…

Uykuda Panik Atak Neden Olur?

Panik ataklar korku ve endişenin baskın olduğu yoğun duygu boşalımlarıdır. Bu ataklar sıklıkla zorlu duygular, rahatsız edici düşünceler ve ölüm korkusu olarak kendilerini dışa vururlar. Örneğin, panik atak başladığında bir kişi aniden çok sinirli ve endişeli hareketler yapmaya başlayabilir.
Bununla birlikte panik atak sırasında terleme, göğüs ağrısı, kalpte çarpıntı ve baş dönmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkması da yaşanan korku durumunu daha kötü hale getirir ve panik atağın tam anlamıyla yaşanmasına neden olur.
Panik atak sırasında birçok insan kendini kaybetme hissi olarak tarif ettikleri durumu yaşar. Bunu panik atak geçiren kişiler genellikle sanki ruhun bedeni terk etmesi gibi bir durum ya da kendine yabancılaşma olduğunu ifade ederler. Bu da panik atak sırasında ölüme yakın hislerin yaşandığını kanıtlamaktadır.

Uykuda panik atak geçirmek ise gündüz geçirilen panik atağa benzer. Gece uykuda panik atak belirtileri arasında anide yüks…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019