Akciğer Tansiyonu Nedir?


Akciğer Tansiyonu Tedavisi

Akciğer tansiyonu ya da diğer adıyla pulmoner hipertansiyon kalbimizin sağ tarafı ve akciğerlerimizdeki arterleri etkileyen bir yüksek kan basıncı tipidir.  

Akciğer tansiyonu nedir? Sorusu bu hastalığı ilk kez duymuş kişilerin sorduğu ilk sorudur. Pulmoner hipertansiyonun bir formunda, akciğerimizdeki dar arterler, bunlara pulmoner arterler de denir, daralmış kılcal damarlar tıkanır. Bu durum akciğerlerdeki kan akışının azalmasına neden olur ve akciğer içindeki arterlerde aşırı basınç meydana gelir.

Basınç arttıkça, kalbimizin sağ alt bölümü akciğerlerimize kan pompalamak için daha çok çalışmak zorunda kalır ve sonunda kalp kasımızın zayıflamasına ve bozulmasına neden olur.

Pulmoner hipertansiyonun bazı türleri gittikçe kötüleşen ve ölümcül olabilen türlerdir. Akciğer tansiyonunun bazı formları ise tedavi edilemese de, tedavi süreci hastanın yaşam kalitesini arttırmak ve belirtilerin etkisini azaltması açısından önemlidir.

Akciğer Tansiyonu Belirtileri

Pulmoner hipertansiyon belirtileri ve işaretleri erken evrelerde aylarca hatta yıllarca kişi tarafından fark edilemeyebilir. Ancak hastalık ilerledikçe belirtileri daha kötü hale gelir.

Akciğer tansiyonu belirtileri şöyledir:

■ Nefes darlığı, başlangıçta egzersiz sırasında daha sonraları ise dinlenirken

■ Halsizlik

■ Baş dönmesi ve bayılma

■ Göğüste ağrı veya baskı hissi

■ Ayak bilekleri, bacaklar ve karın bölgesinde şişlik ve ödem

■ Dudaklar ve cildinizde mavimsi renk görülmesi (siyanoz)

■ Nabız yüksekliği veya kalp çarpıntısı

Akciğer Tansiyonu Nedenleri

Kalbimizin üst bölümünde iki odacık ve alt bölümünde ise yine 2 odacık bulunmaktadır. Kan kalbimizden her geçtiğinde, sağ alt odacık pulmoner arter adı verdiğimiz büyük kan damarıyla akciğerlerimize kan pompalar.

Akciğerlerimizdeki kan oksijen alır ve karbondioksit verir. Oksijen bakımından zengin kan daha sonra akciğerlerimizdeki kan damarları vasıtasıyla (pulmoner arterler, kılcal damarlar ve damarlar) kalbimizin sol tarafına akar.

Normalde akciğerlerimizden kalbimize doğru kan akışı kolay ve rahattır. Bu nedenle de akciğerlerimizdeki kan basıncı genellikle çok daha düşüktür. Ancak akciğer tansiyonu ile birlikte pulmoner arterlerdeki hücre değişimleri kan basıncı yani akciğerlerdeki kan basıncının yükselmesine neden olur.

Bu değişiklikler arterlerin duvarlarının sert ve kalın olmasına neden olabilir ve arterlerde ekstra doku oluşabilir. Kan damarları da iltihaplı ve sıkı olabilir.

Pulmoner arterlerde yaşanan tüm bu değişim kan akışını bloke eder ya da ciddi miktarda azalmasına neden olur. Kan akışının zorlaşması ise akciğerdeki kan damarlarımıza kan akışını zorlaştırır ve kan basıncını yükseltir.

Pulmoner hipertansiyon

Akciğer tansiyonu veya pulmoner hipertansiyon sebeplerine bağlı olarak 5 grupta sınıflandırılabilir:

Grup-1: Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon  

■ Sebebi net olarak bilinmemektedir. İdiyopatik pulmoner arter hipertansiyonu da denmektedir.

■ Özel bir gen mutasyonunun ailelerde bu hastalığın gelişmesine neden olduğu düşünülmektedir.

■ Doğuştan gelen kalp hastalıklarının da pulmoner arter hipertansiyonuna yol açtığı sanılmaktadır.

■ Ayrıca kronik akciğer hastalıkları, siroz, bağ dokusu bozuklukları ve HIV enfeksiyonu da pulmoner arteriyel hipertansiyona yol açabilmektedir.

Grup-2: Sol Taraflı Kalp Hastalığının Neden Olduğu Akciğer Tansiyonu

■ Mitral kapak veya aort kapak hastalığı gibi sol taraf kalp kapakçığı hastalığıdır.

■ Sol ventrikülün (sol alt odacığın) çalışmamasıdır.

Grup-3: Akciğer Hastalığının Neden olduğu Pulmoner Hipertansiyon

■ Amfizem gibi kronik obstrüktif akciğer hastalıkları

■ Akciğer fibrozu gibi hastalıklar. Bu hastalıklarda ise akciğerlerdeki hava keseciklerinin tahribatı söz konusudur. Bu da Akciğer tansiyonuna neden olabilir.

■ Uyku apnesi ve diğer uyku bozuklukları

■ Akciğer tansiyonu riski taşıyan kişilerin uzun süre yüksek irtifalara maruz kalmaları

Grup-4: Kronik Kan Pıhtılarının Neden Olduğu Akciğer Tansiyonu

■ Akciğerlerdeki damarlarda kan pıhtılarının oluşmasıdır. Buna pulmoner emboli de denir. Bir diğer adı ise akciğer embolisidir.

Grup-5: Pulmoner Hipertansiyona Neden Olan Diğer Hastalıklar

■ Kan hastalıkları

■ Sarkodoz gibi vücuttaki birçok organı etkileyen hastalıklar

■ Glikojen depo hastalığı gibi metabolik hastalıklar

■ Akciğer arterlerine baskı yapan tümörler

Eisenmenger Sendromu Ve Akciğer Tansiyonu

Bir çeşit doğuştan kalp hastalığı olan Eisenmenger sendromu Akciğer tansiyonuna neden olur. Eisenmenger sendromunun en yaygın nedeni ise, ventricular septal defect adı verilen ve kalbin alt iki odacığı arasındaki büyük bir delikten kaynaklanmaktadır.

Kalpteki bu delik yüzünden kanımız kalbimizde anormal şekilde bir dolaşım hareketi yapar. Oksijeni taşıyan kırmızı kan hücreleri oksijen bakımından zayıf olan kan hücreleriyle karışırlar.

Daha sonra kanımız vücudumuzun geri kalanına gitmek yerine akciğerlerimize geri döner, bu da pulmoner arterlerdeki basıncını arttırır ve akciğer tansiyonuna neden olur.

Risk Faktörleri

Aşağıdakilerden bir veya birkaçı akciğer tansiyonunun oluşma riskini arttırabilir:

■ Eğer genç bir yetişkinseniz, idiyopatik pulmoner arter hipertansiyonu genç erişkinlerde daha sık görülür.

■ Aşırı kiloluysanız,

■ Ailenizin geçmişinde akciğer tansiyonu hikâyesi varsa,

■ Akciğer tansiyonu riskini arttıran yukarıda söz edilen hastalıklardan birine sahipseniz,

■ Yasadışı ilaçlar kullanıyorsanız,

■ İştah kesici ilaçlar kullanıyorsanız,

Akciğer Tansiyonu teşhisi

Akciğer Tansiyonu Nasıl Teşhis Edilir?

Akciğer tansiyonunun teşhisi için birçok tıbbi yöntem vardır. Öncelikle doktorunuz ailede bu hastalığın geçmişte var olup olmadığını araştırır ve ardından fiziksel muayene yapılır. Eğer doktorunuz akciğer tansiyonundan şüphelendiyse bir dizi teste başvurur ve sizden bunları ister.

Ekokardiyogram: Ses dalgaları sayesinden kalbin görüntüsü oluşturabilen bu cihazla kalp atımları izlenir. Ekokardiyogram doktorunuzun kalbinizin sağ odacığının boyutunu ve işleyişini ve sağ ventrikül duvarının kalınlığını kontrol etmesine yardımcı olabilir. Ayrıca bir ekokardiyogram, kalp odalarınızın ve kapaklarınızın ne kadar iyi çalıştığını da gösterebilir.  Son olarak doktorlar, pulmoner arter basıncını ölçmek için de ekokardiyogram kullanırlar.

Akciğer Röntgeni: Bu test, kalbin sağ ventrikülünün veya akciğer tansiyonun da ortaya çıkabilecek pulmoner arterlerin genişlemesini gösterebilir.

EKG (Elektrokardiyogram): EKG, kalbin elektriksel düzenini gösterir ve anormal ritimleri tespit edebilir. Doktorlar ayrıca sağ ventrikül genişlemesi veya gerginliğin belirtilerini de bu testte görebilirler.

Sağ Kalp Kateterizasyonu: Eğer doktorunuz, akciğer tansiyonundan şüphe ediyorsa, bunun seviyesini ve ne kadar ciddi olduğunu anlamak için sağ kalp kateterizasyonu yapacaktır.

Bu işlem korkulacak bir işlem değildir. Bir kardiyolog, kasığınızdan bir katater yardımıyla girerek kalbin sağ odacığına kadar bu katateri yerleştirir.  Bu sayede doktorunuz, ana akciğer arterleri ve sağ ventriküldeki basıncı doğrudan ölçebilir.

Kan Testleri: Akciğer tansiyonu olan kişilerin kan sonuçları normalden daha farklıdır. Doktorlar bu testleri yaparak kandaki anomalileri görmeye çalışırlar.

Akciğer Tansiyonu Tedavisi

Akciğer tansiyonu tedavisi olan bir hastalık değildir. Tedavi sürecinde yapılan müdahaleler hastalığı yavaşlatmak ve hastanın yaşam kalitesini arttırmak içindir.

Pulmoner hipertansiyon için en uygun tedaviyi bulmak genellikle zaman alan bir süreçtir. Tedaviler çoğunlukla karmaşıktır ve kapsamlı takip-bakım gerektirir. Artık etkili olmadığındaysa doktorunuzun tedavinizi değiştirmesi gerekebilir.

Akciğer tansiyonu tedavisi için 2 yol vardır. Biri ilaçlar ile tedavi, diğeriyse cerrahi müdahale ile tedavidir.  Şimdi pulmoner arter basıncı nasıl düşürülür sorusuna verilebilecek akciğer tansiyonu tedavilerine değinelim.

Akciğer Tansiyonu İçin İlaçlar

Kan Damarı Genişleticiler: Bunlara vasidilatörler de denir. Bu ilaçlar daralmış kan damarlarını açmak için kullanılırlar. Bu ilaçların ağız yoluyla alınanları olduğu gibi damara enjekte ile kullanılanları da mevcuttur.

Endotelin Reseptör Antagonistleri: Bu ilaçlar ise, kan damarlarının duvarlarında daralmalara neden olan bir madde olan endotelin etkisini tersine çevirir. Ek olarak, bu ilaçlar hastalığın belirtilerinin daha az hissedilmesine yardımcı olabilir. Bu ilaçların en önemli eksisi, karaciğere zarar verebilmeleridir. Ayrıca hamilelerin de bu ilaçları kullanmaması gerekir.

Sildenafil Ve Tadalafil: Bu iki madde bazen akciğer tansiyonu tedavisi için kullanılmaktadır. Maddeler akciğerlerdeki kan damarlarını açarak daha kolay bir şekilde kanın akmasına yardımcı olmaya çalışırlar. Yan etkileri ise, mide ağrısı, baş ağrısı ve görme problemleridir.

Kalsiyum Kanal Blokerleri:  Bu ilaçlar ise kan damarı duvarlarındaki kasların rahatlamasına yardımcı olurlar. Kalsiyum blokerler etkili olabilseler de, bu ilaçlara yanıt veren akciğer tansiyonu hasta sayısı oldukça düşüktür.

Çözünebilir Guanilat Siklaz (SGC) Uyarıcılar: Bu türev ilaçlar, nitrik oksit ile etkileşime girerek pulmoner arterleri gevşetmeye yardımcı olur ve arterlerin içindeki basıncı düşürürler. Hamilelerin bu ilaçları kullanması sakıncalıdır. Bazen baş dönmesi veya mide bulantısına neden olabilirler.

Akciğer Tansiyonu Ameliyatları

Atriyal Septostomi: Eğer doktorlar ilaçlar yoluyla hastalık üzerinde etkili olamadıklarını düşünüyorlarsa, bir açık kalp ameliyatı olan bu yönteme de başvurabilirler. Bu ameliyatta doktorlar, kalbin sağ tarafındaki baskıyı hafifletmek için kalbin sol üst ve sağ odacıkları arasında bir boşluk oluşturmaya çalışırlar. Oldukça ciddi bir kalp ameliyatıdır.

Organ Nakli: Bazı durumlarda, özellikle idiyopatik akciğer tansiyonu olan gençler için, akciğer veya kalp-akciğer nakli bir seçenek olarak masada olabilir. Ancak organ nakli ameliyatlarının birçok riski vardır. Bunlar arasından organın vücutta tarafından reddedilmesi veya ciddi enfeksiyonlar bu risklerden bazılarıdır.  

Yorum Gönder

0 Yorumlar