Ana içeriğe atla

20-20-20 Kuralı Nedir?


20-20-20 kuralı nedir


20-20-20 kuralı üzerine konuşulduğunu belki daha önce duymuşsunuzdur. Özellikle göz sağlığımız için oldukça önemli olan 20-20-20 kuralı nedir? Sorusunu cevaplayarak olası göz hastalıklarından bu basit kural ile korunabiliriz.

Dijital bir çağda yaşadığımız gerçeğini en fazla hisseden organlarımızdan biri gözlerimizdir. Hem iş ortamında sürekli bilgisayar ekranına bakmak, hem de telefon ekranına farkında olmadan uzun süre bakmak gözümüzü ve boynumuzu oldukça yorar. Bu nedenle göz yorgunluğu birçok kişi için sağlık sorunu haline gelmiştir.


Göz Yorgunluğu Nedir?

Göz yorgunluğuna uzun süre bilgisayar ekranına bakmak neden olur ve bilgisayar ekranı sendromu (CSV) olarak da adlandırılmaktadır.

Amerikan Oftalmoloji Akademisi’nin açıklamasına göre dijital cihazlara bakmak görme yetimize zarar vermez ancak gözümüzde gerilim ve hoş olmayan belirtilere neden olabilir.

İnsanlar normalde 1 dakikada 15 kez göz kırparlar. Ancak dijital bir ekrana bakmaya başladığımızda, bu sayısı yarı yarıya ya da 3’te 1 oranında düşer. Gözümüz de normal olarak bu duruma tepki verir. Gözlerimiz kurumaya, rahatsız hissetmeye ve çabuk yorulmaya başlar.


Göz Yorgunluğu Belirtileri Nelerdir?

Göz yorgunluğunun en temel belirtileri gözlerde kaşınma, ağrı, yanmadır. Bunların dışında şu belirtilerde görülebilir:

🔴Gözde kuruma

🔴Gözde sulanma

🔴Bulanık görme

🔴Çift görme

🔴Baş ağrısı

🔴Boyun, omuz ve sırt ağrısı

🔴Işığa karşı hassasiyet başlaması

🔴Konsantre olamama

🔴Gözleri açık tutmakta zorlanma


Bu belirtiler çoğunlukla göz yorgunluğunun işaretidirler. Eğer bu belirtilerden bazılarını sık sık yaşıyorsanız uzman bir göz doktoruna görünmeniz gerekmektedir.

Malezya’da üniversite öğrencileri üzerinde bilgisayar kullanımı ve gözlere etkisiyle ilgili yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, 795 öğrencinin yaklaşık %90’ında 2 saat sürekli bilgisayar kullanımı sonrasında göz yorgunluğu oluştuğu saptanmıştır.

Göz yorgunluğunun etkilerini azaltmak ya da yok etmek için bilgisayar ekranına bakarken sık sık molalar verilmesi gerekir. Ancak bu şekilde göz sağlığı korunabilir. İşte bu noktada ise 20-20-20 kuralı devreye girmektedir.   


göz hastalıkları neden olur?


20-20-20 Kuralı Nedir?

20-20-20 kuralı temel olarak şöyledir: Bilgisayar başında ekrana bakarak 20 dakika geçirdiysek, kendimizden en az 20 fit (30 cm) uzaklıktaki başka bir nesneye 20 saniye bakmaktır. Bu eylemi her 20 dakika da bir tekrar etmemiz gerekir.

Bu kural özellikle sürekli olarak bilgisayar ekranı karşında uzun saatler geçiren hastalara göz hekimleri tarafından da önerilen bir kuraldır. Bu kuralı bilgisayara karşısından saatler geçiren çocukların da uygulaması gerekir. Fakat çocuklar uzun süre ekrana bakmanın etkilerini yetişkinler gibi fark edemeyebilirler. Bu nedenle bu konuda ebeveynler çocuklarına bu kuralı anlatmalı ve çocuklarının bilgisayarda geçirecekleri zamanı kendileri kontrol etmelidirler.  


Peki, Neden 20 Saniye?

Bunun nedeni bilimsel açıdan gözlerin rahatlama süresinin 20 saniye olmasıdır.

Ayrıca gözlerinizi dinlendirirken, bir miktar sıvı da alabiliriz. Eğer vücudumuz yeterince sıvı almışsa, bu gözlerimiz için de daha iyi olacaktır.

Hatta molalarımız sırasında yeşil çay da içebiliriz. Bunun nedeni, yeşil çayda gözyaşı üretimi için oldukça faydalı bir kimyasal olan kateşinin bulunmasıdır.  


Her 20 Dakika da Bir Bunu Nasıl Hatırlayacağım?

İşte ya da evde ekranda bir şeylerle uğraşırken büyük ihtimalle 20-20-20 kuralı tekrarlamayı çoğu kez unutacağız. Bunun için bize yardımcı olabilecek bir uygulama olan Eyecare 20 20 20 gibi ya da kendi bulduğunuz başka bir uygulamadan yardım alabilirsiniz. Böylece her 20 dakikada bir uygulama sizi uyaracaktır.


Göz Yorgunluğundan Başka Nasıl Korunabiliriz?

🔴İlk kural bilgisayar ile aramıza mesafe koymaktır. Bu mesafe ise en az 25 inç olmalıdır. Ya da şöyle dersek daha anlaşılır olacaktır: Bilgisayar ile aranızdaki mesafe en az kol uzunluğunuz kadar olmalıdır.

🔴Bir diğer önemli nokta ise bilgisayar ekranımızı biraz aşağı doğru yatırmalıyız. Böylece parlak ışığa daha az maruz kalmış oluruz.

🔴Ekran parlaklığını azaltmak için ayrıca mat ekran filtresi de kullanılabilir.

🔴Eğer gözlerinizde kuruma varsa, bir eczaneden yapay gözyaşı damlası alabilirsiniz. Bu gözünüzün nemlenmesine yardımcı olacaktır.

🔴Gözlerinizi daha fazla kırpmakta gözyaşınızın tazelenmesine yardımcı olabilir.

🔴İnternette bulabileceğiniz bazı ekran rengini değiştirme programlarıyla ekran rengini karartabilir veya sepya tonlarında gözünüzü daha az yoran bir renk seçebilirsiniz.

🔴Son madde ise ekranımızın temizliğidir. Kirli veya parmak izleriyle dolu bir ekranda gözümüzü en az ışık kadar yorabilir.


20-20-20 kuralı nedir? Ve göz yorgunluğunu önleme üzerine yazdığım bu yazım umarım sizler için faydalı olmuştur. Eğer konuyla ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa, lütfen yorum bölümünde sormaktan çekinmeyiniz.

Yorumlar

  1. Bu bilimsel bir sey mi acaba? Yanlıs anlamayın hani internette cok böyle yazı var da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Evet tabi bilimsel temele dayanan bir kuraldır 20-20-20 kuralı. Göz doktorları da zaman zaman göz yorgunluğu, sulanma vb. şikayetlerle gelen hastalarına bu kuralı önerirler. İnternetle ilgili kaygınızı anlıyorum, içiniz rahat olsun:)

      Sil

Yorum Gönder

1) Yorumunuzun yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
2) Yazım ve dil bilgisi kurallarına mümkün mertebe özen gösterin.
3) Hakaret ve küfür içeren kelimeler kullanmayın.
4) Yorum yaparken link eklemeyin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elisa Testi Nedir, Nasıl Yapılır?

Elisa Testi Nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Elisa testi sadece AIDS testi demek değildir. Bu testler ile bazı enfeksiyona neden olan durumlar ve hormon ve proteinler de saptanmaktadır. Elisa testi, vücudun antijen adı verilen zararlı maddelere tepki olarak ürettiği proteinler olan antikorların mevcut olup olmadığını tespit etmek için yapılmaktadır. Başlıca şu hastalıkları teşhis etmek amacı ile Elisa testine başvurulmaktadır:

➤Hepatit B (sarılık), Hepatit C (karaciğer hastalığı) ve HIV (AIDS’e yol açan virüs)
➤Lyme hastalığı (bir kene türünün ısırması ile insana geçen bir bakterinin neden olduğu hastalık)
➤Rotavirüs (genelde kışın gelişen ve özellikle çocuklarda şiddetli ishale neden olan bir virüs enfeksiyonu)
➤Frengi (cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse, körlük, felç ve delilik gibi sonuçlara neden olan kalıtımsal bir hastalık)
➤Toksoplazmozis (kaslarda ve merkez sinir sisteminde çoğalan bir parazitin neden olduğu, beyin-omurilik iltihabı, deri döküntüleri, ateş, eklem…

Ölmeden Önce Köpekler Bunları Yapıyor

Ölmeden önce köpek davranışları üzerine bir yazı yazmamızın nedeni, siz değerli okurlarımızı üzmek değil. Sadece bu konu üzerine bir fikir edinmek isteyenlere bilgi vermektir. Bildiğimiz gibi ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur ve birgün tüm sevdiklerimizle vedalaşacağız. İşte bundandır ki hayatımızda çok önemli yeri olan sadık dostlarımız olan köpeklerimize, en azından, veda etme şansımız olabilir. Çünkü köpekler ölmeden önce bazı tipik davranışlar sergilemektedirler. Şimdi bu davranışlara kısaca göz atalım.

Hareketlerde AzalmaKöpekler yaşlandıkça hareketleri normal olarak yavaşlar. Ancak köpekler ölümleri yaklaştıkça daha da hareketsizleşirler. Köpekler yaşlandıkça yürüyüşe çıkmaya pek hevesli olmadıkları gibi oyun oynamak da pek istemezler. Köpeklerin ölümü iyice yaklaşınca aynı pozisyonda saatlerce yatarlar. Bunun dışında gece ya da gündüzün tamamına yakınını da uyuyarak geçirirler. Köpek bu haldeyken kalkmak istese bile, ayakları vücudunun ağırlığını taşıyacak enerjiyi bu…

Küçük dil ne işe yarar?

Küçük dil,yumuşak damağın arkasından sarkan parmak şeklindeki minik organdır. Bu organ, ancak kişi ağzını tamamen açtığı sırada görülebilir. Küçük dil, her ne kadar minik olsa da insan vücudunda birtakım işlevlere sahiptir.

Bu yazımızdaküçük dilin insan vücudunda ne işe yaradığından bahsetmeye çalışacağız Küçük dilin bazı işlevleri şunlardır.

Küçük dilin bilinen en önemli işlevlerinden biri konuşma, diğeri ise yutmadır.Yutkunurken ya da konuşurken yukarı hareket ederek hava yolunu kapatacak kapakçık görevini görerek buruna bir şey kaçmasına da engel olur.Sesin titremesine yardımcı olur.Fransızca, İspanyolca ve İbranice gibi dillerde konuşulurken küçük dilin yardımı alınır ve küçük dil ünsüzü kullanılır.Nefes borusuna yiyeceklerin kaçmasına engel olur.Küçük dildoğru çalışmaz ise ses burundan çıkmaktadır ve sessiz harflerin zor telaffuz edilmesine neden olur.Bazı seslerin konuşurken telaffuz edilmesine yardımcı olur. Doğru şekilde konuşabilmek için seslerin doğru şekilde telaffuz edilmesi…

Kalp Krizi mi Geçirdim? Kalp Spazmı mı?

Kalp spazmı son yıllarda şehirleşmenin artmasıyla stres, çalışma hayatı, sağlıksız beslenme, sigara vb. nedenlerle günlük hayatımızda eskiye nazaran daha sık karşılaştığımız kelimelerden biri haline geldi. Peki, kalp spazmı ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kalp spazmıbazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılabilen bir kavramdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak için en iyi yol kalp krizi nedir? Sorusunu yanıtlamaktır. Kalp krizi en kısa tanımıyla, kalbin bir bölümüne kan akışının durması ve bundan dolayı kalbin oksijensiz kalması durumudur. Eğer kan akışı yeniden hızlı bir biçimde kalbe ulaşmazsa, kalbin oksijensiz kalan bu bölümündeki hücreler ölmeye başlar. Kalpkrizi durumunda kalbin aldığı hasarın seviyesi kalbe ne kadar uzun süreyle kan akışının kesildiğine bağlıdır.


Kalp Krizinin En Yaygın Belirtileri Göğüste rahatsızlık, göğüste yanma, sıkışma hissi, ağırlık hissiVücudun üst bölgesinde (çene, omuzlar, boyun bölgesi, kollar ve sırt) rah…

Kalp Krizi Riskini %70’e Kadar Azaltın

Kalp krizi riski denildiğinde birçok insanın ürperdiğini düşünüyorum. Ancak maalesef içtiğimiz su kadar gerçek bir olgu kalp krizi. Özellikle günümüzde kalpkrizi riskinin geçmişe nazaran daha da artmış bir vaziyette olduğunu söyleyebilirim. Bunda beslenme, stres, sigara kullanımı ve hareketsiz kalarak vücudumuzdaki yağ oranını artması ana etkenler.
Peki, sizlere Iowa Eyalet Üniversitesi tarafından yapılmış bilimsel bir çalışmaya dayanarak, haftada sadece 1 saatlik bir çalışmayla kalp krizi geçirme riskini %70’e kadar azaltma şansınız olduğunu söylesem ne cevap verirdiniz. Eğer bu bilgi size de ilginç geldiyse, yazının kalanını okumaya devam edin derim.
Spor yapmak ve kalp hastalıkları arasında ters orantı olduğunu herkes bilir. Özellikle düzenli yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kalbe iyi gelen sportif etkinliklerdir. Ancak her şeyin hızlı aktığı çağımızda birçok insan bu aktiviteleri, fazla zaman aldığından dolayı, gerçekleştiremiyor. Ancak size önereceğim egzersizi ister evde is…
©Tüm Hakları Saklıdır.2016-2019